“BELA ALLAHIN CC KAMÇILARINDAN BİR KAMÇIDIR. ALLAH CC KULLARINI BELA KAMÇILARIYLA KENDİSİNİ HATIRLAYIP ZİKRETMEYE SEVKEDER” hz.muhammed SAV
Düşmek üzere olan uçakta ateist-Allah tanımaz-olmaz sözünü depreme uyarlarsak depremde de aynı ruh hali geçerlidir diye düşünüyorum. Bütün çaresizlikler, kulun aciz kaldığı enstantanelerde sığınak olarak yaratanı bilir fıtratının gereği. Velev ki kabadıyılık olsun diye ağzıyla inkar etsede kalp-kalbi Allah der.
Ateizmin felsefesini yani ideolojisini yazanlardan o cenahın en popüleri aynı zamanda ALLAHSIZLAR mahallesinin en akıllısı ünlü ateist Antony Flew´in "YANILMIŞIM TANRI VARMIŞ"isimli kitabı gündeme düşmüş ve bizdeki müritleri eşşekten düşmüş karpuza dönmüşlerdi. Flew, 207 sayfalık kitabında ateist fikrinden vazgeçtiğini yani tuş olduğunu, artık Allah´ın varlığına inandığını hiç çekincesiz anlatıyordu. Tabi o düşünceye ulaşmasının hikayesini olduğu gibi veriyor. Meraklısına ve kitap okumak isteyenlere PROFİL yayıncılıktan çıktığını da yazim. Gavur batı mahallesinin bu gerçekçilik kabadayılığı beni mahvediyor işte. İnandımı harbi, inanmıyorsa da çıkıyor harbiden inkar ediyor. Bizdeki münafıklardan ne kadar onurlu yapıları var. Adam, Allah´a da inanmıyor, ahlaka da hiçbir kutsalı yok ömür boyu karnından konuşuyor bizdekiler. Allah yok dese hiçbir dostunun kalmayacağını, maddi menfaatlerini kaybedeceğini bildikleri için yaşam boyu münafık kalıyorlar ve huzursuz, mutsuz ve imansız kilometre dolduruyorlar. Yani cehennemi stresleriyle daha dünyadayken yaşıyorlar bizim Allahsızlar.
Evet; Antony Felew, hayatının büyük bölümünde ateizmin felsefi savunucularından hatta dünyada bir numarasıydı hamdolsun sonunda imana mülaki oldu. "Yanılmışım Tanrı Varmış"ı hemen temin edip bütün okuyucularımın alacağı fikri ve dersi alması lazım diye düşünüyorum. Bu bir depremdir. Beyini sallayan, kalbi değiştiren bütün yanllşları ünlü bilim adamın belleğinden söküp atan yerine hakkı, hakikatı ikame eden içsel deprem. En kısa zamanda nasip olursa o kitabı alıp okuyacağımı ve sevgili okuyucularımla önemli fikirlerini paylaşacağımı umuyorum,eğer kitapçılara gelmişse. Gelelim bizi yoklayıp geçen yersel depreme.
Kayserimizi ve insanını selamlayarak geçen son depremlerin hepsinin canlı şahidi oldum. Ve inşallah ibret ve iman arttıracak dersler aldım ve Kayserinin mümin halkı olarak hep beraber ders aldık. Depremi ve oluşunu çaresizlik ve tevekkül içerisinde ev halkıyla yaşadık. YAPACAK BİRŞEY YOKTU. Çok zengin olmanın, ünlü bir şey sayılmanın,paranın ve varsıllığın sökmediği bir durum. Yani sözü Yüce Allah’ın kudret eline aldığı an. Artık kula teslimiyet ve kul olduğunu hatırlama saati gelip çattığı andı o SALLANMA ANI! Bir de toprağın bir metre aşağısına indirildiğimizde aynı pozisyondayız.
Efendim zenginler şu camiden, köylüler Hunat Camiinden kalkıyor şeklinde dedikodu eksik olmuyor. Ben de şu savımı her seferine yineliyorum. Delikanlıysa kara toprağı öpmesin, kara toprağa yatmasın. Hangi camiden cenazesinin kalktığı mı önemli, aynı yerde –zengin, fakir- buluştukları mı önemli? Önemli olan nefsani ukalalık ve geçersiz kibir değil halk deyimiyle neticedir. Sonuçta kara torağın bağrına yatıyorsun ve en sevdiğin dostlların, anan baban kardeşin seni bırakıp geliyor. Ömür boyu yapıp ederek kazandığın şeyler de başkasının oluyor, onlara kalıyor.
DEPREMDE ÖLEN ŞEHİT OLUR MU,YAHUT GERÇEK ŞEHİT KİMDİR?
Gerçek şehidin kime denileceğini şu hadisi şerif bildirmiştir. Ebu Musa EL Eşari bildirmiştir."Bedevi Araplardan biri Peygamber Efendimize gelerek ´Ey Allah´ın Rasulü: Adamın biri nam olsun diye,övülsün,ganimet toplasın veya gösteriş olsun diye savaşırsa hangisi Allah yolundadır? Allah Rasulü şöyle buyurdu:"Kim Allah´ın kelimesi-ilmi- yüce olsun, geçerlilik kazansın diye savaşırsa o Allah´ın yolundadır."
İmam Nevevi Hazretleri gerçek şehidi üçe ayırmış ve 1. sıraya hadisi şerifteki savaşçıyı koydu. Nevevi hazretleri AHİRETTE ŞEHİT SAYILIP DÜNYADA ŞEHİT OLUŞU BELLİ OLMAYAN bir zümreden bahsediyor. Bunlar şunlardır."Allah yolunda öldürülenler dışında kalan şu 7 zümre de şehiddir. Taundan, karın hastalığından, boğulmaktan, yangından, zatulcenb(yanlarından biri yara alıp ölüme sebep olacak hastalık)tan, yıkıntı altında ölen ve çocuğu karnında iken ölen kadın AHMED BİN HANBEL"MÜSNED" Cenabı hak imanın gerektirdiği ibadet ve kulluk vazifesini ifa idip huzurla yaşamayı korkusuzca can vermeyi cümlemize kolay kılsın, bir daha da deprem korkusuyla imtihan etmesin. HAYIRLI CUMALAR SEVGİLİ KARDEŞLERİM . GEÇMİŞ OLSUN.
BAŞI TAŞLA EZİLEN KİMDİR?
Peygamberimzi SAV sabah namazını kıldırınca gece gördüğü rüyayı sahabeleriyle paylaşır. --Rüyamda iki kişi geldi ve beni alıp götürdüler. Bana cenneti ve cehennemi gösterdiler. Cehennemdekilerden birinin taşla ezildiğini görmüştüm. Beni orya götürenelere --"Bu kimdir" diye sordum.Onlar da şöyle dediler: --Bu Kur´an okumayı öğrendiği halde, onu bırakıp okumayan ve farz namazları kılmayıp uykuya yatandır."