Baba Tufanbeyli, anne Sarızlı, evlat 24 yaşında, Beyza adında küçük bir kız çocuğu var. Tahsil Erciyes Üniversitesi İktisadi idari Bilimler Fakültesi mezunu. Kısa dönem askerlik. Terhise birbuçuk ay var. Oturdukları yer Yenişehir bitişiğindeki Turgutreis Mahallesinde Sim Siteleri yanındaki bir gecekondu. Tam bir Anadolu evladı. Muhafazakar, kendi halinde bir ailenin çocuğu. Adı İsmail Uygun. Ve dün O’nun şehit cenazesini kılmak için Hunat Camiindeydik.
Bülücü eşkıya vatan evlatlarımızı teker teker almaya devam ediyor. Söylenecek söz yok, yazılacak hiçbir şey yok. Her şey yazıldı çizildi, söylendi, mitingler yapıldı, yürüyüşler düzenlendi. Sonuç yine aynı. Vatan evlatları gençliklerinin baharında gidiyor. Geride minik bir evlat, doğacak bir bebek, perişan olmuş bir eş, yüreği dağlanan bir anne, gözyaşını içine akıtan yıkılmış bir baba bırakıyor. Ne yazabiliriz ki? Nasıl ifade edebiliriz ki? Ateş düştüğü yeri yakıyor. Yıkılan onlar, yanan onlar, canlarını veren onlar. Biz ise cami önlerinde şehitler ölmez vatan bölünmez, kahrolsun PKK sloganı atmaktan başka bir şey üretemiyoruz. Kaç oldu şehit sayımız? Kaç yıldır vatan evlatlarının bayraklarını taşıyoruz? Dile kolay tam 24 yıldır. Kaç aile çöktü, kaç yuva dağıldı, kaç çocuk babasız bir hayata devam ediyor? Kaç eş şehit kocasının resmiyle avunmak durumunda? Kaç anne babanın yüreğinin tam ortasında yangın sürüp gidiyor? Ne zaman bitecek bu azap? Ben onbeş yaşındayken başlamıştı bu terör. 40 yaşını geçtim halen aynı acı, aynı terör, aynı eşkıya…..
Ah… İsmail ah… Evlerimiz yakındı, arkadışımın yeğeniydin, sen gittin Rabbine kavuştun, Peygamberimizle komşu oldun, ya geride bıraktıkların?....Yazamıyorum, söyleyemiyorum, sözler boğazımda düğümleniyor, acıyı paylaşıyorum ancak ne kadar? Bir anne kadar acıyabilir mi benim yüreğim. Bir baba’nın parçalandığı gibi parçalanabilir miyim? Geride bıraktığın eşin gibi dünyam yıkılabilir mi? Ateş düştüğü yeri yakıyor. Acıyoruz, üzülüyoruz, gözyaşı da döküyoruz ancak hiçbirisi ocağa düşen gibi olamaz. Tarifi imkansız….Ama aynı zamanda bir de mükafat bıraktın. Ailene, annene babana şehit anası, şehit eşi, yavruna şehit çocuğu ünvanını bıraktın. Allah gani gani rahmet etsin sana ve tüm şehitlerimize. Ola ki bu son kan olur, ola ki bu son can olur, ola ki yangının çıktığı son ocak olur? Dualarımız seninle, gönüllerimiz geride bıraktıklarınla… Acılarını paylaşıyor ve sabır diliyoruz. Ve YETER diyoruz. Yeter artık…. Bölücü eşkıya bizim vatanımızda bizim evlatlarımızı öldürüyor. Biz koskoca bir devletiz. Ve bir şey yapamıyoruz. Batsın bu dünya…Üçbuçuk soysuzun hakkından gelemiyoruz….Ne diyeyim. Amerikaymış, Avrupaymış, demokrasiymiş.. kalsın arkadaş… Bir annenin yüreğindeki yangını değer mi bunlar…….