ALKIŞ
*Trabzonspor ile büyük maça hazırlanan Kayserispor’a,
DUYDUNUZ MU?
*Tuncay Güney’in Mit ajanlığı haberinin ortalığı iyice karıştırdığını,
*Ergenekon davasına Mit damgasının vurulduğunu,
*Başbakan Erdoğan’ın belediye başkanlık seçimleri için temayül yoklamalarının yapılacağını söylediğini,
*MHP’de Kocasinan ve Melikgazi adaylarının belirlendiğini, Kocasinan’a Hüseyin Orhan, Melikgazi’ye de Sami Eker isminin kararlaştırıldığını,
*MHP’de Büyükşehir için aday arayışının sürdüğünü, Seyfi Şahin’in adaylıktan çekildiğini,
*TBMM’de dağdaki PKK’lı eşe davetiye krizinin Toptan’ın özrü ile sona erdiğini,
*Kurban Bayramı öncesinde tüm yardım kuruluşlarının harekete geçtiğini,
*CHP içinde çarşaf tartışmalarının devam ettiğini ve Baykal’ın tahtının sallandığını,
*Alevi dedelerine maaş bağlanması kararının tabanda tepki topladığını,
*Başbakan’ın kömür yardımları devam edecek açıklamasını yaptığını,
*DSP’nin CHP’ye restini çektiğini ve seçim işbirliği yapmayacağını açıkladığını,
*Erciyesspor’da İlhan Özbay’ın kadro dışı bırakıldığını,
*Trabzon maçı öncesi Kayserispor7da kadro sıkıntısının yaşandığını,
----HALKIN RUH SAĞLIĞI BOZULUYOR
Krizler, ekonomik sıkıntılar, ahlaki çöküntüler derken halkın ruh sağlığı iyiden iyiye bozuluyor. İntihara kalkışanlar, cinnet geçirenler, umutsuzluğa düşenler, borç içinde yüzenler, en ufak bir sebepten kavgalar yaralamalar, çöküntüler, sahtecilikler aldı başını gidiyor. Cezaevlerinde yer kalmamış. Toplumun bu sorununu ortadan kaldırabilecek bir tek çalışma yok. İnsanlar buhran ve bunalım içinde. Ailelerde, ortaklıklarda, işyerlerinde, alışverişlerde, her yerde bir bunalım havası kokuyor. Allah sonumuzu hayra getirsin ama pek tadı tuzu yok. Her geçen gün huzur ve mutluluk ortadan kalkıyor. Ne olacak bu memleketin hali? Gücü gücü yetene. Fakir daha fakir oluyor zengin daha zengin. Ha bu arada batan zenginler de oluyor elbette. Zenginler de batmasın, zenginler olmasa fakirler nasıl idare edecekler.
-----KAYSERİ’NİN MANEVİ IŞIKLARI KİTABI İNTİHAL Mİ?
Önceki gün elime iki kitap geçti. Birincisi 1972 yılında basılmış ve yazarı merhum H. Mehmet Zeki Koçer’in yazdığı kitap. Kitabın adı Kayseri Uleması. Kayseri’de gelmiş geçmiş Allah dostları ve ulemaların hayatları ve biyografileri ile birlikte yazılmış bir kitap. Diğer ikici kitap ise Kayseri’nin Manevi Işıkları adında Bekir Akbulut’un yazdığı bir kitap. Bu kitabın basım tarihi 2006 yani bundan iki yıl önce. Her iki kitaba baktığımda birbirinden hiçbir farkının olmadığını görünce hayretler içinde kaldım. Tıpatıp aynı. Sadece Manevi Işıklar kitabına sonradan biri iki ilave isim daha yerleştirilmiş o kadar. Sıralama aynı, cümleler, noktalar virgüller hep aynı. Tam bir intihal. Mehmet Zahit Koçer’in 1972 yılında yazıp bastığı kitabın aynısının tıpkısını Bekir Akbulut 2006 yılında yazmış ve kendi adıyla yayınlamış. Şimdi sormak lazım, bizim ülkemizde şehrimizde Kültür ve sanat eserlerini koruma müdürlüğü yok mudur, Kültür Müdürlüğünde bu işe bakan birileri yok mudur, nasıl olur da aynı kitap başka birisinin adıyla basılır ve yayınlanır? Hani kitabın sonunda başında bir yerlerde Mehmet Zeki Koçer’in Kayseri uleması kitabından faydalanılmıştır, alıntılar vardır diye bir not olsa yine gam yemem. Hiçbir ibare yok. Sadece Kayseri Lisesi Müdürünün önsözü var. Bu nasıl bir iş, nasıl bir etik, nasıl bir ahlak. Bu ne vicdana sığar ne imana.
MIŞ
*Sanayiciler krizin arkasına saklanıyormuş.
DAMLA
Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir.