"ABD Ulusal İstihbarat Konseyi, 2025 yılında stratejik çevrenin neye benzeyeceğine dair dikkate değer bir çalışma yayınladı; rapora göre Birleşik Devletler, hatırı sayılır derecede güç kaybına uğrayacak ama tehditler giderek daha da artacak. Global Trends 2025: A Transformed World adlı ( dni.gov/nic/NIC_home.html adresinden ulaşabilirsiniz) çalışmadaki değerlendirme, 20 Kasım´da yayınlandı ve seçilmiş başkan Obama´nın ekibi ve kamuoyunun dikkatine sunuldu. Rapor,"Birleşik Devletlerin en güçlü aktör olarak mevcudiyetini sürdürmesi muhtemelse de nispi gücü – askeri alanda bile – azalacak ve Amerika´nın manivela kudreti zorlanacaktır" diyor.
Rapor, 2025´in dünyasını şekillendirecek siyasi, iktisâdi, askeri ve de çevresel seyirleri inceliyor. Bunların pek çoğu, The Nation okurlarının âşina olduğu bilgiler: Çin ve Hindistan´ın büyük güç olarak dünya sahnesine yükselişi; Rusya´nın Avrupa´da önemi gittikçe artan bir güç simsarı olması; şirketlerin, suç şebekelerinin vb devlet dışı kurumların rollerinin gittikçe artması; iklim değişikliğinin etkileri. Ancak iki tanesi var ki hepsinden daha ayrıcalıklı: Amerika´nın küresel üstünlüğünün yok olması ve artan uluslararası enerji rekabeti.
…İthal petrole sürüp giden bağımlılığımız – Bush / Cheney takımı bu bağımlılığı çok çeşitli yollarla faal bir şekilde beslemiştir – UİK´nin, azalan enerji arzı üzerindeki yoğun jeopolitik mücadele dediği sürece de katkıda bulunuyor.
Amerika Birleşik Devletleri, Bush ve Cheney´in kibri yüzünden 2025 yılına kadar zayıflamakla kalmayıp çok daha fazla sayıda tehlikelerle ve cesârete gelmiş meydan okuyucularla dolu ve güvenilir müttefiklerin nadiren bulunacağı bir dünya´yla yüz yüze gelecek.” diyor Michael T.Klare
Küresel gücün içinde bulunduğu ilk çeyrek asrın stratejisi ile ilgili kendi değerlendirmesi bu.
Küresel stratejiler ve değişken küresel güç taktiklerinin dikkate alınarak kendi ülkemizin de içinde bulunduğu ilk çeyrek asır değerlendirildiğinde, reel kendi jeopolitiğine uyumlu bir yerel ve genel seçim politikasının önemi bu politikaların seçilecek aktörleri ve bu politikanın coğrafi-siyasi-kültürel dili-üslubu çok önem kazanmaktadır.
Bu çerçeveden ve bir yerel seçim öncesinde evvel emirde, hazır politik enstrümanlar(siyasi parti ve hareketler) değerlendirildiğinde önümüzdeki 10 yıl içinde AK Partinin alternatifsiz olduğu görülecektir.
2018 yılına kadar, 2025 yılı yani 2000’nin ilk çeyreğine taşıyabilecek, Ak parti sonrası bir tek parti iktidar dönemi mutlaka alternatif olarak oluşturmalıdır.
Tek parti iktidarlarının ne kadar ülke açısından önemli olduğu artık anlaşılmıştır.
Bu yerel ve ardından gelecek genel seçimlerden itibaren kullanabilecekleri Ak Parti dışındaki siyasi örgütlenmelerin önünde çok önemli bir 10 yıl durmaktadır.
Önlerindeki bu 10 yıl, rahatça bir partinin tek başına iktidar olması için yetecek bir süredir.
Ak Parti bu yerel seçimlerden güçlenerek çıkacağı özellikle Güney doğu Anadolu da alternatifsiz çıkacağı görülmektedir.
İç politik aktörler kendilerini 2025 yılın küresel dengeleri içinde yenilemek zorundadır.
Küresel stratejisi olmayan ve küresel politikalar üretemeyen partiler erimek zorundadır.
Önümüzdeki 10 yıl içinde, küresel strateji ve politikalar üretebilecek kabiliyette bir tek parti vardır.
Örneğin CHP, İslam coğrafyasının ortasında bulunan bir ülke için nasıl bir küresel politik üslup üretebilir…!
Yada MHP bu haliyle nasıl bir küresel politik diyalog dili kurabilir…!?
Bütün ulusal siyasi organizasyonlar partiler kendilerini yeniden yapılandırmak zorundadır.
CHP’nin çarşaf çabası ve benzeri çabaları bunu anlamış olduğunu göstermektedir.
Ve fakat yanlış yerden başlamıştır.
Vesselam.
|