ALKIŞ
*İftiracı Canan arıtmana tepki gösteren herkese,
DUYDUNUZ MU?
*Ankara’da Melih Gökçek’in iyice kritikleşmeye başladığını, aday gösterilmeyebileceğini,
*CHP’nin Kayseri’de henüz hiçbir adayı belirlemediğini,
*MHP’nin Büyükşehir adayını halen bulamadığını,
*Gül’e yapılan iftiranın tüm ülkede sert tepkiye neden olduğunu,
*MİM-SİN’de resmen bir devrimin gerçekleştiğini,
*Erciyesspor’da yeni yönetimin Melikgazi ağırlıklı bir yapıya sahip olduğunu,
*Ermenilere destek veren imzacıların kendi kendilerini ele verdiklerini ve ecdadımızın kemiklerini sızlattıklarını,
*13 ilin emniyet müdürlerinin değiştiğini ancak Kayseri’nin bu iller arasında yeralmadığını,
*Zekeriya Beyaz’ın CHP’den belediye başkan adayı olmak için kıvrandığını,
*TOKİ’nin onbinlerce kişiyi ev sahibi yaptığını,
*Bu yerel seçimler öncesinde hiçbir başörtülünün aday adayı olmadığını,
*Kayseri siyasetine damgasını vuracak olan Kayserisiyaset.com adlı bir sitenin kurulduğunu,
KAYSERİ’DE GÜLSAN YENİR
Kayserimizin mobilya’dan yatağa, halıdan yoğurda, sucuktan pastırmaya, reçelden helvaya kadar Türkiye genelinde marka olmuş birçok ürünü var. Bu markalardan biri de Gülsan ve Meysu. Ben şahsen markete girdiğimde reçel alacaksam hemen Gülsan arıyorum. Hem kalitesinden hem de şehrimizin önemli bir mamulü olduğu için. Ancak son zamanlarda bazı büyük marketlerde Gülsan bulmakta zorluk çekiyorum. Beğendik-Almer-Migros-Portakal gibi alışveriş merkezlerinde gıda bölümlerinde bakıyorum Gülsan yok. Son derece manidar ve enteresan bir durum. Kalite ise kalite, fiyatsa fiyat. Adam Türkiye’nin öteki ucundan sipariş veriyor ve Gülsan gidiyor ama aynı şehirde efendim Tukaş, yok efendim Tat, Penguen var Gülsan yok. Ben bir tüketiciyim ve şehrimin mamulünden almak istiyorum. Marketler benim bu hakkımı ortadan kaldırıyor. Bir tüketici olarak soruyorum neden Gülsan ürünlerini marketlerinizde bulundurmuyorsunuz?
MİM-SİN’DE YENİ DÖNEM
Bu kooperatif Kayseri’de belki de ilk kurulan kooperatiflerin başında geliyor. Kurulalı tam 14 yıl oldu. Ondan sonra kurulan Beyazşehir ve İldem bitti, İldem’in ikinci kooperatifi başladı, Beyazşehir bitti. Ama Mim-Sin bir türlü bitmedi, bitecek gibi de görünmüyor. Sebebi ta baştan itibaren kötü yönetim. Öztemur’dan başlayan sorunların katlanarak artması. Arsaların kakalanması, binaların kibrit kutusu gibi yan yana dizilmesi, sosyal alana ait hiçbir arsanın bırakılmayışı, çekilen trilyonluk krediler, yönetimlerin sürekli kavga içinde olması, kongrelerin devamlı tartışmalı hatta kavgalı geçmesi, mahkemelerin birbirini kovalaması, dövülen adamlar, tehditler, başkanlık savaşları vs vs. Tüm bu olumsuzlukların faturası üyelere çıktı. Kendilerinden sonra kurulan kooperatiflerin üyeleri aidat ödemeyi bitirmişken son dakikada Mim-Sin üyelerine şerefiye parası adı altında milyarlarca borç çıkartılması bardağı taşırdı. Nihayet olağanüstü kongre kararı aldılar ve yeni yönetim resmen kooperatifin başına geçti. İnşallah bundan böyle iyi bir yönetimle sorunlar en kısa sürede aşılır ve kooperatif biran önce bitirilmeye çalışılır. Hökelek ve yönetiminin işi gerçekten zor. Birikmiş sorunlar, içinden çıkılmaz bir hale gelen davalar, karşı davalar, tüm bunlar nihayet çözüm aşamasına gelebilir.
ÖZÜRCÜLER BİR PLANIN PARÇASI
Ermenilerden özür dileme gayretine giren sözde bir takım aydınlar bilerek ya da bilmeyerek bir planın parçalarını oluşturuyorlar. Türkiye Cumhuriyetini zaafa düşürmek, dünya üzerinde zayıflatmak, bir ırka katliam yaptı pozisyonu ile lekelemek geleceğimize ipotek koyma planı. AİHM ile bu plana start verildi, özürcüler bu işi devam ettirerek planın harfiyen uygulanması için gayret gösteriyorlar. Oysa bizim bu dışardan gelen tehlikelere karşılık topyekün ve birlik olmak zorundayız. Atalarımızın kemiklerini sızlatan uygulamalar sadece sahibini küçültür. Ermenilerin bu memlekete yaptıkları ihanetleri bir kenara koyup şimdi onların tarafına geçmek Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan kime yakışır?
MIŞ
Erdoğan İstanbul’a Kadir Topbaş’ı açıklamış.
DAMLA
Hiç yanlışlık yapmayan biri, hiçbir iş yapmamış demektir.