Siyonist İsrail tarafından 1948’de Birleşmiş Milletler denetiminde İşgal edilen Filistin topraklarından, sadece küçük bir bölümü Gazze. İşgal edilen Filistin toprakları bugün ‘İsrail’ olarak adlandırılıyor.
Batısında Akdeniz’den aşağı ucunda Mısır’a kadar, denize paralel altı kilometre genişliğinde, 40 kilometre aşağıya doğru uzunlukta bir toprak parçası halinde, abluka altında bir kent Gazze.
Gazze’ye giriş ve çıkışlar siyonist rejim denetiminde ve etrafı ablukayla çevrilmiş durumda. Ne var ki bu küçük toprak parçası üzerinde bile Filistinliler siyonist işgalcilerin günlük baskı, zulüm ve işkencelerine maruz kalıyorlar.
Ürdün sınırında, Şeria Irmağının batısında bulunan Batı Şeria bölgesi Gazze halkı ile irtibatlı değil ve çok uzak bir bölgede. Zaten onlarca mülteci kampında yaşam mücadelesi veren Batı Şeria bölgesinde yaşayan halkın, Gazze ile irtibatı ve yardımlaşması, dayanışması mümkün kılınmıyor, siyonist işgalciler tarafından.
60 yıldır Filistin halkı, İşgalci siyonistlere karşı canını dişine takarak vatanlarının ve İslam’ın mübarek topraklarının savunmasını yapıyorlar. Özellikle yirmibeş yıldır, bu toprakları İsrail’e karşı savunan Hamas (Hareket-i Mukavemeti İslamiye) İslami Direniş Hareketi, Filistinlilerin Kuvvayi Milliye hareketini temsil ediyor.
Özellikle son iki yıldır, Filistin’de seçimle işbaşına gelen hükümeti kuran Hamas, İsrail’in yıldırma ve sindirme politiklarına boyun eğmediği için şiddetli bir ambargo ile karşı karşıya. Aç ve biilaç durumdaki Gazze halkı, iki yılı aşkın süredir, hastalık ve yokluklarla mücadele ediyor.
İşgalci terörist rejim İsrail, Filistin halkına karşı uyguladığı, yıldırma, sindirme ve yok etme politikasını, tüm dünyanın gözleri önünde, hayasızca gerçekleştirmeye çalışıyor. Özellikle Gazze’nin Mısır sınırındaki Refah Mülteci Kampında ise durumlar içler acısı. Gazze, halkı müslüman bir ülke olan Mısır’la sınır olmasına rağmen, işbirlikci ve Amerikan kuklası Mısır yönetiminin İsrail’le anlaşmış olması, yardımların Gazze’ye ulaşmasına engel oluyor.
En zor koşullarda varlık mücadelesi veren 1,5 milyon nüfusa sahip Gazze, her türlü engelleme ve yıldırma harekatına karşı tüm varlığı ile Hamas’a destek olmaya devam ediyor.
Hamas ile Müslüman Filistin halkının arasını açmak isteyen, ABD ve onun dahili işbirlikçilerinin oyun ve desiselerine alet olmayarak, canıyla kanıyla Hamas’a destek olmaya devam ediyor.
Vatanları işgal edilen insanlar eğer vatanlarını müdafaa yapmazsa vatan haini olurlar. Bunu bildiği için Müslüman Filistin Halkı 60 yıldır, her türlü olumsuzluğa ve sahipsizliğe rağmen vatanlarını, İslam topraklarını müdafaa ediyorlar ve İslami sorumluluklarını yerine getiriyorlar.
Çoğu olumsuz şartlarda, çadırlarda ve mülteci kamplarında yaşam mücadelesi veren Filistinliler, vatanlarını işgalci siyonist rejimin tasallutundan kurtarıncaya kadar sabırla mücadelelerine devam ediyorlar.
Bölge’de İsrail ve ABD’nin çıkarlarını bozan Hamas Hükümetine güven ve desteğe engel olamayan siyonist işgalciler, maalesef Kayseri’mizin toprak parçası olarak neredeyse dörtte biri, nüfüs olarak da %50 fazlası olan Gazze kentini ağır füze harekatı ile bombardıman etmekteler.
Şu ana kadar 250’yi aşkın müslümanın şehid olduğu, bunun en az iki katının da yaralı olduğu Gazze kenti tüm dünyanın ve 1,5 milyar müslümanın gözü önünde tam bir soykırıma ve katliama tabi tutuluyor.
Bu katliama, gerek münferiden ve gerekse bölgesel olarak mutlaka bir şeyler yapılması lazım. Hangi mevkii ve konumda olursak olalım, bu katliama seyirci kalmak ve duyarsız olmak Allah katında bizleri sorumlu kılar.
‘Size ne oluyor da Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz bizi, halkı zalim olan şu kentten çıkar; katından bize bir dost gönder, katından bize bir yardımcı gönder!" diye yakaran mazlum ve çaresiz erkekler, kadınlar, yavrular için savaşmıyorsunuz!
’ (Nisa Suresi 75. Ayet)