İnsanlığın sövgü ve küfür lugatını açıp, şu Yahudi Siyonist katillere sarf edilebilecek bir kelimenin olduğunu sanmıyorum.
Hiçbir kötülük, hiçbir katliam, hiçbir zulümle yaptıkları kıyaslanamayacak boyuttadır.
Hitler bunların yanında melaike kalır.
‘Sefih Maymunlar’ desem kitabı kerimin diliyle, maymunlar incinir.
‘Bel hum adal’ acaba bir kat aşağısı var mı?
Kendi iç siyasetlerini, başka insanların katliamı üzerinden yürütmek kadar aşağılık sefil bir durum olabilir mi..?
Vay Allahsız Kitapsız 100 ton bomba ne demek...!
Şeytan bile bunlardan daha masum kalır.
Bunlar olsa olsa iblisin döllediği bir mahlûktur.
Gök bunlardan hicap duymaktadır.
Yer hicap duymaktadır.
Gazze’nin sokakları hicap duymaktadır.
İnsanlıktan kendisinde bir nutfe kalmış olanlar bunlardan hicap duymaktadır.
Şerefsizliğin dünyayı bir kara bulut gibi kuşattığı dönemde, elbette mağdur olacak olanlar Mü’minlerdir-Müslümanlardır.
Ümmet-i Muhammed’in bu mağduriyeti elbette birçok hikmetlere mebnidir.
Bunlar umut kesilmemesi için kendimizden bir ilahi işarettir.
Şükür ki katleden biz değiliz.
Elbette her kışın bir ilkbaharı vardır.
Bu Ümmet de sürgününü geri çağıran elhamdülillah bir damar vardır
.
O’ndan umut kesmeyiz.
O’ndan geldik ve O’na döneceğiz ve dönmekteyiz.
Dönüş yolunda saf tutmayanlar duracakları bir saf bulamayacaklardır.
Arasat’ta olmak bugün belki dünyevi açıdan karlı bir iştir.
Ve fakat arasattakilerin iki dünyada bir yurdu yoktur.
Biz ölmekte olan insanlığa kanımızı veriyoruz.
Kanını ve canını verenleri bizim kutsamamıza gerek yoktur çünkü onları Kahhar olan Allah kutsamıştır.
Bizi berat sahibi kılacak tek şey saf tutmaktır.
Bu saf bir mezhebin-bir meşrebin- bir partinin-bir kavmin safı değildir.
Bu saf yevmul mahşerde, ‘KALKIN..!’ denilince toplanılacak saftır.
Bu saf Ümmet-i Muhammed’in safıdır.
İnandım dedikten sonra gönülleri Ümmeti Muhammed genişliğince olmayanların vay haline…
Şimdi diriliş vaktidir.
Diriliş erlerine selam.
Aziz şehitleri gıpta ile selamların en güzeliyle selamlıyorum.
Vesselam.