ALKIŞ
*Yılbaşı kutlamasına itibar göstermeyen kayseri kamuoyuna,
DUYDUNUZ MU?
Bu gün Cuma namazından sonra Hunat Camiinde Filistinliler için gıyabi cenaze namazının kılınacağını,
*Başbakan Erdoğan’ın sonunda Gökçek’i Ankara için açıkladığını, açıklarken de Gül olayında olduğu gibi kardeşim Gökçek diye hitabettiğini,
*KTO’da heyecanlı bir yarışın sürdüğünü,
*Kayseri’de 7 ilçe haricinde değişecek başkanın görünmediğini,
*Dondurucu soğukların fakir fukarayı zora soktuğunu,
*Seçime katılacak 19 partinin açıklandığını,
*Kayserili gençlerin çılgın bir tepki göstererek yılbaşı gecesi Noel’i darağacına astıklarını,
*Yeni tl’lerin piyasaya çıktığını,
*Melih Gökçek’in sonunda rahat bir nefes aldığını,
*KTO’da iki tarafın da ateşli bir çalışma içine girdiğini,
*Emniyetin başarılı çalışmalarının devam ettiğini,
*Bu yıl üniversiteye gireceklerin daha şanslı olduğunun açıklandığını,
KAYAN KALDIRIMLARA KİM DUR DİYECEK?
Toplumsal bir sorun var. Şu soğuk ve ayaz kış günlerinde Düvenönünden Kiçikapı’ya kadar olan kaldırımlarda,Sivas caddesi kaldırımlarında, 27 kaldırımlarında ve birçok şehir merkezi kaldırımlarında yürümek tam bir maharet estiyor. Daha doğrusu düşmeden yürümek. Çoluk çocuk kadın ihtiyar insanlar kaplumbağa misali yürümek zorunda kalıyor. Acaip bir kayganlık mahvediyor vatandaşı. Geçen yıl halıserilmişti. Bu yıl hiçbir şey yok. Buna biran önce önlem almak zorundalar. İnsanlar düşüp kollarını baçaklarını kırıyorlar. Başkanların bu caddelerin kaldırımlarında gündüz bir yürüseler de nasıl kaydığını bir görseler.
RADYOLAR BİRLİĞİNİN GECESİ
Önceki akşam yani Yılbaşı gecesi Kayseri’de kapalı spor salonunda alternatif bir etkinlik vardı. Birlik FM, Furkan Radyo, ART Fm, Arifan Radyo, Şafak Radyo ve Radyo As’ın oluşturduğu radyolar birliğinin gecesiydi. Mekke’nin fethi yıldönümü münasebetiyle gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak’ı getirmişlerdi. Önce mehter konseri ve ardından ağırlıklı olarak Filistin ve İsrail’in katliamını konu alan Dilipak’ın konuşması. Aslında gece muhteva anlamında muhteşemdi. Ancak katılım konusunda ilk başlarda biraz beklentinin altında gerçekleşmişti. Dakikalar geçtikçe salon biraz doldu. Gerçi hava son derece soğuk, ayaz mı ayaz, -20 dereceye varan dondurucu bir soğuk, her yer kar ve buzdu. Bunun da etkisi olmuştur. Fakat yine de ben şunu söylemek istiyorum. Hadise adında bir açık saçık sanatçı geliyor, Kongre Merkezi’ni tıklım tıklım dolduruyor, beş bin genç onu izlemeye gidiyor, bir bölümü de kapalı bayanlar. Hem de Hadise 2.5 saat rotarlı geldiği halde gece saat 24’e kadar sürdüğü halde salon tıklım tıklım doluyor da böylesine anlamlı bir gece neden bu kadar izleyici alamıyor. Toplumsal bir sorun var görünüyor. Sorun vatandaştaki değişim mi, şartlar mı, yoksa bizim kendimizi yenileyememişimiz mi? Bunu iyi irdelemek lazım. Eskiden geceler o kadar muhteşem ve heyecan dolu olurdu ki tarifi imkansız. Hele bir zamanlar Bosna gecesi yapılmıştı, dillere destan. Toplum aynı toplum ancak gençler değişiyor galiba. Teknoloji, kültürü de değiştiriyor. Rahatlık ve rehavet ahlaki erezyonu da beraberinde getiriyor. Bizim bunları düşünerek yepyeni bir yol ve metod bulmamız lazım.
KTO’DA HUMMALI ÇALIŞMA
Dün bazı gazeteci arkadaşlarımla KTO’ya gittik. Tatil günü olmasına rağmen tıklım tıklım doluydu. Kilci bir o yana koşturuyor bir bu yana. Destek vermeye gelenler, çalışanlar, listeleri karıştıranlar, manevi destek için gelenler. Diğer tarafa gitmediğim için bir şey diyemiyorum. Elbette onlar da hummalı bir çalışma içindelerdir. Şunu söylemek isterim ki aslında iki adaylı üç adaylı yarışlar insanları çalışmaya da zorluyor. Tatlı bir yarış gözlemliyorum. İşte olay budur. Tek düze, tek aday, tek adam, galibi kazananı belli bir seçimde hiçbir heyecan ve yenilik olmuyor. Bu durum karşısında kim kazanırsa kazansın kazanan KTO olacaktır, bundan eminim. Ama gördüğüm kadarıyla da Kilci tarafı biraz daha ağır basıyor.
KAYSERİ’DE YILBAŞI OLUR MU?
Bu başlık asla bir mahalle baskısı anlamında değildir. Soğuk kış günü, dünyanın bir yanında Filistinli kardeşlerimiz kan revan içinde çırpınırken, bizim kültürümüze ters bir kutlama olan yılbaşı eğlenceleri elbette Kayseri’de yaşanmadı. Yaşamak isteyen yoktu da ondan yaşanmadı. Yoksa birileri engelledi anlamında değil. Sanki yılbaşı hiç gelmemiş gibi bir hal vardı şehirde. Akşam nöbetçi eczane aramak için şehri karış karış gezdim yollar, caddeler bomboş, trafik son derece sakin, hiçbir yerde insanlar toplanmamış, herkes evinde, çocuklarının yanında. Hatta kahvehanelerde okey oynayarak sıradan bir gün gibi geçirdiler. Sadece Kayseri’de değil Türkiye’nin birçok vilayetinde durum eminim böyleydi. Zaten zokağa çıkmak bile cesaret istiyordu o soğukta.
SAMANYOLU TV VE KANAL 7 EKRANLARI
Dün gece yılbaşı programları adı altında diğer televizyonlar daha dekolte ve açık bayanlara yer vermişler, laf olsun topba dolsun cinsinden programdan ziyade kadınların vücutlarını sergiletmeyi yeğlemişlerdi. Ama iki televizyon kanalı vardı ki tebrik ettim. Samanyolu TV sürekli Filistinli Müslümanların acı durumunu gösterip onlara yardım çağrısında bulunuyor, Kanal 7 de Şeyma isimli çocuğun Filistin şiiri ile Türkiye’de ekran başında olanları ağlatıyordu. Her iki televizyonu da tebrik ediyorum.
GÖKÇEK REKORUNU KIRACAKSA HASEKİ BAŞKAN NE YAPACAK?
Melih Gökçek Başbakan erdoğan’ın onu kardeşim Gökçek aday diye açıklamasından sonra rahatladı ve coştu. Kendi rekorunu egale etmeye söz verdi. Yani geçen seçimde aldığı oy oranını daha da artırma vaadinde bulundu. Aklıma hemen Kayseri geldi. Kayseri geçen seçimde rekor kırmıştı. Hasik Başkan % 70 oy almıştı, şimdi o da kendi rekorunu kırmaya çalışacaktır. % 70’ten sonra hangi rakam geliyorsa?
MIŞ
*Kimin aklına gelirdi ki Yılbaşı gecesi Noel Baba maketini darağacına asarak İsrail ve Amerika’ya tepki gösterilsin. İşte bunu Kayserili bir gurup genç düşünmüş ve yapmış.
DAMLA
Biz mi çocuklarımızı eğitiyoruz, yoksa onlar mı bizi?