|
Türkiye'nin Gül'ü, Kayseri'nin Gülü Sayın Abdullah Gül ve vicdanlarına güvenmek istediğimiz, inanmak istediğimiz Sayın milletin vekilleri…Partisinin ilk kelimesi ADALET olan Ak Parti yetkilileri… Kaçırılan bir onbaşısı yüzünden tüm ordusuyla Gazze'ye giren taşı taş üstünde bırakmayan, tüm bakanlık binalarını yerle bir eden, seçilmiş bir iktidarın bakanlarını milletvekillerini terör yöntemleri ile kaçırıp cezaevlerine tıkayan, dünyanın başına bela olan, insanlığın barış ve sükununu dinamitleyen İsrail Devletinin bu pervasızca katliam ve işgaline karşı Allah için bir şeyler yapın. Milletimiz günlerdir gözleri ekranlarda bu vahşeti seyrederek cinnet geçiriyor. Bir onbaşı için bir ülkeyi yerle bir eden Siyonist devletin yaptığına bir bakıyor, bizim başımıza gelen 30 yıllık terörle kıyaslıyor, dünyanın sessizliğine bakıyor, sesi çıkması gerekenlerin seslerinin nasıl kısıldığına bakıyor ve isyan ediyor.. Türkiye'nin 5 milyon dolar vererek yaptırdığı sanayi tesisleri yağmalanıyor, Filistinli fakir fukara çocuklarının 6 bin tanesine iş kapısı olabilecek Türk tesisleri yerlebir ediliyor. Resmen devlet terörü sergileniyor. İsrail bir askerinin kurtulması için Türkiye'den yardım istiyor da bir buçuk milyarlık İslam Alemi ve Filistin'deki desteksiz ve çaresiz Müslüman kardeşlerimiz Türkiye'den hiç mi bir şey beklemiyor? Sağcısıyla solcusuyla, milliyetçisiyle, liberaliyle, laik'iyle, kürdüyle Türkü'yle hep birlikte bu Siyonist zulmüne, bu İsrail katliamı ve pervasızlığına karşı ateş püskürüyor. Ama ne yazık ki Milletin temsilcilerinden ciddi bir ses çıkmıyor. Dünya tarihi bir katliamla, zulümle karşı karşıya. Türkiye ise tarih boyunca adil olmuş, mazlumdan yana yer almış, ilkelerine asla satmamış bir devlet olarak bu coğrafyaya en yakın bir devlet olarak bir kenarda duruyor. Seçilmiş bir iktidarı bir başka devletin terörü resmen yıkıyor. Bakanlarını tutuklayıp götürüyor, bakanlık binalarını meclislerini yıkıyor. Allah korusun bizim başımıza bu hal gelmiş olsaydı ne yapardık? Vicdanlar dumura mı uğradı? Biz böyle bir millet miydik? Biz bu kadar kayıtsız mı kalırdık? İsrailli onbaşıyı mı kurtarmaya kalkışırdık yoksa milyonlarca mazlum bir milleti, kardeşlerimizi, akan kanı mı durdurmaya çalışırdık? Onların bir askeri bizim binlerce insanımızdan daha mı değerli? Bunu sizler de mi kabul ediyorsunuz? Resmen dünyaya ve İslam Alemine meydan okuyorlar. Diyorlar ki bizim bir askerimiz için sizi tümüyle imha ederiz. Dünyayı başınıza dar ederiz. Hükümetlerinizi yıkarız devletlerinizi yıkarız ülkelerinizi işgal ederiz" diyorlar. Bu Müslümanlar için bizler için ne kadar onur kırıcı bir tablo. Milletimiz bakmayın sessiz durduğuna. Onuru kırık, gönlü kırık, vicdanı kan ağlıyor. Patlamak üzere olan bir sessiz isyan var. Adı adaletle başlayan, Ak olarak damga vuran Ak Parti iktidarı… Allah için ses verin. Bir yanda bu vahşet sürerken biz İsrail'den yana mı tavır takınıyoruz yoksa mazlumdan yana mı? Milletimiz halen bir tavır bekliyor. Güçlü bir tavır. Güçlü bir ses. Millet Tayip Erdoğan'dan Kasımpaşa üslubunu burada göstermesini bekliyor. Sayın Gülümüzün tüm uluslar arası girişimleri mazlumlar adına yapmasını bekliyor. Vicdanı olan, kendini temsil etsin, duygularına tercüman olsun diye seçtiği vekillerine de seslerini yükseltmesini bekliyor. Ne duruyorsunuz. Filistin diye bir yer kalmadıktan sonra mı ses çıkacak? Yoksa Amerika'dan veya İsrail'den mi korkuyoruz? Dengelerimiz bozulur diye mi bu sessizlik sürüyor. Bir tarafta imdat kurtaran yok mu diye feryat eden bir millet bir tarafta bu vicdanları kanatan feryadı duymazlıktan gelmeye çalışan bir güruh.. Allah aşkına, peygamber aşkına, mazlumlar, gözü yaşlılar aşkına bir ses, güçlü bir ses verin. Bir tavır koyun.
|