Evet, gündem işgaldir.
Elbette izzeti insan işgaller karşısında İsyan edecektir.
Her İzzeti insanın isyanında bir mağfiret vardır.
İşgal, bugün Gazze de olduğu gibi zulüm veçhesiyle afakımızda tezahür ettiğinde, enfusumuzdaki işgallerin had safhasına ulaştığı anlamına gelir.
Öyle ki yaşadığımız bu günler, ruhumuz inanılmaz ahlaksızlıklarla afakımızdan enfüsumuza doğru işgal edilmektedir.
Akıllarımız, çok geniş bir modern hurafe ve antik inançla işgal edilmektedir.
Bedenlerimiz, bize yedirilen, bize giydirilenlerle beden ve ruh sağlığımızı tahrif edecek bir şekilde işgal edilmektedir.
Akşam yoğun bir bunalım içinde ‘Evimiz’ diye kendimizi attığımız mekânlar işgal altındadır.
Şu oturduğumuz kanepe, şu yattığımız yatak, şu mutfağımız, şu duvar ve üzerindeki boya, şu perdelerimiz…,
Şu bizim aile dediğimiz birbirine Tv kanallarıyla bağlı işitme ve konuşma engelli haline getirilmiş, birbiriyle bir türlü diyalog kuramayan iletişim mahsurlu birlikte yaşadığımız insanlar…,
Eşimiz,
Çocuklarımız,
Ve şu ‘evimiz’ denilen her gece içine hapsedildiğimiz hapishaneler.
Şu oturma arkadaşlarımız,
Şu komşular,
Ah şu kadınlar,
Şu erkekler,
Ve her ne varsa sonuna ‘…larımız-lerimiz’ eklediğimiz,
Marketlerimiz,
Hastanemiz,
Arabalarımız,
Makam ve mevkilerimiz.
…,
Şu bayrak,
Şu Millet,
Şu Vatan…,
Hepimiz,
Her şeyimiz,
Kendimiz,
Benimiz bizzat işgal altındadır.
Varlığımızın tamamını, mevcudiyetimizi toptan ortadan kaldıracak bir şekilde, çok derin bir anlamsızlık işgal altına almaktadır.
Düşünürlerimiz,
Aydınlarımız,
Sanatçılarımız,
…
Düşünürlerimizin düşünceleri, afaktan bir işgalle doldukları için,
Işıkları, aydınlarımızın, enfusların da yanan bir kandilden değil de afaklarındaki bir ampulle ışıdığı için,
Sanatçılarımız, afaktaki soytarıyı taklit ederken enfuslarındaki hikmetleri yitirdikleri için,
Onlardan bütün bu işgallere karşı bir isyan tezahür etmez.
Şu cami filancanın camisidir.
Şu hoca filanca caminin hocasıdır.
Yani filanca bir cami yaptırmak istediği için bir camidir o.
O, kadrosu o camide olduğu için hocadır.
Artık şu gökyüzündeki ay, başını kaldırıp gökyüzünü temaşa edenlerin ay dedesi değildir.
O amerikan dedesidir.
Şu yeryüzü, bana mescit kılınan yeryüzü değil artık.
Şu atlası önüme koyanların üleştiği bir haritadır.
Bütün insanlık tarihi boyunca dünya bu kadar işgal edilmemişti.
Gök bu kadar işgal edilmemişti.
Ve İnsan bu kadar işgal edilmemişti.
Allahın evinin (dervişlerin kalbi) dışında işgal edilmeyen hiçbir şey yok.
Artık bu işgal karşısında kırılmayan kalem kalmamıştır.
Yırtılmayan gömlek yoktur.
İnsanlığın bir kutlu isyan ‘LA’ dan gayri takatı kalmamıştır.
Tefekkürler-tasavvurlar-teveccühler-tahayyüller, tezekkürden gayrisi işgal edilmiştir.
Bunun için mütefekkirler bir garip-mutasavvurlar bir hilkat garabeti-mutahayyileler uçuktur.
İnsanlık sayfasından bir kutlu isyanı dillendirecek bir kutlu şairden, temiz ve pak kalmış bir duaya ‘Âmin’ dedirterek bizi bir istiğfar denizinde yunacak zakirden başka bir umut kalmamıştır.
Evet, gündem işgaldir.
Burası Gazzedir.
Bir kutsal İsyan ‘LA’ yükselmektedir.
İstiğfar aşkla çarpan kalplerin sesidir.
‘Ve la havle ve la kuvvete illa billâh’tır.
Vesselattır.
Vesselamdır.