Ergenekon operasyonlarını korku imparatorluğu oluşturma şeklinde tarif edenler, muhaliflerin sindirilmek istendiğini söyleyenler, faso fiso diyenler, artık bu işi kapatılır diyenler, Erdoğan’ın işi bitti şeklinde umut besleyenler, hatta önümüzdeki yerel seçimde Ak Parti’nin hüsrana uğrayacağını iddia ederek kısa vadede umut fakirin ekmeği moduna girenler ne yazık ki fena halde yanılıyorlar. Türkiye gerçekten önemli bir sürece girmiştir. Şu işaretlerden anlamıyor musunuz? Türkiye yani Başbakan AB’ye rest çekebiliyor, sisz kim oluyorsunuz da İran ile ilişkileri kesin diyebiliyorsunuz diyor, İsrail’e en sert çıkan lider olarak tarihe geçiyor, Suriye’de ve birçok Arap ülkelerinde Lider Tayyip sloganları atılabiliyor, Suriye’de bir milyon Müslüman toplanıp kahraman Tayyip diye bağırıyor. İran ile ekonomik ve siyasi ilişkiler had safhaya çıkıyor. Erdoğan Obama’ya seslenip onun da adeta kendisi gibi olmasını isteyebiliyor, Neoconlar tıpkı bizdeki Ergenekoncular gibi yavaş yavaş tasfiye ediliyor, Türkiye Hamas’ın, Suriye’nin ağabeyisi oluyor, Ortadoğuyu ve Sünni İslamı çekip çevirebilecek sanki ikinci bir Osmanlı versiyonuna doğru hızla gidiyor. Türkiye gelişiyor, Türkiye’nin önü açıldı. Hem İslam ülkeleri arasında hem de dünyada nüfuz sahibi olmaya başladı. Bunu Türkiye’de yaşayanlar değil yurtdışında Kanada’da, Amerika’da, İngiltere, Almanya, Hollanda ve Fransa’da yaşan Türkler çok daha iyi görebiliyor ve bizzat teyit ediyor. Türkiye’de bir süreç başladı. Türkiye demokratikleşecek, askeri vesayet yavaş yavaş ortadan kalkıyor, darbe söylentileri yerini başka konuşmalara bırakıyor. Bakın bunu en iyi olarak Doğu Perinçek ifade ediyor. Yazıklar olsun bize diyor bu iktidarı deviremedik. Çok uğraştık ama deviremedik diyor. Türkiye’nin bu sürece gireceğini görenler tam beş yıldır iktidarı devirmek için her yolu denediler. Askeri kışkırtmaya kalkıştılar, yüksek mahkemeyi kullanmaya kalkıştılar, provokasyonlar, kaos ortamları oluşturmak için çaba harcadılar, bombalar saldırılar yaptılar, Türkiye7nin her iline yayılan organizasyonlar kurdular, Cumhuriyet yürüyüşleri adı altında provalar gerçekleştirdiler, bazı medya guruplarında son derece saldırgan pozisyon izlediler ama hiçbirinin sonucu gelmedi. Erdoğan güçleniyor, Türkiye girdiği süreçte çok önemli mesafeler alıyor. Artık bunu kabul etmek gerekir.
Peki neden rahatsız oluyorlar? Neden Türkiye’nin büyüyebileceği, güçlenebileceği ve milletimizin dünyadaki önemli yerini alacağı bu süreci sekteye uğratmak istiyorlar? Birinci sebep iplerin ellerinden kaçıyor olması, kendi çıkarlarının kayboluyor olması, ikincisi küçük olsun benim olsun mantığının verdiği bir kapris. Büyük olursa bizim olamaz mantığı. Üçüncü bir ihtimal daha var ama onu düşünmek bile istemiyorum o da ihanet. Bilerek ya da bilmeyerek.
Gelecek günler güzel olacak. Türkiye tarihteki önemli konumuna yeniden kavuşacak. Tabi bunlar belki de benim hayalim ancak görünen köy de klavuz istemez. Türkiye el değiştiriyor. Artık öyle sıradan bir üçüncü dünya ülkesi, artık istenildiği zaman içi karıştırılacak, darbe yaptırılacak, manipülasyonlara, spekülasyonlara, provokasyonlara açık bir ülke olmaktan çıkacak.