Toplu taşıma araçlarında ve toplu konutlarla, kentin değişik nahiyelerinde günlük yaşamla sosyal hayatın zaruri kıldığı esbabla en azından gözlem seviyesinde beraber oluyor, tavır ve davranışlarına şahit oluyoruz doğal olarak.
Kılık kıyafet olarak sahne hayatından etkilendiklerine, eğer hasbelkader üniversiteye kapak atanlardansa, kellesinin ön, arka, tepe veyahutta çene gibi nahiyelerinin bir dönümünde acayip kıllar ve traşın garaibden olan çeşnilerini tarassut ederiz.
Kulaklarında piyasada bir birinden ucuz ve değişik figürlerde bulunan made in Çinlerden ve edevattan sokulu olarak, insanlara kişisel ve toplumsal ilgilerini kapatmış, toplum dışı tamamen bireyci-bireysel değil- hal ve tavırlar.
Eğer arabay erken binen, bir yer kapanlardansa hangi cins özürlü, yaşlı olarak kim binerse binsin asla ilgi iltifat ve yer vermezler onlar kendilerine yarattıkları sanal alemdedir.
Bu prototipin zıtları da kırıntılar halinde arada sırada zuhur ediyor ama önemli olan ekseriyetin ahlak-ahlaksızlığı sorunudur.
Şimdilik bu kadar diyor ve Şehbenderzade Ahmed Efendinin 105 yıl evvel kaleme aldığı bir yazıyı sizlerle paylaşmak ve asırlarda geçse erdemin, sevgi ve saygının elzemliğinin değişmediğini, memleketi ve insanını değilde kaba egosunu düşünenlerden o şekilde eğitim verilenlerden hayır gelmeyeceğini o zamanın Rusya’sından örnek vererek anlattı.
HANGİ FELSEFİ EKÖLÜ SEÇMELİYİZ
Hayli uzun olan yazının final kısmını sunuyorum:”Unutmamalıyız ki, hikmet ve din noktainazarından “ahlak ve idare”nin en gelişmiş şekli, “muhabbet ve kanaat”esaslarına dayananıdır. Gerek tabiatın ve gerekse insansan psikolojisinin analizinden sarih olarak anlaşılmaktadır ki “varlık sahasındaki her değişme bir ilerleme –tekamül-demektir. Her tekamül, değişim ise aşamalılık ve benimsenme sonucudur.
Şu halde milletlerine rehber ve önder olacak genç fikir ve ideal sahipleri, milletlerinin hissiyatını, zanniyatını abartma ve hakir görme ile yaralamamalı halkı ile barışık gençler olmalı.Benimsedikleri tekamülü halkını rendice etmeden aşamalı olarak tatbik etmelidirler.
Sosyolojik toplulukları harekete geçirecek, onları size yakın kılacak medeni ve ilmi manivela, hareket ettirici, sevgi saygı ve muhabbettir. Onlarla zıtlaşmak, aşağılamak ve aykırı garaib kıyfetlerle salygısız davranışlar değildir.
Gençlerimiz millet üzerinde nufuz sahibi olmak için her şeyden önce kendilerini içerisinden geldikleri insanlara sevdirmeleri gerektiği doğal kural, aklın ve ilmi düşüncenin gereğidir. Rusya üniversitesi öğrencileri-o zaman- bizim ahalimize göre ziyade kaba ve skolastik olan mujikler-köylü ırgat- arasında insanlık ve vatanseverlik ideallerini yaymak ve tam anlamda kodife edebilmek için milletlerini cehalet ve sefaletten kurtararak yüceltmek,terakki ettirmek için işin gayenin gerektirdiği fedakarlıklarda bulunmuşlar, insanı hayrette bırakacak gayretlerde bulunmuşlardır. Asilzade kızlar ahır hizmetlerini-koyun inek sağma vs- üniversite talebesi genç Ruslar da en zor ve kaba vazifeleri yaptılar. İşte böyle,bir milleti halkına tepeden bakan zibidiler değil öğrendiği teorik bilgileri yaşama geçiren,böyle düşünen ve terakkinin gereğini yapan aydın gençlerle bir milletin gelecekte varolma ümidi sürer.
DİNİ DIŞLAMAK ÇAĞDAŞLIK GETİRMEZ!
Şarkta yani doğu aleminde hakim olan his hissi diniyedir. Bu aziz milletin dini hislerini rencide ederek ele bir şey geçmez. Aksine din, kerim his dini halini ve hikmetli safvetini kazanırsa terakki ve tekamülün en büyük iticisi olur. Dini konulara ve hususlara karşı ilgisiz-alakasız kalmak, dini hayatı İsrailiyat-hurafeler- ne boş ve faydasız rivayetlerden başka sermayesi olmayan cahil hocaların eline bırakmak, islamın ideal yükselişi ve ittihadına öldürücü, kahredici engeldir.
Hürmete en layık olan hissi diniye saygısızlık edilirse hissi diniye amacından uzaklaşarak islamın ittihadı ve terakkisine alet olmazsa anlam ve amacını yitirerek cehalet ve sefalete sebeb olur. Dine fitne ekenlerin amacı dini cahillerin eline vererek milletimizi asıl gücünden uzaklaştırmak hilesinin peşindedirler. O zaman din yükselme aracı değil alçalma ve batmaya hizmet eder. Bu nükte ve noktayı gençler anlamalı, katiyen unutmamalı. İslam aleminde en helak edici hal, hikmetsiz-fen ve felsefeyi bilmeyen derinliksiz- ve şekilci bir taassup, skolastizm ve taklitçilik ve başı boş cahilane dinsizliktir.
Kısaca üniversite öğrencilerinin belirleyici özellikleri “NE CAHİLANE SOFİLİK, NE TAKLİTÇİ –mukallidane- DİNSİZLİK; HAK VE HAKİKAT OLMALIDIR.(Şehbenderzade Ahmet Efendi. Darulfunun-mühendislik-fen ilimleri üniversitesi-hocalarına konferans 1329)