Son günlerde bazı kesimlerce özellikle bir gurup medyanın da başını çektiği şekilde F tipi endişesi ve çığırtkanlığı başlamıştır. Efendim neymiş Ergenekon operasyonlarını onlar yürütüyormuş, Türkiye’ye ılımlı İslam modeli getirme aşamasın dalarmış, Amerika’nın desteğiyle Türkiye’de bir süreç yürütüyorlarmış ve daha pek çok iddialar ortaya atıyorlar. Oysa gerçek nedir gelin ona bakalım.
Gülen Hoca Efendi ben beni bildim bileli öğrenci yetiştirme ve eğitim faaliyetleri ile uğraşan, gönlünde Türkiye sevgisi bulunan imanı kuvvetli bir şahsiyettir. 28 şubat sürecinde birtakım komplo ve art niyetlerden dolayı ülkesini terk etmek zorunda bırakılmış, ardından sayısız davalar açılmasına rağmen suçsuzluğu kanıtlanmış ve yargı beraat kararı vermiştir. Hoca efendi bir Cumhurbaşkanı değildir, Başbakan değil, Genelkurmay Başkanı değil, Yüksek Yargı Başkanı değil dünyanın sayılı zenginlerinden biri de değildir. Eğitim faaliyetlerini ana eksen yapmış bir gönül adamıdır. Kimseyi öldürmemiş, kimseye hakaret etmemiş, kimseye terör desteği sağlamamış, ülkeyi kaosa götürecek eylemlerin odak noktasında asla olmamıştır. Efendim onu sevenler, onun cemaatinden olanlar her yere sızıyormuş. Yok şu kuruma sızmışlar, yok bu kurumu ele geçirmişler, yok efendim hükümetleri yönetiyormuş. Bunlar tamamıyla art niyetli kesimlerin iftiralarıdır. Adamlar gitmiş Somali’ye, Etyopya’ya, Nijerya’ya, Başkurdistan’a, Moğolistan’a, İngiltere’ye, Kanada’ya okullar açıyor, hastaneler kuruyor, Türkçeyi yaygınlaştırıyor, Türkiye propagandası yapıyor, dünyaya Türkleri olumlu tanıtıyor. Afrika’nın balta girmemiş ormanlarına doktor gönderiyorsa, hastane açıp bu zavallı Afrikalıları tedavi ediyorsa bunun neresi kötü, bundan niye korkuyorsunuz anlatır mısınız? Şimdiye kadar Siyonistlerin, Masonların, bilmem hangi karanlık odakların girdiği yerlere artık Gülen cemaati giriyor diye mi korkuyorsunuz? Yani şimdi ülkede çete operasyonu yapılıyorsa, mafya operasyonu yapılıyorsa, faili meçhullerin üzerine gidiliyorsa bundan niye korkuyorsunuz? Bunu yapan güvenlik güçlerini yargı mensuplarını nasıl itham ederiz de bu soruşturmayı sekteye uğratırız diye mi çırpınıyorsunuz? Dün baktım Star televizyonunda her açıdan programında Yaşar Nuri Öztürk’ü, Aytunç Altındal’ı daha sonra Abdüllatif Şener’i konuk eden bayan programcı Gülen Hocaefendi’yi kötüleyeceğim diye elinden geleni ardına bırakmadı. Ak Parti iktidarını suçlamak için çırpındı durdu. İki de bir F tipi yapılanma deyip kendisini de komik duruma düşürdü. Halkımız tüm bunları görüyor ve biliyor. Asıl ülkeyi karartanların kimler olduğunu çok iyi biliyor. Dünyaya, ülkemize ve şehrimize bir bakın. Bu suçladıkları F tipi dedikleri kesimlerin icraatlarına bakın. Modern okullar açmışlar, modern dersaneler kurmuşlar, yardım kuruluşları ve hastaneler yapmışlar. En zeki çocukları yetiştiriyorlar. Eğitim de eğitim diye didiniyorlar. Peki, bunun neresi kötü? İnsan sevgisi mi kötü, yardım duygusu mu, eğitim azmi mi kötü hastaları tedavi etmek istemek mi? Ne kötü? İstiklal Marşımızı dünyanın her yerinde söyletmek mi kötü yoksa sizin savunduğunuz o ülkeyi karanlıklara sürükleyen örgütler mi kötü? Şu bir gerçek ki kötü iyinin düşmanıdır. Dünya kurulalı beli böyle olmuştur. Bu hadisede de durum farklı değildir. İyi olanın karşısındaki kötü sürekli saldırmaktadır kime iyiye! Kötünün düşmanlığı hiçbir zaman iyinin haklılığını ve güzelliğini de ortadan kaldırmaz.
|