Hani derler ya ah eski bayramlar ah diye, şimdi bunu seçimlere uyarlayacak olursak ah eski seçimler ah demek lazım. Çocukluğumdan beridir siyaseti takip ederim. Ne seçimler yaşanırdı öyle. Son derece hararetli, tartışmalar, sözler, vaatler, mahallelerdeki etkileri, şehir meydanının bile renginin değişmesi, insanların kahvehanelerde, ev oturmalarında hatta cami kapılarında bile seçimleri konuşması birbirini kovalardı. Şimdi dönüp baktığımızda günümüzde seçimler topluma şamil olamıyor. Kamuoyunda sürekli en önemli gündem maddesi olamıyor. Vatandaşın ilgisini çok da fazla çekmiyor. Çok fazla vaatler yok, ağız dolusu konuşmalar yok, siyasetçiler artık daha ayakları yere basar şekilde konuşuyor, daha ziyade yaptıklarını anlatıyor, yapmamış olanlar da ben daha iyi yapacağım diyor. Bu durum hem olumlu hem olumsuz. Olumlu çünkü toplumu germiyor, bir savaşa değil sadece yerel yönetimlerin belirleneceği sıradan bir seçim haline dönüştürüyor. Olumsuzluğu ise insanlar siyasetten uzaklaşıyor, seçimler piyasaları ve ekonomiyi fazla olumlu yönde etkileyemiyor, vatandaş yerel katılıma pek de heveslenmiyor. Sanki kazananı belli kaybedeni belli bir seçime gidiliyormuş gibi oluyor, bu durum da iktidarı ve muhalefeti fazla da açılmayalım mantığına sürüklüyor. Yerel seçimin toplumu sarmalayıp kuşatması denen bir şey asla mümkün olmuyor. Sanki biraz halktan uzak bir seçime dönüşüyor. Bu olumsuz tarafın bile bir olumlu tarafı olabiliyor. Toplumda kavga gürültü, tartışma, kırma, dökme, iftira olmuyor. Siyasetçiler seçimden sonra yeniden yüz yüze geleceklerini düşünüyor ve ağır ithamlara yönelmiyorlar. Tek seçimi kazanayım da ne olursa olsun mantığından uzak duruyorlar. Bu da olumlu elbette.
Genel seçimlerde biraz daha toplum ilgili durabiliyor. Ülkenin genel yönetimi, maliyesi, adaleti, dış politikası, eğitimi, ağlığı her şeyi ilgilendirdiği için genel seçimlerde biraz daha heyecan fazla oluyor. Yerel seçimler özellikle 1999 yılından beri heyecansız oluyor. İnsanlar sadece yol, kaldırım, park, yeşil alan, imar düzenlemeleri, ulaşım gibi konularla ilgili olduğunu sandığı yerel yönetim seçimlerini fazla da önemsemiyorlar. Oysa belki de hayatın gerçeği olan bu hizmetler kendileri için belki de daha fazla önemli. Yerel seçimlerin çok da fazla heyecanlı geçmemesinin bence önemli bir nedeni daha var. Son üç dönemdir belediyelerde iktidar durumunda olan şimdiki ismi ile Ak Partili kadroların ezici çoğunluklarla belediyeleri kazanmış olmaları sanki zaten değişmeyecek, kazanan belli şeklinde toplumda algılandığı için ne bir panik havası ne bir heyecan durumu olabiliyor.
Kayseri zaten huzurlu bir şehir, küçük bir şehir, insanlar her gün yüzyüze gelebiliyor. Bir belediye seçimleri için de kötü olmaya gerek yok diye inanıyorlar. Aslında bu güzel bir düşünce. Kırma yok dökme yok, kirli çamaşır olayı yok, iftira yok bühtan yok, toplumun birbirine kutuplaşması da yok. Zaten artık kamuoyu gerginlik istemiyor. Bir seçim için ahlaki sınırların aşılması, kavga gürültü çıkması topluma yakışmaz. Önemli olan güven duygusudur. Millet kime güven duyuyorsa oyunu ona vermeyi düşünüyor. Buradaki tek tehlike yani siyasetçiler açısından diyorum sanki bu kez daha az katılım olacakmış gibi geliyor bana.