“Acele etmek şeytandan, teenni ise rahmandandır”HZ.MUHAMMED sav
Evet; ağızdan çıkana dikkat, yediğin içtiğine dikkat. Oturuşuna ve oturduğun yere, beraber olduğun kişilere, neler okuman gerektiğine yani her şeye dikkat etmemiz gerektiğini pek dikkat etmediğimiz zamanlar oluyorsa da pekala biliriz ve bu girişe herhalde itiraz edilemez.
Benim bir Kerim Aksoy amcam var sevgili okuyucularım. Yaşı …..civarında. Karizması çizilmesin diye yazmadım. Ama üniversiteye girecek dershaneye giden gençlerden daha çalışkan, gayretli ve bize sinerji aşılayan adımız yazar olduğuna mahçup eden bir saygıdeğer amcam. Ben vazife yaparken cami dernek başkanlığı ve mahalleye sayısız hizmetleri olan Allah Resülü SAV’in halkın en hayırlısı dediği “Behlük DANA”tiplerden. Günde en az üç gazete para verip aldığını ve reklamlarına kadar okuduğunu söylersem herhalde başka reklama gerek kalmaz. Yazdıklarım için de benim gevezeliğime alışık olduğundan kızmaz inşallah. Örnek ve önder Kerim Amcamın yolladığı kısa kısa yazıları birleştirerek sizin sayın okuyucularımın derin idrakine arz ediyorum. Bu şekilde olan tanımadığımız kıymetlere de açık olduğumuzu deklere ediyorum.
KRİTİK ANLAR DA KRİTİK DAVRANIŞLAR ELZEMDİR
Bir nimete mazhar olduğunuzda, sınavı geçtiğinizde, problemi çözdüğünüzde, sıkıntıdan kurtulduğunuzda, badireyi atlattığı-
nızda, hastalığı yendiğinizde, işi hallettiğinizde hemen onu
nasıl başardığınızı herkese bahsetmeyin, hele içine mübalağa, yalan vs. katarak hiç anlatmayın. Bu çok ince bir sırdır. Aksi
halde ne olur biliyor musunuz ? Hiç tahmin etmediğiniz bir pürüz çıkar ve nimet elinizden alınır, sıkıntı geri gelir, hastalık nükseder,
problem artar, işler birbirine karışır. Böyle vahim sonuçları
engellemek için yapmanız gereken; dilinize hakim olup, 2 rekat
şükür namazı kılmak, namazdan sonra iki salavat arasında size bu lutufları ihsan ettiği için Allah’a hamd u senalar etmektir. Çünkü
anlattığınız, hatta abartarak bahsettiğinizde: 1- Nazar değebilir. 2- Kıskananlar rahat durmayabilir. 3- İşin içine riya gireceği için rahmet melekleri yerlerini insi ve cinni şeytanlara terk edebilir.
Sonuçta kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmış olursunuz.
Aman dikkat.
ÖN YARGILI DAVRANAN PİŞMAN OLUR
Yeni Müslüman olmuş, iyi derece Türkçe bilen bir Alman tatil için Türkiye’ye gelir. Kendisi bütün dini bilgilerin yanı sıra KUR’AN okumayı da öğrenmiştir. Döviz bozdurmak için bir bankadan içeri girdiğinde gişedeki memure hanımın arkadaşına “ bir gavur daha geldi” diye seslendiğini duyar. Derhal yanında taşıdığı KUR’AN’I
Cebinden çıkarır. İçin açar ve kadının önüne uzatıp nazikçe “Hanımefendi Müslümanların inandığı bu kutsal kitabı okumayı
Biliyor musunuz?” diye sorar. Kur’an okumayı bilmeyen kadın adeta yerin dibine geçerek “ Hayır” der. Bunun üzerine Müslüman Alman , ön yargılı kadının suratına lafı patlatır. “Şimdi söyler misiniz, asıl kim gavur, ben mi siz mi “Bu utanç verici olay ön yargılı olmanın sonucu olup, ön yargılı olmanın da insanı ne büyük yanlışlara ve hatalara düşürebileceğinin güzel misali olsa gerek.