İlk söyleyeceğimi baştan söyleyeyim de lafı dolaştırmış olmayayım. İnsanlar genellikle mitinglerde rakama bakarlar. Acaba Uğurlu, miting için kalabalık rakamı kaç verecek diye bekleyenler için söylüyorum. Bence yüz bine yakın bir kalabalık vardı. Bir ucu Hunat’a yaklaşmış diğer ucu Bürüngüz cami önünden Kazancılar’a doğru uzamış diğer kısmı da Almer önüne dayanmış Türkiye’nin en büyük meydanlarından biri olan Cumhuriyet meydanının metrekare olarak düşündüğümüzde meydanın neredeyse tamamına yakınını doldurmuş bir kalabalıktan söz ediyoruz. Birileri abartmış diyebilir, birileri de bu rakamı bile az bulabilir. Ancak ben yukarıdan gözlemlediğim bu. 22 Temmuz seçimlerinde dolan kalabalık kadar yine büyük bir kalabalık vardı. Hem de soğuk kış gününe; zaman zaman kar yağmasına rağmen bu kalabalık, miting bitene kadar hiç ama hiç ayrılmadı.
Asıl vurgulanması gereken rakamın yanı sıra mitingde toplanan kalabalığın tamamıyla kendi inisiyatifi ile gelen insanların oluşturduğu bir toplum olması.
Bu iddiayı nereden çıkartıyorsunuz derseniz her halinden belliydi. Taşımalı bir topluluk olsa emir komuta zincirine göre birilerinin yönlendirmesine göre slogan atar, onların yönlendirmesine göre pankartlar açardı.
Oysa Başbakan’ın bu seferki mitinginde fazla bir slogan atılmadı hemen hiç de pankart yoktu. İdeolojik bir kenetlenme de görülmüyordu. İnsanlar Başbakan’ı görmek için gelmişler, neler söyleyeceğini dinlemek için gelmişlerdi. Çoğunluğunun gençlerden oluşması da ayrı bir tarafı.
Elbette yaşlı teyzeler, hacı babalar da vardı ama topluluğun yüzde seksenden fazlası gençlerden oluşuyordu. Bu da Başbakan Erdoğan’ın gençler üzerindeki etkisinden kaynaklanıyor olabilir.
Mitingde Davos olayından yararlanma düşüncesi yoktu. Ne Başbakan gündeme getirdi, ne sloganlarda ve pankartlarda böyle bir şey göze çarpmadı. Sanıyorum böyle bir milli olayın seçime alet edilmesi doğru bulunmuyordu. Kalabalığın saatlerce aynı yerlerinde kalması da enteresan. Şimdiye kadar olan mitinglerde gezinen kalabalıklar göze çarpardı. Ama bu kez aynı yerde çakılı kalan saatlerce yerinden ayrılmayan insanlar Başbakan sözünü bitirdiğinde bile hemen dağılma yoluna gitmiyorlardı.
Kış günü Türkiye’nin en büyük meydanlarından biri olan Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nı doldurmak kolay değildi. Ama gelen de Başbakan dı.
Meydan hıncahınç tıka basa elbette dolmadı. Birkaç yerinde ufak boşluklar kaldı ama bu haliyle bile muazzam bir kalabalıktı.
Meydanlar önemli değil gibi görünse de aslında seçimler öncesinde kimin ne kadar oy alabileceği konusunda fikir veren önemli göstergelerden biridir. Biri anketler diğeri meydanlar. Yerel bir seçim ve on binler meydanda toplanmış. Herhalde es geçilecek bir durum değil. Önümüzdeki Pazar da Bahçeli gelecek. Onun ne kadar bir kalabalık toplayacağı da merak konusu.
Son olarak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Özhaseki Başkan bu mitingde bir hayli rahat görünüyordu. Başbakan da kendisine çok samimi davranıyordu. Elini omzuna atmış, Mehmet Kardeşim diye hitabediyordu. Meydanda toplanan on binler ve televizyondan izleyen on binler( haaa bu arada Elif TV mitingi canlı vererek farkını da ortaya koydu, onu da belirtelim) bu manzarayı net bir şekilde gördüler. Şunun şurasında seçime 27 gün kaldı. Hayırlısı olsun bakalım. Sonuç olarak şunu diyebilirim ki AK Parti iyi bir gövde gösterisi yaptı. Zaten Kayseri en fazla oy aldığı illerden biriydi. Görünen o ki yine öyle olacak.