MEVKİ YALÇIN KAYALAR GİBİDİR. ORYA ÇOĞUNLUKLA KERTENKELELER TIRMANIR. NADİREN DE KARTALLAR KONAR-epope
“Lenin’in işaretiyle kükredi partizan” marşı vardır milattan önceki zamanlarda kalan komünistlerin. Sabah kalktım biraz bir şeyler okudum. Tekrar yattım. Saat 10.00 da kahvaltı yaptım ve her Pazar olduğu şekilde isteksiz isteksiz durağa gittim. Durakta o saatte olmayan bir kıpırtı var. Tanıdık komşular gelmeye başladı teker teker sağdan soldan durağa. Hemşehrim Beşir Altıok ağabey gelir gelmez hocam sende mi Tayyip Erdoğanı dinlemeye gidiyorsun diyince anormalliği yaratan tebellür etti.
Benim birazcık miting tecrübem varsa eğer heyecan mahallelerden evlerden kenar sokaklardan başladığı önemli toplantıları çok nadir gördü yaşadığımız bu şehir. Şehirde iner inmez yine Sivas caddesinde insan seli. Selin akıntısı tek yönlü ve meydana doğru taa eski stadın, Emirgan taraflarından itibaren meydana doğru akıyor kitleler. Merkeze ve meydana yaklaştıkça her etkinlikte olan şey oluyor ama bunda çok çok abartılı. Güvenlik önlemleri oldukça sıkı gazeteye giremiyorum. Neyse sonunda arandık ve çok zor da olsa geçebildik. Gazeteye girdim kimse yok. Gazeteciler cemiyetine çıkmışlar arkadaşlar oradan meydanı tarassut ediyorlar. Uzaktan miting izlemekten zevk almadığım ve cansız yayın gibi bir duygu yarattığı için tekrar indim ve meydana kalabalığın orta yerine, mitingin kalbine dahil oldum.
İnsanlar yapılan ilk konuşmalara pek tepki vermediler. Ayakta uyuyan bir kalabalık gibi dikiliyorduk hepimiz meydanda. Ne zaman ki Mehmet Özhaseki başkanın anonsu yapıldı silkindi meydan. . İnsanların kimi dinlemek için geldiği belli oldu kalabalığın ani yekinmesiyle. Kalabalığa ve meydana taze kan gelmişti bir nefha üflenmişti meydana. Voltaj barometrenin gidebildiği kadar yükseldi Cumhuriyet meydanında. Heyecan Başbakanın konuşması bitene kadar bitmedi ve kimsenin konuşmaların arasında meydanı terk etmemesidir sandıkta belirleyici olacak olan.
BİZLER TALEBE, SİZLER NOTU VERECEK ÖĞRETMENSİNİZ SEVGİLİ HEMŞEHRİLERİM “GÜN HESAP VERME GÜNÜ”
Bir kelime fazlası ve eksiği olmayan konuşmaya “Efradını cami, ağyarını mani”der eski hükema, üdeba. Yıllardır gazete için konferans izleyerek, toplantılarda bulunarak ve not almak için çok çok dikkat etmekten gelen bir refleks yapı oluştuğundan, en basit konuşmada dikkat kesiliyoruz, kişisel yapı olarak. Sayın Özhaseki hitabete başlayınca; dersini okuduğum kitaplardaki SİSTEM LİDERLİĞİ ne sahip yöneticide olması gereken 1- Güçlü kişilik özellikleri 2—Süper yönetsel beceriler 3—Etkin insan kaynakları yönetimi ve 4—Yüksek kurumsal güç gibi liderlik kabiliyetler kafamızda şöyle bir cevelan etti. Devamlı gelişen ve kendini yenileyen kentsel bir yapının mimarını dinlerken beyin durmuyor, bunları düşünüyordu.
Kitlelerin,”Türkiye seninle gurur duyuyor”sloganına;”Asıl, ben sizinle gurur duyuyorum”yanıtıyla sözlerine başlayan sayın Özhaseki;”İyi ki varsınız. Bize teslim ettiğiniz emaneti halel getirmeden tekrar size emanet etmenin huzruyla karşınızdayım”diyor.”Gün hesap sorma ve hesap verme günü”diyerek devam ediyor.”Başladığımızda 50 mahalle gecekondu ve tek 1 metre kanalizasyon yoktu. Kayseri’ye Boğazköpruden girenin ilk karşılaştığı şey üstü açık kanalizasyonun pis kokusuydu. O pis kokuyu koklayarak şehre girerdi yabancı misafir. Çocuklar kanalizasyona düşerek boğulurdu. Bazı belediyelerimiz borçlu olduğundan personelinin maaşını veremezdi.
Gecekondu önleme projesiyle 5-10 liralık taksitlerle ayda bir sigara parasıyla insanları ev sahibi yaptık Allah’ın yardımıyla. Ürettiğimiz dönüşüm projeleriyle.”sözlerine ilave edecek şu yahut şu yanlış şunu yapmadınız diyebilecek tek insan olduğunu tahmin etmek olası değil. Sinek ve sivrisinekten geçilmiyordu şehir. Sahi ne oldu geceleri bizleri uyutmayan ısırarak canımızı yakan o üvezler, sivrisinekler.
“Önemli projelerimizi şimdiye kadar niçin yapmadığımızı soruyorlar. Arkadaşlar Ankara’dan projelerimize onay alamadığımız için yapamadık önemli projelerimizi. Raylı sistem için gittik Kayseri’de raylı sistem gereksiz dediler, projemize onay verilmedi.Stadı yapmayı bırak tamirat için izini istedik veyahut kiralamak istedik kiraya vermediler. Erciyes projemiz var organize kadar para basacak ve istihdam yaratacak. Yıllarca onay alamadık. Ama şimdi elhamdülillah izin ve onay aldık. Gece gündüz demedik çalıştık. Hizmet kervanın geçtiği yerlere hayır geldi bereket geldi ekmek ve hayır geldi. Arkadaşlar biz sadece Ankarayla uğraşmadık hizmeti engellemeye uğraşan kötü lobilerle de uğraştık ve Kayseri’nin makus talihini yendik. Eğer Kayseriyi yani bu şehri ileriye medeniyete uygarlığa taşıyabileceğimize inanıyorsanız bize destek verin.
Sizler öğretmensiniz. Öğretmen bir yıl boyu öğrencisini izler, dener, okutur ve oturuşuna, yürüyüşüne gayretine göre talebesine not verir. Sizler de bizleri gördünüz, izlediniz ve destek verdiniz şimdi de karnemizi ona göre vermenin zamanı geldi. Demokraside yöneticilere karne veren sizlersiniz.” Diyerek sözlerini tamamladı sayın Özhaseki başkan. Başbakanın konuşmalarını medyadan dünya ve siz sevgili okuyucularım izlediniz. Ben o konuya girmeyeceğim söz konusu olan Kayseri ve onun reislerinin kaderi şu sathı mailde. Evet 1 Mart 2009 günü Recep Tayyip Erdoğan’la Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Mehmet Özhaseki konuştular bizlerde yazdık. Gerisini halkımız bilecek şaşmaz ferasetiyle reisbeylerinin karnesini doldurarak ona dur yahut devam diyecektir. Hayırlı bir seçim huzurlu hayat dileklerimizle……