ALKIŞ
*Diyarbakır’ı almak için ikinci kez Diyarbakır’a gitmeye karar veren Başbakan Erdoğan’a,
DUYDUNUZ MU?
*9 Mart pazartesi gününden sonra gazete ve yayın organlarında seçim anketi yayınlamanın yasak olacağını,
*Son 22 güne girilirken Türkiye genelinde Ak Parti’nin en az geçen seçimde aldığı kadar oy alacağının gözlemlendiğini,
*Aydın Doğan’ın Taraf’a röportaj vererek Başbakan ile kendisinin hiçbir polemik yaşamadığını söylediğini,
*Dolar’ın son birkaç günde iyice yükseldiğini,
*Başkan Özhaseki’nin bu kez de Ankara’da Büyük Anadolu Birliğinden yılın belediye başkanı ödülünü aldığını,
*Elif TV’nin uydu yayın işinin tamamlandığını ve çok kısa bir süre sonra test yayınlara başlanacağını,
*Kayseri’nin Pazar günü yapılacak Stad açılışına hazırlandığını, Şehrin Fener Kayseri maçı ile tüm dünyada konuşulacağını,
*CHP’li Kulkuloğlu’nun halen eski stadyum yeri ihalesi ile uğraştığını üç yıl öncesindeki bir olayı Kulkuloğlu’nun yeni gündeme getirmesinin manidar karşılandığını,
*Son seçim anketlerinde Kayseri’de Ak Parti’nin Hinterlanda çok güçlü göründüğünü,
*Başkan Kilci’nin amcasının oğlunun Gelir İdaresi Başkanı olduğunu,
2. OSMANLI ÖZLEMİ
Özellikle Davos’tan sonra başladı. İlk olarak Başbakan Erdoğan’ın İstanbul Havalanına dönüşü sırasında bu slogan pankart olarak açıldı. 2. Osmanlı Padişahı Erdoğan. Daha sonra da bazı mitinglerde en son da Isparta mitinginde pankart olarak gözümüze çarptı. Aslında bunun anlamı şudur. Vatandaş özellikle muhafazakar insanlar büyük bir Osmanlı özlemi çekiyor. MHP’lisi de AK Partilisi de SP’lisi ve BBP’lisi de. Osmanlı özlemi sadece İslami ögelerden dolayı özlemle anılmıyor. Büyük bir hegemonya rüyasından kaynaklanıyor. Türkiye’nin dünyaya hakim olması isteğinden doğuyor. İkinci bir Osmanlı İmparatorluğu kurarsak şöyle dünyada söz sahibi oluruz mantığı geçerli. Bu anlamda hepimizin bir özlemi var. Ama bunu seçim zamanında dile getirmek seçimin kısır atmosferine boğmak ve olayı güdükleştirmek şekline dönüşebiliyor. Bizler 16 imparatorluk kurmuş bir milletin çocuklarıyız. Neden bir imparatorluk daha kurmayalım?
HASEKİ’NİN ÖDÜLÜ
Başkan Haseki ile Ankara’ya gitmiştik. Geçtiğimiz gün. Sabah Flaş TV’de konuşması vardı, akşama da Büyük Anadolu Birliğinden ödül alacaktı. Sağolsun beraber gidelim demiş ve gittik. Flaş TV’deki konuşması son derece rahattı. Artık ne bir hazırlık ne bir kağıt kalem gerektirmiyordu. Her şeyi kafasında çizmiş ve konuşuyor başkan. Son derece tecrübeli bir portre çiziyordu. Akşam ödül almak için Anadolu Gösteri Merkezi’ne gittik. Salon tıklım tıklım doluydu. Önemli şahsiyetler de vardı. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya, eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Ak Parti milletvekilleri, eski bakan Güldal Akşit, BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu. Başkan Özhaseki’ye yılın Belediye Başkanı Ödülünü verdiler.
İLÇELERDE SEÇİM
Kayseri hinterlandı ile ilgili dün bir yerel gazete daha anket sonuçları vermiş. Bizim verdiğimiz sonuçlara yakın sonuçlar. Orada diğer ilçelerle ilgili de sonuçlar verilmiş. Bilindiği gibi Ak Parti geçen seçimlerde Felahiye hariç tüm ilçeleri almıştı. Benim görüşüm odur ki bu seçim de tıpkı geçen seçim gibi geçebilir. Fazla bir fark olacağını sanmıyorum.
DTP İYİCE ÇILDIRDI
Başbakan’a adaletsiz kafir diyecek kadar ileri gittiler. Paniklediler çünkü. Güneydoğu elimizden kaçıyor diye paniğe kapıldılar. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Yapılan bunca açılımı görmek istemiyorlar. Çünkü koltukları altlarından kayıp gidiyor. Terör bittiğinde bunlar partiyi ne yapacak bilemiyorum. Zaten bu yerel seçimden sonra traşları gözlerinin önüne dökülür. Tamamen bölge halkını istismar ediyorlar.
MIŞ
Seçim günü yaklaştıkça provokasyon belirtileri de artıyormuş.
DAMLA
-Her düşündüğünü söyleme, ama her söyleyeceğin şeyi düşün, olmayacak düşüncelerini de yapmaya kalkma. Candan ol, ama sırnaşık olma. Deneyip dost edindiklerini bağrına bas, ilk tanıştığın her kişi ile el sıkışıp dost olma. Kavgaya girmekten sakın, ama girdikten sonra da sıkı dayan ki, karşındakinin gözü korksun. Her konuşanı dinle, ama az konuş. Herkesin fikrini öğren, fakat kendi fikrin sana kalsın. Ne kimseden borç al, ne kimseye borç ver. Çünkü borç veren çok kere parasından olur, borç alan da tutum alışkanlığını kaybeder.