Cumartesi gününü Cumhuriyet meydanında yapılan
MHP’nin mitingini Gazeteciler Cemiyetinin lokalinden izledim.
Yaklaşık 20-25 bin (bana göre)MHP’ linin katıldığı Mitingde, olumsuz hava şartlarına rağmen bunca insanın toplanmış olması bir başarıdır.
Ancak,bunca yıldan beri muhalefette kalan bir partide olması gereken heyecanı,
İktidar olma arzusunu, seçmeninde olduğu kadar partinin lider kadrosunda bulunmaması ilginçtir.
Lokalde bulunan ilk nesil ülkücülerden bir arkadaşımızın söylediği; MHP, ne ANAP-AKP ve benzerleri gibi iktidar olmalı, ne de diğer küçük partiler gibi Meclis dışı kalmamalı, en ideali güçlü bir muhalefet olarak daima Mecliste bulunmalı, ülkeye MHP daime lazımdır... sözü sanki MHP’nin lider kadrosu tarafından da paylaşılıyor gibi bir politika izlemekteler.
Bu konuş ve değerlendirmeler arasında düşünürken aklıma CHP’nin de benzeri bir
Misyonu yüklenmiş olduğu geldi.
Ne kadar ilginç...!
Ülkenin güçlü iki muhalefet partisi de, iktidar olmak istemeyen ve fakat güçlü bir muhalefet olarak kalmak isteyen bir politika yürütmeleri.
Bu iki ana muhalefet partisinin içinde bulundukları durum,ehlince incelemeye-analiz edilmeye değer.
Ve hatta bu iki değerli muhalefet partimiz, kendileri hakkında sahasında etkin ve kendilerinin güvenebilecekleri ehil sosyal bilimciler bulup bir analiz yaptırmaları gerekir.
Liderlerin seçim konuşmalarını bir araya getirip alt-alta yazarak karşılıklı bir diyalog haline getirdiğinizde, serencamımın daha sarih anlaşılacağını sanıyorum.
MHP Mitinginde şunu gördüm;
Seçmeninin sinerjisini gereken politik ‘DİL’e taşıyabilirse MHP, neden AKP gibi tek başına iktidar olmasın...!
Gazeteciler Cemiyet lokalinde, hemen hemen her partiden farklı siyasi eğilimi olan meslektaşlar vardı.
Büyük şehir Belediye Başkanı basın danışmanı sayın Yusuf yerli Bey vardı.
Kayseri Şeker Fab. Yönetim Kurul başkanı Sayın Vedat Ali Özışık vardı.
Mitingle ilgili yorumlar yapılırken Ak parti mitinginde toplanan kalabalığın üçte biri olduğunu görünce Sayın Yusuf Yerli’nin yüzünden gülümseme eksik olmadı.
Sayın Özışık’ta toplanan kalabalığın, beklenenin üzerinde olduğunu görünce Tıpkı sayın Yusuf Yerli gibi tebessümünü eksik etmedi.
Benim açımdan şaşırtıcı olmayan ancak konuyu bilenleri şaşırtan bir durum da gerçekleşti.
Gazeteciler Cemiyet başkanı Sayın Recep Bulut bey ile aramızda, benim bir yazımdan alınmasından kaynaklanan ‘küçük’ tartışmamız ve kırgınlığımız vardı.
Kendileri hem ev sahibi olmaları ve hem de benden yaşça büyük olmaları hesabıyla gelip bir hoş geldin’le helalleşmemizi sağladı.
Sayın Recep Bulut Beyin bu jestini kırgın olma nedenini bilen masadaki arkadaşlarım taktirle karşıladı.
Ben şaşırmadım.
Çünkü ikimizde Çerkesiz.
Bizim geleneklerimizde böyle durumlarda ilk adımı ev sahibi ve yaşça büyük olanlar atar.
Kırgınlık nedenimizi bilen yandaki masada bulunan arkadaşlardan birinin ‘Çerkezler, düşünceleri-görüşleri ne olursa olsun Medeni insanlardır...’ demesi,
Çerkezlik gururumu okşamadı dersem her ne ise...
Sayın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Recep Bulut beye jestinden dolayı teşekkür ederim.
Vesselam.