ALKIŞ:*OKS' de Türkiye 3.sü olan Bilge Kağan İlköğretim Okulu Öğrencisi Ümit Yılmaza,
MIŞ:Haseki Başkan ikinci düğüne hazırlanıyormuş.
DAMLA:Zayıf devamlı adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir.
SAĞLIK VAKFI KAPANDI MI KAPANMADI MI?
İki gün önce bir manşet atmıştık. Güler misin ağlar mısın? Şeklinde. Haberde Vakıflar Bölge Müdürü İsa Güven imzalı bir belge sunmuştuk. Bu belgede Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı Kayseri Şubesinin 2002 yılının Haziran ayının 6'sında resmen kapandığı yazıyordu. Herhalde İsa Güven yalan söylüyor değildir. Koskoca Vakıflar Bölge Müdürü. Kendine bağlı bir vakfın ne zaman kapatıldığını bilmeyecek kadar yetersiz olamaz bu mümkün değil. Bu habmerden sonra Sağlık Müdürlüğü sustukça susuyor. Bir açıklama yapmıyor. Dün eski müdür İzzet Kavafoğlu aradı ve vakfın 2004 yılında kapandığını söyledi. Bu daha da büyük bir skandal. Vakıflar Bölge Müdürü 2002 yılında kapatıldı diyor, eski Sağlık Müdürü hayır 2004 yılında kapandı diyor. Bir vakfın ne zaman kapatıldığı normal bir vakıf olsa o kadar önemli değil ama bu Sağlık Vakfı adına milyarlarca para toplandı, makbuzlar kesildi. Kapatılan bir vakıf nasıl bağış toplar nasıl makbuz keser, Bu para nereye gider, kim hangi yetkiyle toplar. Bu vakfın yönetimini kim kimden nasıl devralır. Çünkü vakıf Bölge müdürünün imzalı belgesine göre ta 2002 de kapatılmıştır. Hayret ve dehşet verici bir şey. Bu vakıf işini deşelemeye devam edeceğiz.
GÖKÇEK DE ZIRVALAMIŞ
Melih Gökçek yapılan bu yüz binlerce katılımın olduğu mitingden için "Mitingle bu iş olmaz, önemli olan barışı sağlamaktır. Bunlar o kadar istiyorsa savaşa gitsin" demiş. Diyen kişi Gökçek olduğu için kale almamak lazım ama yine de insanın zoruna gidiyor. Kendileri aylardır Mossad ajanları ile toplantılar yapıyor, üst düzey organizasyonlara giriyor, Mossadın başını misafir ediyor, eli kanlı katillerin elini sıkıyor, sonra Allahtan korkmadan çıkıp bir de bu iş mitingle olmaz, barışı sağlamak lazım diyor. Ne diyeyim Allah ıslah etsin.
Gerçi Gökçek şöyle veya böyle bir şey söylemiş. Bizimkilerin ağzını bıçak açmıyor. Siz daha böylesine insani bir konuda bizim belediye başkanlarımızın, il başkanlarımızın çıkıp da bir kelam ettiklerini gördünüz mü, hatta milletvekillerimizin. İsrail'i kınamaktan bile acizler.
150 BİN KİŞİYİ GÖRMÜYORLAR DA HAREMLİK SELAMLIĞI GÖRÜYORLAR
Saadet Partisi İsrail katliamını protesto amaçlı geçtiğimiz gün İstanbul'da bir büyük miting tertip etti. 150 bin kişinin katıldığı miting sonunda İslami hassasiyetli bir iki gazetenin dışında kartel medyası ilgi göstermedi. Hele Milliyet Gazetesinin haberini görünce bunların hangi zihniyette olduğunu iyice idrak ettim. Milliyet alt taraftan küçük bir haber vermiş İsrail mitinginde haremlik selamlık vardı şeklinde bir haber. Koskoca bir mitingden sadece cımbızla haremlik selamlık durulması istendi cümlesini çekip almışlar. Bu nasıl gazetecilik, bu nasıl insanlık. Bir tarafta zulüm katliam, işkence var diğer tarafta mazlumlar, vatanı işgal edilenler ve biz onların dindaşı bir ülke ve bizim ülkemizin en büyük gazetesi yapılan mitingi nasıl görüyor. Allahım sen bilirsin.
ÖNCE BOSNA SONRA BAŞKA YERLER ŞİMDİ FİLİSTİN
Filistin ile Bosna benzer özellikler arz ediyor. Oradaki de bir soykırımdı, İsrail'in yıllardır yaptığı da soykırım. Önce topraklarını işgal ettiler sonra bu topraklardaki Filistinlileri tüketmek için tam bir soykırım yapıyorlar. İslam coğrafyası kan ağlıyor. Çeçenistana bakın kaç lider şehit oldu. Filistin'de Şeyh Yasinler, Çenistanda Dudayevler Basayevler, Yandarbiyevler ve nice yiğitler. Hep vatan için hep İlayı Kelimetullah için şahadet şerbetini içtiler. Bizim gibi korkaklar da kendi adıma söylüyorum burada ancak bunun edebiyatını yapıyoruz.