Seçimlere 10 gün kala anket yaptıran yaptırana.
Kimi partiler kendi nabzını tutmak, kimilerde kazanması muhtemel olan
parti ve adaylarını son dakikaya kadar manuple edebilmek için anket yaptırmakta.
Ve fakat o kadar açık arayla AKP ve Belediye başkan adayları önde gidiyor ki,
anketlerle seçmeni yanıltmak imkansız.
En son, önceki gün kayseri Gündem de yayımlanan Nabız şirketinin yaptırdığı ankete baktım.
Benim her ortamda 3-5 aydır söylediğim kişisel tahminlerime yakın bir sonuç elde etmiş.
AKP Büyük şehir Belediye başkan adayı Sayın Avukat Mehmet Özhaseki % 73.70
Melikgazi belediye Başkan adayı sayın Doktor Memduh Büyükkılıç %72
Kocasinan Belediye Başkan adayı Sayın Bekir Yıldız % 66.7 oranla bir seçmen teveccühüne sahipler.
AK partinin kuruluşundan bugüne kadar göstermiş olduğu performans, gerek iktidar da gerekse yerel yönetimlerde, kendisine teveccüh eden seçmenle birlikte ve oy oranıyla değerlendirilecek olunursa gerçekte sadece ülkemizde değil, dünyada bizim gibi yönetilen ülkelerde dahil nadir bir başarı örneğidir.
Bu başarının yalnızca parti liderinin karizmatik liderlik özelliklerine bağlamak, hem AKP Başarısını anlamamak anlamına gelir, hem de, AKP kadrolarına haksızlık olur.
Ak Parti kuruluşundan itibaren farklı bir tecrübenin ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
Hatta kopup geldiği Refah ve önceki partilerin çok önemli bir tecrübesi olarak kurulmuştur.
Ak Parti, Türkiye de, kitle yoğunluğu çok yüksek gönüllü teşekkülleri denilen geniş bir sivil toplum örgütüne yaslanan tek partidir.
Her kültürden ve etnik zenginlikten, farklı mesleki kesimlerden oluşan bu sivil toplum örgütleri hangi siyasi partinin arkasında durursa her zaman o partiyi iktidara taşıyabilme gücüne sahiptir.
CHP´nin son zamanlarda ´Çarşaf açılımı´ hikayesi de, bu gerçeği görmesinden kaynaklanmaktadır.
Bu tespitle birlikte şunun altı çizilmez ise tespitimiz anlaşılmamış olur;
AK Parti yöneticilerinin kahir ekseriyeti bu sivil toplum kuruluşlarında siyasete atılmadan önce hizmet etmiş insanlardır.
Bu onların özellikle yerel yönetimlerde, başarılı Belediyecilik yapmasını sağlamıştır.
Çünkü onlar, belediye başkanı oldukları yerlerin insanlarının dilini (mantığını) ihtiyaçlarını, istek ve arzularını, hassasiyetlerini daha siyasete atılmadan önce öğrenmiş oldular.
Siyasete atıldıktan sonra hem geniş seçmen kitlelerine daha önceden çeşitli yardımların sağlanmasında sivil toplum örgütü içinde hizmet ettikleri için aşina bir yüz idiler.
Hem de, Hassasiyetlerinin politik diliyle sanki kendi vicdanları konuşuyordu.
Seçmenin kahir ekseriyeti, seçimden seçime parti flamalarını farklı-yabancı(!?) yüzlerin elinde gördüğü partilerin adaylarından doğal olarak AK Parti adaylarını kendisine daha yakın buluyordu.
AK Partisine bu yoğun seçmen teveccühünün temelinde yatan sosyolojik gerçeklik görülmeden ne Ak Partinin başarısının sebebi anlaşılır ve nede Ak Parti ile yarışılır.
Sayın Avukat Mehmet Özhaseki Beye bir bakın, Belediye başkanı olmadan önce onu arayanlar mutlaka Muradiye vakfının bir etkinliğinde bulabilirdi.
Sayın Doktor Memduh Büyükkılıç Bey ve Sayın Bekir Yıldız Bey, Sayın Rıfat Yıldırım Bey ve diğer adayların çoğu hakeza bir sivil toplum örgütün hizmet kervanında bulunabilirdi.
Bunca yıldır Belediye başkanlığı yaptıkları halde hala % 70´lerin üzerinde bir seçmen teveccühü ile karşılanıyorlarsa bu bir tesadüf değildir.
Ve hele hele seçimden seçime yapılan bir politik propagandanın ürünü hiç değildir.
Vesselam.
|