ŞİİRDE SİHİR VARDIR “Hz.Muhammet SAV”
Genelde zaman, bireyselde yaşam, oldukça seri akıyor. Her şey göz açıp kapayıncaya kadar. Eski hükemanın “kadim”veya “muhalled” denen güzel vecizelerinde “İbnül vakt, yani zamanın çocuğu—Zamane değil yanlış anlaşılmasın-“dedikleri; kısaca hiçbir anını boş ve malayaniye, heva ve hevesle şeytanın esiri olmadan Allah’ın bahşettiği her lahzayı yararlı ve muhalled-geçerli, kalıcı şeylere kullanabilendir İBNÜL VAKT.
Hafta sonu Ticaret Odası konferans salonunda “Şairler Günü”kutlandı. Şiirle ilgisi olmayanları dahi – Bu fakir başta- şiir yazmaya azmettirecek kadar bilgi ve duygu yüklü anlar geçirerek sürür bulduk. Adnan Büyükbaş ve Türkiye çapında derecesi olan Sergül Vural pek çok şairimizin eserleri ile dünya şiirinden seçmelerin slayt halinde, Yazarlar Birliği Başkanı Hüseyin ağabeyin sesinden dinletilmesi ervahı değişik maveralara uçurdu. Üzerimizde oluşan hayatın baskı ve zulmetinden altına girdiği demiri kaldırıp atarak çoşan halterci durumuna getirdi. Sanatın evrensel olduğunu biliyordum herkesin birazcık sanaçtı tarafı olması gerektiği kanaatına vararak yani değişerek ayrıldım şairler gecesinden.
SANAT KÜLTÜR MUHİBBİ BİR SEKRETER OLARAK MUSTAFA YALÇIN
Şehirde yapılan kültürel pe çok etkinliğine katılan bir umeramız –Yönetici- sayın Mustafa Yalçın. Onun kültüre kitaba olan alaka ve üstün kişiliğini komşum olan amcasının yanına gelip giderken öğrenmiştim Vazife yaptığım camiye gelir ve kitaplarla çok ilgilenirdi. O zaman gençti ve siyasetin kulvarında değildi. Hamdolsun onun gibi seçkin gençleri yönetici makamına getiren rabbimize. İlim, kültür ve sanatla beslenen bir kafanın adalet, idare ve merhamet katsayısı da ona göre olacaktır elbette. Yahya Kemal Beyatlı’nın “SESSİZ GEMİ”sini o güzel edası ve nazik sedasıyla okuyuşu ayrı bir nefasetti. Benim siyasetle ve ordan geçinmekle bu yaştan sonra işim olamaz ama kaderi ilahi insanları iyi ve güzel yerlere getirsin, layık oldukları makamda olsunlar isterim. Daha yüksek yerlere-kültür bakanlığı gibi- layık bir sekreterimiz olduğuna inandığım için durumdan vazife çıkarıyorum.
ŞİİRLE ÖZDEŞLEŞMİŞTİR ŞAİR SERGÜL VURAL
Kayseri Hakimiyet Gazetesine çok şey borçluyuz Şair Sergül Vural hanımefendi ve ben aciz ile diğer pek çok şair ve yazar. Mustafa Cengiz bey gazetesini bir okul gibi kullandı diyebilirim. O yazma imkanı vermeseydi ben şu andaki yazdıklarımı yazmıyor olacaktım. Hakkı tesim edelim dedim öncelikle.
Hakimiyet’te şiir yazardı şair hanım. Şiir kitapları var en son İstanbul da; “ÜMRANİYE BELEDİYESİ ‘Geleneksel 5. şiir yarışması”ında, ki o yarışmaya 22 ülkeden 6200 kişi katıldı. Dereceye girme başarısını gösterdi. İşte azmin sonu diyorum. Sergül hanım başını sonradan örten kardeşlerimizdendir ayrıca. Büyükşehir Belediyesinin geçen ay şairler ve yazarlara verdiği yemekte isimleri okununca şaşırmıştım. Çünkü görmeme rağmen tanıyamamıştım. İnancımın gereği kapandım hocam dedi. Yani aktif, inandığı gibi yaşayan kendi kendisi olabilen üstün bir bireyselliğe sahiptir. Üstün yetenekleri olan şairimizin Ümraniye Belediyesinden mansiyon kazandığı şiirine bir nebze yer ayırarak uyanan şiir hevesimizi besleyelim.
GÜVERCİN VURULUNCA
Vurmayın güvercini, beyaz müjdeler ağlar,
Toprak kızar, dağlar küser, gam yüklenir yürekler.
Ağır gelir gözlere dolup gelen damlalar,
Akmasını bilmeyen gözyaşı seli bekler.
Ne durulur ne coşar şaşkınlaşır dalgalar,
Kıyılarla buluşmak istemeler nafile!
Nafile çırpınışlar, haykırışlar nafile!
Kanar yürekler kanar güvercin vurulunca.
Değindiğimiz değerlerle sanatsal etkinliklerde imzası olan “Fikir” adamı , çalışkan insan Hüseyin Türkmen’in şu sözlerini nakletmeliyim. “Bu gün şairler gününde; “Cumhurbaşkanımız sayın A. Gül Karacaoğlandan bir şiir ve fars edebiyatından bir şiir okusa. Vladimir Putin de çıksa bir Rusça ile Yunus Emre şiiri terennüm etse. ABD Cumhurbaşkanı Barak Obama’da bir Amerikan şiiri ile Mevlana’nın birkaç beytini okusa dünya yumuşar ve dünya barışı açısından büyük katkı olurdu”. Kültürel etkinliği bol haftalar dileğiyle….
|