“(HABİBİM)ONLARA SÖYLE BELKİ FAYDA VERİR” K.Kerim”
Utanç verici diyalog,seçim sathi mailine belediye başkan adayı olarak değilde sanki Tunceli dedesi edası ve söylemiyle giren Tunceli’li İstanbul adayının karşısındaki Kanal D müdürü ile Ecevit’in zorla yatırıldığı ve sakat ve iş göremez raporu alınarak yahut zorla rapor verilerek Hüsamettin Özkan’ın başbakan yapılması için kataküllilerin çevrildiği hastanenin sahibi eski ODTÜ rektörü arasında geçmiş. Rakiplerimizin kaybetmesi için “Elinden gelen bütün her puştluğu yap” dedi ben de şunları,şunları yaptım geyiklerini TV ekranından görmek memleketteki şer ve nifak ergenekonunu gözler önüne tevile ve tefsire mahal bırakmayacak kadar çirkefliğiyle nazara veriyordu.
Ekran da kendiliğinden deşifre olan yüz kızartıcı olduğu kadar aşağılık olay, 16 ciltlik M.Asım Köksal’ın okuduğunda kendisini o gün hayattaymış sanacak kadar güzel uslupla yazdığı “Büyük İslam Tarihi”nde geçen bir olayı hatırlattı. Kısaca asrı saadet olayını ve insanlığın efendisinin uyarısını o gün Müslümanlara verdiği dersi nakledersem anlayanlar ve tutanlar olur diyorum. Her şey nasip ve ihlas meselesi tabii. Ama ben vazifemi yapmış olurum. Karıştırıcı karıştırıcıdır, fitneci fitnecidir hangi asırda olursa olsun tiyneti marazlı tiptir. Allah şifa versin gerçi kalbi hastalıkların tedavisi zordur ama belki fayda verir.
MÜSLÜMANLARA KARŞI KİNDAR YAHUDİ ŞAS B. KAYS
Şas b. Kays cahiliye döneminde yetişmiş ve yaşamış bir ihtiyardır. Müslümanlara karşı aşırı kindar ve onları kesinlikle çekemeyen azılı bir kafirdir. Evs ve Hazreçlilerden bir topluluğu oturmuş sohbet ederlerken görür. Cahiliyye döneminde aralarında olan düşmanlıktan sonra, İslam üzerine kurulan sevgilerini ve aralarının iyi oluşunu görmesi onu öfkelendirmiştir. Kiyleoğullarının elebaşları bu yurtta toplandılar. Vallahi onlar böyle toplandığı sürece bize huzur yok”diye mırıldanır. Yanındaki Yahudi gence dönüp;”Yanlarına git ve onlarla beraber otur. Onlara bir biriyle savaştıkları BUAS GÜNÜ nü ve öncesi hatırlat. O gün ağızlarından düşürmedikleri bazı şiirleri onlara oku”dedi. Genç, denileni olduğu gibi yaptı.
Bunun üzerine topluluk tartışmaya, çekişmeye ve birbirlerine karşı övünmeye başladı. Evs kabilesinin Hariseoğulları soyundan Evs b. Kayzi ve Hazreç kabilesinin Selemoğulları soyundan Cabbar b. Sahr, bineklerinin üzerine sıçradılar. Sözlü olarak bir süre atıştılar. Sonra biri diğerine, “Vallahi eğer isterseniz aynı şeyi ilk günkü gibi tekrarlarız…”diye seslendi. İki topluluk iyice öfkelenmişti. “Tekrarlıyoruz. Silahlara!Silahlara! Karşılaşma yeri Karataşlı arazi!”diyerek kalktılar. Evs’in adamları Evs’e, Hazrec’in adamları Hazrec’e katıldı. Allah Rasülü SAV haber kendisine ulaşır ulaşmaz yanındaki muhacirlerle birlikte derhal olay yerine geldi ve şöyle seslendi.
PİŞMAN OLUP, SARILARAK AĞLAŞTILAR MÜSLÜMAN GENÇLER
“Ey Müslümanlar topluluğu! Allah’tan korkun! Ben aranızda olduğum halde cahiliyye davası davası mı güdüyorsunuz? Halbuki Allah CC sizi İslam’a iletmiş, sizi onunla şereflendirmiştir. Cahiliyye ile olan ilişkilerinizi İslam’la kesmiş, sizi küfürden kurtarmış ve İslam ile aranızı bulmuştur. Bütün bunlardan sonra da yine kafirler olarak eski durumunuza mı dönüyorsunuz.?
Topluluk bunun bunun şeytandan bir vesvese ve kendilerine düşmanları tarafından kurulmuş bir tuzak olduğunu anladı. Silahları atıp ağlayarak birbirlerini kucakladı. Allah Resulünü SAV dinlemiş ve O’na itat etmişlerdi. Allah, Şas b.Kays’ın tuzağını boşa çıkardı ve Ali İmran 98—99. ayetleri inzal buyurdu.
“De ki, ey kitap ehli! Görüp bildiğiniz halde niçin Allah’ın yolunu eğri göstererek müminleri Allah’ın yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.”