“Gençlik ve Etik”temalı bir konferans izlemiştim. Düzenleyen herhalde Kocasinan Öğrenci Yurduydu. Etik olan olmayan davranışları anlatan İngilizce öğretmeni olduğunu hatırladığım konuşmacı, etikle ahlak ilişlilerini güzel analiz ettikten sonra bu önemli olduğu kadar gerekliliği elzem olan özelliğin tarihi yanlarına geçti ve aşağıda anlatacağımız şekilde değişik olduğu kadar tirajik 1nisan şakasını anlattı. Bir gün geç hatırladım ama son 1 nisan değil ya hayırlısıyla çok 1 nisan görürüz. Biz göremezsek de hayırlısıyla yaşayanlar görür inşallah.
HEM KUR’AN’A HEM DE İNCİL’E EL BASAN AMA TUTMAYAN YALANCI HRİSTİYAN KOMUTAN
Endülüs Emevi Devleti Haçlılara yenilmiş. Elde son bir kale kalmış. Kalede 7bin 8bin Müslüman mahsur dışarıdan da yardım gelme umudu yok. Akşam oluyor ve hrıstıyan kumandan Müslümanların temsilcileriyle görüşmek istiyor. İçlerinden seçtikleri elçiler hrıstıyan komutana varıyor 31 mart akşamı . Komutan bir eline kutsal kitapları İNCİL’i diğer eline de Müslümanların kutsal kitabı Kur’an’ı Kerim’i eline alıyor ve bu iki kutsal kitaba yemin ederek el basıyorum ki eğer kayıtsız şartsız telsim olursanız kılınıza zarar gelmeden kaleye sağ salim terk etmenizi temin edeceğim canınız, malınız ve namusunuz selamette olacak diyerekten söz verdi.
Elçiler biz elçiyiz, önerinizi iletelim yetkililerimiz ileri gelenlerimiz karar versin biz size bildiririz diyerek Hrıstıyan karargahından ayrılırlar. Gece konuştular tartıştılar Müslümanlar iyice istişare ettikten sonra; hiçbir yerden yardım gelmeyecek erzak da bitti. Çoluk çocuğu kırdırırsak canlarına yazık Cenab ı Hak’ka hesabını veremeyiz. Teslim olalım da hiç olmazsa kadınlarımız ve çocuklarımızın canı yanmasın. Biz savaşabilen erkekleri katletselerde çocuklarla kadınlara bir şey yapmazlar kutsal kitapları üzerine yemin etti, komutan, sabah olunca teslim olalım diye istişareyi bitirirler.
Sabah olur olmaz elçiler gittiler ve teslim olmaya karar verdik müsaade edinde kaleyi terk edelim sayın komutan diyince; size o teklifi 31 martta yaptık bu gün 1 Nisan size şaka yaptık dediler ve Hrıstıyan askerler kaledeki 7—8 bin Müslüman Endülüs’lüyü tek bir canlı bırakmadan kılıçdan geçirdiler. İşte meşhur 1 NİSAN’ın aslı sevgili okuyucularım. Ben başka konferansçıdan duyduğumun naklen yayıncısıyım. Bir kovadan aldığımı öbür kovaya boşaltmak gibi bir şey yaptığım.
Hrıstıyan fundamantalistler neleri bayram ilan ediyor ordan da biz Müslümanlar nasıl yaş yerlere yatıyoruz. Tıpkı yılbaşıları gibi aldık, öptük ve yiyip yuttuk 1 nisanları neyse benden bu kadar. Bundan sonra bu olayı düşünelim her 1 Nisan da dedim. Zihin konforunu bozduğum nazik insanlar varsa affetsinler. Şimdi de şaka aşırıya gidince nasıl başka şeye dönüşüyor bir başka 1nisan şakası nakledelim.
ŞAKANIN DOZU KAÇINCA
Tüm dünyanın ´´şaka günü´´ ilan ettiği 1 Nisan´da Türk şakacılar da hiç boş durmuyor. Ancak bu şakacılardan biri, geçen yıl 1 Nisan şakasının dozunu kaçırınca hapis cezasına çarptırıldı.
1 Nisan 2006 tarihinde Kadıköy-Beşiktaş seferini yapan vapura binen Murat Alas, ´´üzerinde bomba olduğunu´´ söyledi. Şakacı, vapur iskeleye yaklaşınca gözaltına alındı ve 2 Nisan´da tutuklandı.
23 yaşındaki seyyar satıcı ve müzisyen, savunmasında ´´Aklıma nereden geldi bilmiyorum. Keşke yapmasaydım. Yolculara ´üzerimde bomba var, pimi çeker patlatırım´ dedim. Elimde, bir şey yoktu. Daha sonra da ´Bu da size 1 Nisan şakası olsun´ dedim. Gülenler oldu. Sadece bir bayan ağladı´´ dedi. Alas´ı önce 2 yıl hapse çarptıran 8´inci Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın suçunu ikrar etmesi nedeniyle cezasını 1 yıl 8 aya indirdi.
MÜNEBBİHAT’TAN
Hz. İbn Abbas’a RA “Günlerin en hayırlısı nedir? Ayların en hayırlısı nedir? Amellerin en hayırlısı nedir? Diye sorulduğu zaman demiştir ki:
Günlerin en hayırlısı Cuma günüdür. Ayların en hayırlısı Ramazan ayıdır. Amellerin en hayırlısı, vaktinde kılınan 5 vakit namazdır.”
LATİFE
Çocuğun biri büyüklerden oluşan bir toplulukla yemek yemeğe oturdu. Birden ağlamaya başladı. “Ne oldu sana?”diye sordular. “Yemek sıcak”dedi. “Öyleyse soğuyana kadar bekle”dediler. Çocuk: Ama siz beklemiyorsunuz ki, dedi.