ALKIŞ
*Verdiği röportajlarla yine gündemi belirleyen Star Gazetesi Ankara Temsilcisi gazeteci Şamil Tayyar’a,
DUYDUNUZ MU?
*CHP ve Ak Parti’de revizyonlar olacağı beklentisinin hakim olduğunu,
*Bakan olacaklar listesinin başında Elitaş’ın geldiğini,
*Vedat Ali Özışık’ın bu kez güçlü muhalefete rağmen 4 yıllık yetkiyi yine aldığını, muhalefetin oylarının 3 katı oy aldığını,
*Melih Gökçek’e soruşturma açıldığını,
*Başbakan Erdoğan’ın son günlerde acaip derecede gergin olduğunu,
*Yazıcıoğlu’na suikast yapıldığı iddialarının büyük gazetelerin manşetlerine sıçradığını, bizim ise ilk gün bu iddiada bulunduğumuzu,
*BBP’nin Kayseri’de ciddi bir oy aldığını,
*Bakan Çiçek ile Bakan Çelik arasında gerilim başladığını,
*Partilerin teker teker seçim sonuçları ile ilgili basın toplantıları yaptıklarını,
*Piyasalarda hafif bir bir kıpırdanma yaşandığının gözlendiğini,
*Kayseri’nin en ucuz iller arasında yeraldığını, mal ve hizmetlerin diğer bölgelere göre fiyatlarının daha ucuz olduğunu,
BÖLGE PARTİLERİ VE DENİZİN BİTTİĞİ YER
Evet Deniz Baykal adı gibi sadece denizlerde var. Kıyı şeritleri deniz Baykal’ın. Akdeniz sahil şeridi tamamiyle kırmızıya boyanmış CHP rengine bürünmüş. Karadeniz kıyıları da DSP ve CHP. Buna karşılık İç Ege ve Akdeniz’in iç bölgeleri MHP’nin olmuş. DTP ise Irak, İran ve Ermenistan sınırlarını kaplamış. Türkiye adeta kuşatılmış. Ak Parti’ye Anadolu’nun iç kesimleri kalmış özellikle de İçanadolu bölgesi ağırlıklı. Denizin bittiği yerde CHP yok. Hele iç kesimlerde hiç yok. Konya’da % 3 gibi bir oyu var. Bu seçimin ideolojik olduğu kesinlikle doğrudur. İnsanlar hizmete değil ideolojiye oy vermişlerdir. Cemil Çiçek doğru söylüyor. Türkiye ideolojik olarak bölünüyor mu yoksa? Renkler ve alınan sonuçlar yeni bir harita mı ortaya çıkardı?
YAZICIOĞLU’NA SUİKAST
Bunu ilk gün yazmıştım. Bu olayın iyi ayarlanmış bir suikast olduğunu iddia etmiştim. Tabi elimde hiçbir veri ve bulgu yok. Sadece gelişen olaylara bakarak fikir yürütüyoruz. Ama seçime üç gün kala ve seçim gününe kadar bulunamayan bir lider, Türkiye’nin kaosa sürüklenme ihtimali, Yazıcıoğlu’nun ideolojik ve ve fikri yapısı, tüm Türkiye tarafından seviliyor olması ve de bir yılda 5 ayrı kaza geçirmesi hepsini sıralayınca ister istemez insan bu yöne doğru ilerliyor. Şimdilerde ulusal gazeteler manşet atmaya başladı. Hatta Fethullah hocaefendi bile bu olayın bir suikast olduğunu iddia etti. Bakalım iddialar araştırılınca ne çıkacak?
OTOMOBİL FİRMALARININ UYANIKLIĞI
İktidar ÖTV’yi indirdi otomobil fiyatlarında 3-7 milyar arasında bir indirim olması gerekiyor. Ama firmalara bakıyorum öyle bir uyanıklık içine girmişler ki ÖTV inmeden önceki bir arabanın fiyatı söz gelimi 23 milyar ise yine bakıyorum bu kez 22 milyar 750 milyon. Böyle bir şey olabilir mi? Bir de üzerine şöyle yazmışlar, ÖTV indirimi, şok fiyatlar… İnsanları aptal yerine koyuyorlar. Devleti ve hükümeti aptal yerine koyuyorlar. Sözde kendileri çok akıllı. Önce arabanın fiyatını artırıp sonra ÖTV indirimini koyuyorlar yine aynı fiyata geliyor. Hani zaman zaman mağazalar indirim kampanyası der % 70 indirime gittik der, fiyatlara yüzde yetmiş zam koyup sonra yetmiş indirdiğinde fiyat aynıya gelir ya işte onun gibi bir şey yapıyorlar. Yazık çok yazık. Bu milletimiz böyle olduğu müddetçe kalkınamaz. Hükümet ne yapsın devlet ne yapsın.
* SEÇİM SONUÇLARINI İYİ OKUYUN
2007’de 22 Temmuz’da bu millet Ak Parti’ye % 47 oy vermiş. Yine bu millet 2004 seçimlerinde yerel seçimlerde Kayseri’de % 71 oy vermiş, Melikgazi’de % 71 oy vermiş, Kocasinan’da % 65 oy vermiş. 22 Temmuz’da bu millet Kayseri’de Ak Parti’ye % 65 oy vermiş. 29 Mart yani önceki gün gerçekleşen seçimlerde ise Yerel’de Kayseri’nin oyu en az % 10 düşmüştür. Sadece Talas’ta bir önceki seçime göre oylar biraz artmış bunun haricinde her ilçede düşmüştür. Bunun sebebini iyi anlamak gerek. Bu verilen oylarda Tayyip Erdoğan’ın gayretini, one minutesini, kişisel gayretini ve milletin ona verdiği değeri ve hatırını da hesaba katacak olursak düşüş % 10’larda kaldı diye düşünmek lazım.
Nasıl bir ders çıkarmak lazım diye düşünecek olursak?
Öncelikle rehavet ve tepeden bakma mutlaka terk edilmelidir. Sizi siz yapan şeyin bu millet olduğunu unutmayın. Marifeti kendinizde görmeyin, nasıl olsa mecburen Ak Parti’ye oy verecekler diye düşünmeyin, insanlar gider BBP’ye verir SP’ye verir, MHP’ye verir ve bir şekilde oylarını çekebilir. Bu bir ihtardır. Kadrolarınızı yenileyin. Başbakan’ın kabineyi yenileceği gibi oy kaybı yanan belediyelerde de kadrolar yenilenmeli, yangelip yatanlar, insanlara sert ve lüzumsuz davranan bürokratların yerine daha güleryüzlü, vatandaşla gerçekten ilgilenen bürokrat kadroları oluşturun. Yorulanları, laşkalaşanları değiştirin. Teşkilatları revizyondan geçirin. Halkı kucaklayan, selam verdiğinde kibirinden dolayı selamı bile almayan teşkilat yöneticileri bu seçimde oyların azalmasına en büyük nedendir. Bal tutan parmağını yalamasın, halktan ayrılmayın, sık sık esnafı, varoşları, vatandaşı dolaşın, mümkünse her cenazeye katılın, her düğüne gidin. Bir vatandaş bir konuda şikayet edecekse muhatap bulamayacak duruma düşürmeyin. Başka parti mi var nasıl olsa bize mahkumlar diye düşünenler hüsrana uğrarlar. Adayları bundan böyle vatandaşın sevdiği insanlardan oluşturun. Meclis üyeliklerini, il genel meclisi üyeliklerini, parti il ve ilçe teşkilatlarını sen ben bizim oğlanla yönetmeyin. Uyarılara kulak verin. Yarından itibaren sanki yarın seçim olacakmış gibi hizmet yarışına girin. Seçimden seçime halkın huzuruna çıkmayın. Garibanlara, yoksullara, çaresizlere kucak açın. Bürokratlarınızı iyi kontrol edin. Vatandaşı azarlamasınlar. Teşkilat mensuplarını iyi ve vatandaş dostu insanlardan seçin. Kapılarınız devamlı halka açık olsun. Her gelene yok denilmesin. Ulaşılmaz insan olmayın. Gecekondu semtlerini, varoşları, civar mahalleleri sanki yokmuş gibi kendi hallerine bırakmayın. Hizmete ne yapıp yapıp oradan başlayın. Akrabalık ilişkileri particilik yapmayın. Bu milletin hiçbir zaman size mahkum olmayacağını aklınızdan çıkarmayın. Geldiğiniz zamanları düşünün. İnsanlara nasıl yakınlaştığınızı hatırlayın, aynı günlere yeniden dönün. Şikayetleri, itirazları üstünü örtüp bırakmayın.Yolsuzluk kokan işlere neşteri vurun hiç çekinmeyin. En yakınınız dahi olsa. Tüm bunlar benim uyarım değil hem Türkiye genelinde hem Kayseri’de vatandaş bu uyarıyı yapmıştır. Vatandaş mesaj vermiştir. Dediğim dedik çaldığım düdük demeye devam etmeyin. Dost acı söyler..
MIŞ
*Kayseri Valisi’nin Yazıcıoğlu sağ Kayseri’ye getiriyoruz şeklindeki sözde beyanatının kimler tarafından ortaya atıldığı kafalarda soru işareti olarak kalmış.
DAMLA
Yüzüne karşı övülmek, ancak ahmakların hoşuna gider.