“GÖLLER ÜLKESİNDE ‘ ADA’ OLMAK, EN BÜYÜK SUÇTUR” Buda”
Uğur Mumcu vahşi cinayetle katledildiğinde derin işlerden anlayan birisi hanımına yaklaşır ve;”Uğur’un katilleri yanında timsah gözyaşı dökenlerdir”demiş. Evet! Son acı olayda Anadolu baştan sona kanla karışık gözyaşı dökerken, kandan, cinayetten ve Anadolu insanının cesetleri ile acıklı alınyazılarından derin çıkarlar devşirenler tiyatro sanatçılarını geçen iyi rollerde oynadılar ve yine izlerini kaybettirdiler, tabii şimdilik sevgili okuyucum.
Rahat ve konforizme talip olmak için genelde ‘din’in, özelde ise’Kur’an ve Sünnet’le hele hele islam’Şeriat’ının adının ‘TEĞET’dahi geçilemeyeceği bir ortamda nefes alıp veriyoruz. Hiçbir suçlamayla karşıya kalmamak için hiçbir şey yapmamak ve hiçbir şey düşünmemek, düşündüklerini konuşmamak gerektiği zamanda ve coğrafi mekanda olduğumuzu bilmiyormuydun N. Fazılın deyimiyle ‘Anadolu’nun saf çocuğu’. Benim deyimimle “Muhsin Çccuk.”İslamın yiğit evladı.
Muhsin Yazıcıoğlu gibi(Rahmetullahi Aleyh)düşüncesini,siyasetini, hayat felsefesi ile
Stratejik plan ve projesi ile fikri esasını “Kur’an temelleri’ üzerine bina etmiş birinin –ve diğerlerinin- rahat bırakılacağını sanmak fazla iyimserlik olurdu.
En büyük öğretmen tarih ve tecrübedir. 40 yıldır memleketimizde sağ-sol, Türk- Kürt bahanesiyle öldürülenler ile; İran’da, Pakistan’da Mısır ve Suriye başta olmak üzere İslam ülkelerinde katledilenleri pazılın uygun yerlerine yerleştirmeye başladı bu yorgun beyin, HAMDOLSUN. Artık öldürülmenin ölmek olmadığını anlayacak bilgi ve bilgelik yeterliği kazandırdı yıllarca göz nuru döktüğümüz kitaplarla her türlü günah ve noksanımıza rağmen müptelası olduğumuz ilim.
MECLİSİN KÜRSÜSÜNDEN: “ŞERİAT KUR’AN’DIR”
Bireysel olarak yegane arzum ve idealim 5 vakit namazımı ‘TADİL İ ERKAN’ına,’ADAP’ına uygun eda ederek kul hakkı yemeden, eğer varsa benden fakir ve zayıflara zülm etmeden yaşayarak Allah’CC hesap verebilecek bir yüzle huzurullah’ta kıyam edebilme yani acizane kulluk mertebesine inebilmektir.
Eğer kulluğa müdahele ediliyorsa, inanan insanlar haram yemeye, dini celilin yasak ve haram kıldığı kıyafetlerle gezmeye kısaca gavura benzeyen bir yaşam dayatılıyorsa Muhsin Yazıcıoğlu gibiler iş başı, görev başı yapıyor fani dünyasına mal olsa da cihad ve zalimlerle amansız mücadelesini veriyor. Muhsin Bey’in işi ortalama insanın hayal ve hatır edebileceği bir eylem değil asla. Ama o yapması gerekeni yaptı, durması gereken yerde durdu gerisi kaderi ilahinin yedi kudretindeydi.
Yine ve tekraren evet; memleketin yetiştirdiği en temiz ve onurlu gazeteciler Uğur Mumcu bahanesiyle KAHROLSUN ŞERİAT kusmuklarının dışı boyalı içi pis ağızlardan sınırsız miktarda ve inanan bütün fertlere hakaret ve aşağılayacak eda ve sadada fışkırtıldığı günlerde mecliste konuyla ilgili olarak yapılan bir oturumda sloganlara en sert şekilde karşı çıktı ve ŞERİAT KURANDIR! KESİN! diyerek gürleyebilecek iman ve cesaret o günlerde ancak MUHSİN-güzel- bir Şarkışla evladında olabilirdi ve yüreğimize hiç unutamayacağım şekilde su serperek herkesin dini imanı bırakarak –din adamları da dahil- tam siper çukura yattığı günlerde ilahi duygulara hakaret edilmesinin önüne set çekmişti. Ondan sonra o meşum slogan fazla duyulmadı.
Bir diğer şey de Uğur Mumcu-merhum Allah CC rahmet eylesin yiğit insana—nun ağabeysi Ceyhan Mumcu bir röpörtajda Uğur’la küstünüz öldüğünde herhalde diye sorduğunda evet küstük sebebi de babam vefat ettiğinde tüm hafız olan babamın Kur’an’ını bölüşemedik o yüzden küstük demişti. Bunu da hafızanıza kaydederseniz İslam ülkelerindeki ölme/öldürülmelerin pazıllarını daha iyi yerleştirirsiniz herhalde. Demek insanların sonunda genlerine dönme ihtimalinden korkuluyor. İslami söyleme dönen bir Uğur Mumcu’yu tahayyül ediyorum da…mesela…
IRKI DİN’DEN ÜSTÜN TUTAN ZAVALLILAR !
Beynelmilel Yahudiliğin ve emperyalizmin kaşımaktan ve kanatmaktan en büyük haz duyduğu hatta hükümranlığını –küresel- minnettar olduğu en önemli sorunsal Yüca Allah’ın “Tanışasınız diye”yarattığı milletler ve ırklar sorunu. Yani bir nevi RENKLER SORUNU.
Muhakkak ki toplumumuzda ve bütün toplumlarda ırklar gerçeği vardır. Bu hakikatin ilahi sırrını kavrayamamış veyahut Kur’ani şuuru algılayacak kapasiteye ulaşmamış cılız beyinler kavmiyet-ırk-ve mezhep saplantı ve kaygılarını çoğu zaman ilahi dinin İMAN HÜKÜMLERİnden üstün çıkarma yanlış çabası içinde olmuşlardır. Bunlar vizyon ve geçerlilikten uzak düşüncelerini ikame etmek için islamın kardeşlik prensibine gizli gizli karşı çıkacaklardır. Ama, güneşin olduğu yerde tüm kandiller geçerliliği olmayan komik ışıklardır.
Sonuç olarak şehit Muhsin Yazıcıoğlu, Seyit Kutup, Hasan El Benna, Mevdudi, Dr. Ali Şeraiti, Allame Murtaza Mutahhari gibi her biri ayrı ülkeden ama karşı oldukları düşman aynı olan şehitlerin ulaştığı veya ulaşmak istedikleri amaçları ne olursa olsun. İslama ve imana ermiş milyarlarca müminin eşine ender raslanacak kadar büyük ve zalimlere karşı şuurlanmasında büyük vazife icra ettiler.
Evet onlar islama, kardeşliğe, adalete kısaca insanca bir hayata çağırıyorlardı. O insanları katl etmekle dünyanın kendi istedikleri kıvamda değişeceğini, onların ideallerinin ortadan kalkacağını ve acımasız uygulamalarını rahatlıkla sürdürebileceklerini sananlar yanıldıklarını anlayacaklar. Olacak olan kaçınılmaz son, inananların bazı sahtekarlarlıklarla hesaplaşacağı, kendi kendileri ve değerleri ile yüzleşerek hak ettikleri adil sona ulaşacaklarıdır.