Hürriyet yazarı Ayşe Arman Amerika’daki Leyla adında bir Türk bayanla röportaj yapmış ve kadın milletin inancına ve geleneklerine uymayan acaip ve de garaip şeyler söylemiş. Ne söylemiş? Ayşe Hanım demiş Arman’a, benim eşim ressamdı, sergiler açıyardu mükemmel bir insandı Amerika’da kalıyordu evlendikten sonra barlar , pavyonlar diskolar gezip tozuyorduk, günü gün ediyorduk, ne olduysa onun Fethullahçılarla tanışmasından sonra oldu. Namaza başladı, Kur’an okumaya başladı, içkiyi bıraktı, acaip bir insan oldu, onu kaybettim şimdi de oğlumu almak istiyorlar onu kaptırmayacağım demiş…Hatta taha ileri giderek Türk demek Fethullahçı demek gibi anlaşılıyor, onlar çok acaip çalışıyorlar falan demiş. Şu sözleri söyleyen maalesef Türk olduğunu söylüyor hatta ne yazık ki Müslüman bile olduğunu söylüyor. Kocasının namaza niyaza başlaması, alkolü bırakması, topluma faydalı bir insan haline gelmesini kaybetmek olarak görebilen bir kadını Ayşe Arman da röportajına çıkararak onun gibi düşündüğünü ortaya koyuyor. Oysa bu millet çok iyi biliyor ki alkolü bırakan, barları, pavyonları terk eden Allah yoluna dönen bir insan hidayete ermiş ve kurtulmuş olarak kabul edilir. Bu Allah indinde de böyledir, toplum indinde de… onların işine yaramıyor o ayrı mesele. Düşünün bir aileyi ki kocasıyla her gün barlara pavyonlara gidecekmiş, su yerine içki tüketecekmiş, her türlü gayri İslamiliği yapıp bunun adına da Türklük ve Müslümanlık diyecekmiş. Asıl böyle olanlar Türklüğe ve Müslümanlığa zarar veriyorlardır. Fethullah Hocaefendi’nin çalışmalarını bu yazıyı okuyunca bir kez daha takdir ettim. Allah kolaylık versin, Allah onlardan razı olsun. Ecdadımıza layık birer insan olmamız için gayret gösteriyorsa bunun neresi zararlı. Onlar insana kötülük mü öğretiyorlar. Gece hayatına mı mübtela ediyorlar, uyuşturucu bağımlısı haline mi getiriyorlar, tacizci, tecavüzcü, alkolik, hırsız, hortumcu şekline mi insanları sokuyorlar. Hayır tam tersi. Böylelerini bile hidayete erdirmişlerse söylenecek bir tek söz vardır Allah razı olsun. Amerika’da Türk gününü onlar yapıyorsa, tüm dünyadaki okullarında İstiklal marşını okutturuyorlarsa, insanlara kötülüklerden uzak kalmayı, insan sevgisini, vicdanı, merhameti, rahmeti öğretiyorlarsa bunun neresi kaybetmek? Bu kadın asıl kendini kaybetmiş ama farkında bile değil. Afrika’nın balta girmemiş ormanlarına gidip okullar ve hastaneler açıyorlarsa, oralara doktorlar gönderiyorlarsa bunu takdir etmek yerine ondan korkmak, onları eleştirmek bence insanın kendi kendiyle çelişmesinden öte bir şey değildir. Türk milletine, İslam dünyasına, Müslümanlığa bir zararı varsa ondan bahset de tamam diyelim. Her gece barlarda diskolarda içkiyi su gibi tüketip İslama ve Türklüğe yakışmayacak bir hayat tarzını, bir aile hayatını türk aile hayatı gibi tanıtmaya kimsenin hakkı yoktur. Ecdadımızın kemiklerini sızlatmaya da kimsenin hakkı yoktur. Batı tipi bir aile, amerikan tipi bir aile gibi yaşayıp sonra da eşi hidayete erince feryadı figan etmek olsa olsa Türklükten ve Müslümanlıktan uzaklaşmış bir insanın tavrıdır. Asıl o kendini kaybetmiştir…..
|