ALKIŞ
*Türkiye’yi darbeci oluşumlardan kurtarmaya yönelik operasyonlar yapan yargı ve güvenlik güçlerine,
DUYDUNUZ MU?
*Ergenekon’un 12. dalgasının ağırlıklı olarak eski rektörleri vurduğunu,
*Türkan Saylan’ın sonunda yakayı ele verdiğini,
*Çağdaş yaşamı Destekleme derneklerine baskınlar yapıldığını,
*Mehmet Haberal’a bazı CHP ve MHP’li vekillerin destek vermek için ziyarete gittiklerini,
*Ergenekon dalgalarının sona ermeyeceğinin görüldüğünü,
*Haberal’ın Ergenekoncuların Cumhurbaşkanı yapmak istediği isim olarak öne çıktığını,
*Dünkü Ergenekon Operasyonu’nun isimler bazında değil ancak kapsam olarak çok büyük bir alanı kapsadığını,
*Başkent Üniversitesinde öğrencileri provokasyonla yollara döktüklerini,
*Neden Ergenekon operasyonlarından birilerinin çok rahatsız olduğunu,
*Kayserispor’un önümüzdeki sezon şampiyonluğu oynacak bir ekip dizme gayretine girdiğini,
*Erciyesspor mağlubiyetinin kötü olduğunu, temsilcimizin iki galibiyet daha alması gerektiğini,
*Ekonomi’den sorumlu Bakan Nazım Ekren’in müthiş bir ekonomist olduğunu,
HABERAL MEĞER NE KADAR ÖNEMLİYMİŞ?
Dün Ergenekon Operasyonlarının 12. dalgasında gözaltına alınan Başkent üniversitesi Rektörü ve aynı zamanda Kanal B’nin sahibi Mehmet Haberal’a kimilerinin verdiği desteği görünce Ergenekoncular açısından meğer bu Haberal ne kadar önemliymiş demekten kendimi alamadım. Demirel’den Karayalçın’a, MHP’li Mehmet Şandır’dan yine MHP’li deniz Bölükbaşı’ya kadar birçok siyasetçi ona destek verdiler. Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan bir belgede Ergenekoncuların darbe yaptıkları takdirde Başbakan olarak Avukat Yusuf Erikel’i, Cumhurbaşkanı olarak da Mehmet Haberal’ı düşündükleri ortaya çıkmıştı. Yani özeti şu: Eğer Ergenekoncuların darbe senaryoları gerçekleşseydi bugün Cumhurbaşkanı Gül’ün yerinde Mehmet Haberal oturuyor olacaktı. Bu nedenle demek ki çok önemliymiş. Haberal’ı ta Ecevit zamanından hatırlıyoruz. Ecevit’in doktoruydu. Başkent Hastanesinde Ecevit’e tedavi uygulanıyordu ve Ecevit her geçen gün daha kötüye gidiyordu. O zamanlar bazı iddialar ortaya atılmıştı ve Rahşan Ecevit Bülent Ecevit’i bu hastaneden kurtararak onların elinden bir nevi almıştı.
TÜRKAN SAYLAN’I SAVUNANLAR
Bu kadının neyini savunuyorlar anlamıyorum. Cumhuriyet mitinglerinde, konferanslarda milli değerlerimize söylemediğini bırakmamıştı. En son konuşmasında bile Ecdadımız Osmanlı’ya ağır hakaretler sıralamıştı. Kanadoğlu ile ikisi veryansın etmişti. 28 Şubat sürecinde Saylan çok önemli bir rol üstlenmişti. Hatta Samanyolu Televizyonunda 28 şubatla ilgili yayınlanan dizi film Şubat Soğuğunda Saylan’ın karakterini canlandıran bir bayan vardı. Bütün işler onda düğümleniyordu. 28 Şubat’ın en hareketli aktörlerinden birisiydi. O günden bu güne kadar aynı çizgide gitti. Hep irticadan bahsetti, laiklikten bahsetti. Toplumu kutuplaştırmaya çalıştı. Nihayetinde Ergenekon sanığı olarak gündeme düştü.
EROL MANİSALI
Ben en çok Erol Manisalı’ya hayret ettim. Kitaplar yazıyordu, Türkiye elden gidiyor, satılıyor, parselleniyor, parçalanıyor diye televizyon televizyon geziyordu. Oysa ortada ne satılma var ne parsellenme. Demek ki o da işin bir yerinden tutan adam olarak öne çıkıyormuş. Ulusalcıların en çok önem verdiği Prof.’lardan biriydi. Şimdi o da Ergenekon sanığı olarak ifade veriyor. Yalçın Küçük, kemal alemdaroğlu, Kanadoğlu, Türkan Saylan, Tuncay Özkan, Kemal Yavuz, Mustafa Balbay, ilhan Selçuk… ve daha niceleri. Şimdi millet çok daha iyi anlıyor ki ortalığı velveleye vermek isteyenlerin asıl niyetleri neymiş?
ADD-ÇYDD-68’LER VAKFI
Son Ergenekon operasyonlarına baktığımızda ilginç bir yapı ortaya çıkıyor. Nerelere baskın yapılmış? Önce Atatürkçü Düşünce Derneklerine, ardından işçi parti bürolarına, ardından Çağdaş Yaşamı Destekleme derneklerine, ardından 68’ler kuşağı denen 68’ler vakfı’na… bunları yan yana getirdiğimizde bir fotoğraf ortaya çıkıyor. Milleti sokağa dökmek isteyen güçler, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yapılan mitingler ve bu sivil toplum örgütleri….
ART-BRT-KANAL-B-ULUSAL KANAL- KANALTÜRK
Ergenekon kapsamında daha öncekiler ve dünküler olarak baktığımızda bu işin medya ayağının da fotoğrafı ortaya çıkmış gibi. Önce Tuncay Özkan’ın kanalı Kanaltürk’te aramalar yapıldı, ardından Perinçek’in Ulusal Kanal’ında, ondan sonra Özbek’in ART’sinde ve son olarak Kıbrıs’taki BRT ve Haberal’ın puştluk yapın dediği Kanal B’de uzun uzun aramalar yapıldı. 5 televizyon kanalı didik didik arandı. Ergenekoncuların medya ayağı olarak algılandılar.
NEREDEN NEREYE?
Bir zamanlar Vakit’e baskınlar yapılır uzun aramalar yapılırdı. Kanal 7’ye baskınlar yapılır aramalar yapılırdı. Ama şimdi rüzgar tersinden esmeye başlıyor. Tam tersi kanallara baskınlar yapılıyor aramalar yapılıyor, sahipleri gözaltına alınıyor, Ergenekon örgütüne üye olduğu iddia ediliyor. Yani şunu anlatmaya çalışıyorum Türkiye nereden nereye gelmiş. Bunu görmek istemeyenlere hatırlatmak istedim.
ORDU GEREKİRSE DARBE YAPAR DİYEN REKTÖR
Bu operasyonda yani 12. dalgada daha ziyade beyin takımları alındı. Rektörler, eski rektörler çoğunluğu profösörler, akıl hocaları. Ülkeyi bir darbe ortamına sürüklemek isteyenlerin beyin takımı diyebiliriz. Bunlar zaten açık açık söylemiyorlar mıydı? Ordu gerekirse darbe yapar ve yapmalı diyen rökterler çıkmadı mı? Dünkü alınanlardan birisi de oydu zaten. Bir bilim yuvasında demokrasiyi ortadan kaldırmak isteyen bir akademisyen rektörlük yapıyorsa vay Türkiye’nin haline?
MIŞ
*Türkiye derin bir yapılanmadan yavaş yavaş kurtuluyormuş.
DAMLA
Sabır göstermek, zafere ulaşmanın ilk şartıdır.