ALKIŞ
*Kısa süre içerisinde uydu yayına geçen TV Kayseri olarak dışarıya açılan elif TV’ye,
DUYDUNUZ MU?
*Son zamanlarda insanlarda büyük bir gerginlik görüldüğünü ve herkesin birbirini paylamaya başladığını,
*Zonguldak ve Bartın’da bulunan Hanta Virüsü’nün Türkiye’yi endişelendirmeye başladığını,
*Türksolu adı verilen derginin merhum şehit Yazıcıoğlu hakkında çok ağır hakaretler yayınladığını,
*Akreditasyondaki ayrımın eleştirilmeye devam ettiğini,
*Zaman Gazetesinin Genelkurmay Başkanı’na tam sayfalık bir cevap yayınladığını,
*Türkan Saylan’ın misyonerlik yaptığının tescillendiğini, bu nedenledir ki batı basınının son Ergenekon Operasyonunu cadı avına benzeterek eleştirdiğini,
*Bahçeli’nin kutlu doğum nedeniyle güzel şeyler söylediğini,
*Bu haftasonu mahallelerdeki spor salonlarında kutlu doğum etkinliklerinin icra edileceğini,
*Radyolar birliğinin günlerdir kutlu doğum etkinliklerine hazırlandığını,
*Hasan Cemal’in Genelkurmay Başkanı’nın konuşmalarından ikna olmadığını yazdığını,
*Yazgülü Aldoğan adlı Posta yazarının bizim Şamil’i iyice sinirlendirdiğini,
*Ahmet Hakan’ın tamamen yolunu yordamını şaşırmış bir dönme şekline dönüştüğünü,
ÖLÜMÜNE AKREDİTASYON
Yazıcıoğlu Helikopter kazası nedeniyle dağlık bölgede yapılan araştırmalar esnasında ilginç bir akreditasyon rezaleti yaşanmış. Dün tüm ulusal internet siteleri ve gazetelerde yeralan haberde askeri helikoptere dağ başında CİHAN Haber Ajansı muhabiri alınmamış. DHA Muhabiri helikoptere alınırken askeri yetkili senin akreditasyonun yok sen binemezsin sen sivilsin diyerek onu dağda bırakmış. Nasıl geldiysen öyle git demiş. DHA Muhabiri sanki askeri bir kişi oluyor da CİHAN’ınki ise sivil oluyor. Bu hilkat garibesi akreditasyonu anlamak mümkün değil. Yahu adam dağ başında donarak ölsün mü? Bu ne vicdansızlık ve insafsızlık. Hasılı çocuk bir gazeteci ve görevini yapıyor. Hem de dağ başında. Ne olur yani onu da helikoptere alsaydınız, oracıkta donmaya ve ölüme terk etmeseydiniz? Bu kafa ile bir yere gidilemez. Genelkurmay Başkanı ne kadar demokrasiye bağlıyız falan filan dese de işte böyle bir şey hepsini silip süpürüp gidiyor. Hiçbir inandırıcığılı kalmıyor. İnsan düşmanı bile olsa oracıkta bırakmaz.
ALLAHTAN BİZİM AKREDİTASYON SORUNUMUZ YOK
Nasıl yok? Biz kurulduk kurulalı hiçbir zaman akredite edilmedik. Kim tarafından askerler tarafından. Ne güzel değil mi? Eh biz de gitmiyoruz oluyor bitiyor. Ne yani bize akreditasyon verin diye yalvaracak mıydık? Vermezlerse vermesinler. Dünyanın sonu değil heralde. Kayseri’de bir Elif TV’nin bir de bizim akreditasyonumuz yok. Varsın öyle olsun. Ne çıkar.
DİSK’İN İNADI
Hükümet ne yapsın, 1 Mayıs tatil olsun dediler ve tarihte ilk kez 1 Mayıs resmi tatil ilanedildi. Ama birileri bununla yetinmek istemiyor illa da olay çıkartacağım, Taksim’e ineceğim diyor. Taksim 1 Mayıs gösterilerinin şimdiye kadar milletimizin hafızasına açtığı korkuyu herkes biliyor. Ama DİSK halen inadım inat adım Kel Murat diyerekten 1 Mayıs’ta Taksim’de illegal gösteri yapmakta kararlı görünüyor. Bunların derdi üzüm yemek değil kesinlikle bağcı dövmek için Taksim de Taksim diye tutturuyorlar. Taksim’e insen orada gösteriler yapsan, her tarafı yaksan yıksan ne kazanacaksın söyler misin? Bir de sivil toplum örgütüyüm diye gerine gerine geziyorsun.
TÜRK SOLU DENİLEN UCUBE..
Türk Solu adlı bir dergi var. Sözde laikçi, Kemalist, komünist, ulusalcı karışımı bir dergi. Hangi servisin kontrolünde olduğu kimileri tarafından da biliniyor. Şimdi bu dergi milletimizin gözünün yaşı kurumadan çok büyük bir çirkinliğe imza atmış. Muhsin Yazıcıoğlu’nun ardından kötü bilirdik diye bir kapak yaparak her türlü hakaretleri sıralamış. Resmen kaşınıyor. Gelin beni kaşıyın dercesine bir yayın. Ama onların istediği bu kesinlikle kimsenin bulaşmaması gerekir. Onlar Türkiye’yi karıştırmaktan yana. Tüm milletin yüreğinin yandığı kazada o güzel insanın kaybedilmesine herkes ağlarken onlar ateşe körükle gitmeyi tercih ediyorlar.
HAYRULLAH TAŞÇI’NIN ACAİP RÜYASI
Meşhur bir Hayrullah amcamız vardır. 30 yıl boyunca hukuk mücadelesi vermiş, kendi arazisi zamanında Gesi Belediyesi tarafından gasbedilmiş, hukuk mücadelesi sonucu yarısını almış yarısı da gitmiş ama halen hakkını alabilmek için başını vurmadığı yer kalmamış bir yaşlı amcamız. Dün bir faks çekmiş ve bir rüya gördüm ve kaleme aldım. Allah rızası için bunu yayınla diye de bana yenim vermiş. Onu karmayıp rüyasını yayınlıyorum.
İşte Hayrullah Taşcı’nın fıkra gibi rüyası:
Bugün rüyamda ölmüşüm kendimi çok şiddetli bir ateş içinde buldum. Ya Rabbi bu ne hal derken buranın Cehennem olduğu söylendi. Bir de baktım karşıda güllük gülistanlık yeşillik bir yer var. Burası da cennet dediler. Cennetliklere bağırdım dedim ki sizin oraya ulaşıp sormak istiyorum bu cenneti nasıl kazandınız diye? Onlar da bir köprü yapmamızı ve köprünün yarısını da cennettekilerin yapacağını Cennettekilerle görüşüp cennetin nasıl kazanıldığını öyle sorabileceğimizi söyleyince ben de hemen Cehenneme döndüm. Arkadaşlar aranızda genel müdür, müdür, müsteşar, bakan milletvekili, başbakan general amiral kim varsa toplanın kanun çıkartın ve Cehennem ile cennet arasına bir köprü yapalım dedim. Onlar hemen kanun çıkarttılar, toplantılar yaptılar, hakim savcı avukat vali kaymakam hep incelediler. Üzerine düştüler. Mühendisleri buldular. Müteahhit de ben Hayrullah Taşçı oldum. Demirci, kalıpçı, sıvacı hepsini kısa sürede bulduk başladık köprüyü yapmaya. Bize ait kısmı yaptık. Baktık ki Cennettekiler hiçbir şey yapmamış. Kardeş neden yapmadınız bak biz hemen yaptık deyince onlar da dediler ki biz yapacaktık ama bu saydığınız kişileri burada hiç bulamadık o yüzden yapamadık. Dediler. Uyandım ki yatağın içindeyim. Çok şükür bu rüyaymış yahu dedim. Ya gerçekten böyle olsaydı ne yapardık dedim.”
İŞSİZLİKTE REKOR ARTIŞ
Türkiye’de işsizlik tüm zamanların en korkunç rakamına ulaştı. Tam 15.5 milyon insan işsiz. Bu durum ürkütücü ve de korkutucu. Hükümetin biran önce bu konuya bir çare bulması gerekiyor. Kriz en çok işsizliği artırdı. Sabancı bile 1200 işçiyi kapıdışarı koydu ama hemen ardından Uzanların yalısını aldılar. Bu nasıl bir şey. İşverenler krizi bahane edip işçi çıkartıyorlar. Yazık değil mi günah değil mi?
MIŞ
*İlham Aliyev konuşmasında Cumhurbaşkanı Gül’ün adını ağzına almamış. Türkiye ne yapsın kardeşim.
DAMLA
-Bitkinin güzelliği, tohumun iyiliğinden gelir.