ALKIŞ
*Oynadığı son oyunla düşme tehlikesini atlatan ve gelecek için umut veren erciyesspor’a,
DUYDUNUZ MU?
*Saylancıların iyice gemi azıya aldıklarını,
*ETO ile PKK bağlantısının araştırıldığını,
*Yazıcıoğlu helikopteri ile ilgili yeni iddiaların ortaya atıldığını, helikopterdeki hafıza kartının kayıp olduğunun ortaya çıktığını,
*Okullarda uygun adım döneminin sona erdiğini, eğitimin sivilleşmede ilk adımları attığını,
*Devletin vergi indirimi getirmesine karşılık ürünlerine zam yapan otomobil firmalarına büyük tepki doğduğunu,
*Mumcu suikastinin aydınlanmasına ramak kaldığını,
*kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın son salvolarının tabanda büyük tepki gördüğünü,
*Numan Kurtulmuş’un lider benim diyerek otoritesini ortaya koyduğunu,
*Hüsamettin Özkan’ın yine sahneye çıktığını,
*Haberalcılar arasında Deniz Bölükbaşının da katıldığını,
*Hükümet işsizlik maaşını artırıp aynı zamanda yararlanma kapsamını genişlettiğini,
*Raylı sistem için yüz kişi alınacağını ancak şartların iyice zorlaştırıldığını,
MÜRACAATLAR BİNİ GEÇTİ
İşsizlik patlamasının yaşandığı ülkemizde tam da bu aşamada belediyenin raylı sistem için 100 kişi alması gündeme geldi. Müracaatlar bu hafta sona eriyor. Mayısın ilk haftasında sınav var. Ancak şartlar iyice zorlaştırıldı. Örneğin 25 yaş şartı konuldu. Kayseri’de 3 yıl ikamet etme şartı konuldu. Hal böyleyken bile şartları tutan başvuruların sayısı bini geçmiş durumda. Yüz kişi alınacak ve binden fazla müracaat var. Zor bir durum. Ekmek aslanın ağzında. Öyle ahım şahım bir maaş da yok. Ortalama 600-700 milyon civarında bir maaş alacaklar ama bunun için bile müthiş bir yarış başladı. İşsizlik en büyük sorun. Tamam hükümet bir dizi önlem alıyor ne yapıyor? İşsizlik maaşından yararlananların sayısını biraz artırmaya çalışıyor. İşsizlik maaşına % 25 zam koyuyor. Başka da bir şey yok. Oysa daha köklü daha radikal önlemler almak gerekiyor.
KİM BU TÜRKAN SAYLAN?
Başartösü düşmanlığı had safhaya çıkmış bir yaşlı kadın. Misyonerlik yaptığı iddiaları var, PKK’lılara burs verdiği iddiası var, annesinin hristiyan olduğunu bizzat kendisi söylüyor. 28 şubat’ın en önemli figürlerinden de birisi aynı zamanda. Şimdi kimileri ona destek vermek için kuyruğa girmiş durumdalar. Bu desteği hak eden birisi mi? Asla. Ama en güzide kurumlarımız bile açık destek vererek kendilerini yıpratıyorlar. Efendim onu görmemek lazımmış. Neden görmeyecekmiş ki? Onu görme bunu görme. İyi o zaman senin gör dediğini görsünler görme dediğini görmesinler.
ERTUĞRUL GÜNAY YALPALIYOR
Muhsin Yazıcıoğlu kabrinin Tacettin Dergahına defnedilmesi için bakanların hepsi imzayı atmış sadece Kültür Bakanı Günay imzalamamış. Bu yetmiyormuş gibi bir de son zamanlarda Ergenekon çıkışları yapmaya başlamış. Ergenekon savunucusu kesiliyormuş. Olacağı buydu zaten. Ertuğrul Günay kimdir ki? Bakanlığı hak etmiş birisi midir? Eski solculardan halen de solcu birisi. Müslüman solcular diye Mehmet Bekaroğlu ile oluşum yapmıştı. Ne muhafazakar ne tam solcu. Arada gelip giden birisi. Şimdi hükümet içinde aksamaya başladı. Bence biran önce değiştirilmeli, Kültür Bakanlığına gerçekten bu milletin sevdiği birisi atanmalı. Ergenekonu savunmak sana mı kaldı kardeşim, Türkan Saylan’ı savunmak sana mı kaldı. Tüm bakanlar imzalıyor Yazıcıoğlu kabrini de sen neden karşı çıkıyorsun?
OKULLARDA KIT’A DUR DÖNEMİ BİTTİ
Öylesine militarizme yakın bir demokrasi ile yönetiliyorduk ki bunun en güzel örneği ilk okuldan lise sona kadar beden eğitimi derslerinde olsun törenlerde olsun askeri kışla görüntüsü veriyorduk. Öğretmenler öğrencilere ne derdi, sağa dön, sola dön, ileri marş, kıt’a dur, uygun adım marş. Hepsi askeri terimler. Tipik bir kışla modeli.Ancak yeni yeni bunları değiştirmeye başladık. Artık törenler için resmi bir kıyafet olmayacak kıta dur da olmayacak. Çok anlamsız görünüyordu zaten. İlkokul 6. sınıftaki kız öğrencinin uygun adımla, kıta durla ne işi olur zaten ki? Garip bir uygulamaydı, yıllardır kimsenin dikkatini çekmiyordu. Nihayet yeni düzenleme ile bu görüntüler ortadan kalkıyor. Bunun ne faydası olur diyenlere derim ki en azından psikolojik bir faydası olur. İnsanlar daha ilkokuldan askeri eğitimde gibi hissetmez kendilerini, Türkiye’nin askeri idare ile yönetilmediği ortaya çıkar.
JANDARMA’NIN BAŞINA SİVİL Mİ ATANACAK
Jandarma’nın başına AB yasaları çerçevesinde sivil atanacakmış. Tümüyle İçişleri bakanlığına bağlanacakmış, valiler ya da emniyet güçleri tarafından idare edilecekmiş. Buna askeri kanattan tepki varmış. Ama Avrupa Birliğine uyum yasaları içinde Türkiye bunu mutlaka 5 yıl içinde yapmak durumundaymış ve startı verilmiş. Düşünsenize böyle bir uygulamayı. Kayseri’de Jandarma Bölge komutanı bir sivil olursa, ya da oraya bir emniyet müdürü atanırsa nasıl bir değişim olur?
TÜRKİYE SİVİLLEŞİYOR…
Türkiye son yıllarda hızla bir sivilleşmeye doğru gidiyor. Her alanda hem daha demokratikleşiyor hem de daha sivilleşiyor. Daha öncesinde tipik bir üçüncü dünya ülkesiydik. Asker istediği zaman müdahalesini yapar parlamentoyu fesheder, sıkıyönetim kanunlarını uygular her istediğini yapabilirdi. Oysa son yıllarda hem darbelerin önlenmesi noktasında hem de suç işleyenin sivil asker ayrımı yapılmaksızın tutuklanması gözle görülür bir değişimi beraberinde getirdi. Türkiye’nin son on yıldaki sivilleşme atağı eğer birkaç yıl daha devam ederse gerçekten ülkemiz tam bir demokrasiye kavuşabilir. İşte o zaman büyük bir atılım yapabilir.
BÖYLE KARDEŞLİK OLUR MU?
Hani Azarbeycan bizim kardeşimizdi, hani ayrılmaz bir ikiliydik. Hani tek devlet iki ülke idi? Bir Ermenistan sınırını açacağız diye anında asıl onlar bizi satmıyor mu? Gidip Rusya ile müttefiklik imzası atmıyorlar mı? Demek ki hepsi yalanmış. Aldatmacaymış. En ufak bir çıkarına dokunduğun zaman en büyük u dönüşünü bile yapabilirlermiş. Türkiye ne yapsın? Büyük güç olma yolunda Ermenistan ile ilişkileri düzeltmesi gerekiyorsa bunu Azarbeycan’ın anlayışla karşılaması ve daha makul mantıklı hareket etmesi gerekmez mi? Hep kabahati Türkiye’ye buluyoruz. Hiç mi Azarbeycan’ın kabahati yok? Şimdiye kadar Türkiye için onlar ne yapmış? Hep Türkiye onlara kol kanat germedi mi? Ne olur yani bir sınır kapısı açmakla dünyanın sonu mu olur? Ama Azarbeycan’daki bazı çevrelerin amacı başka başkaysa onu da açıkça anlatsınlar.
MIŞ
*Fener’in ışığı sönmüş. Son yenilgi ile havlu atmış. Tarihinin en kötü sezonunu geçirmiş. Artık Fener’de büyük değişim şart görünüyor.
DAMLA
Geçme namert köprüsünden, koy götürsün su seni. Yatma tilki gölgesinde koy yesin aslan seni