Yunanistan düşman konseptinde iken çardağın çakıl taşları bile problem oluyordu.
Hakeza Suriye de düşman konseptinde iken, aramızdaki sınır olmasa, Kayseri ile Sivas gibi iki komşu şehir olan, Hatay ile Halep arasındaki çaylar sorun olmaktaydı.
Devletin değişen ‘Derin stratejisi’ ile sıfır sorunlu komşuluk konsepti bir çok yanlış algılamayı değiştirdi.
Aslında sadece algılama değişmedi.
Kamu oyu oluşturan iç siyaset örgütlenmelerini, siyasi ve çeşitli yapılanmaları derinden etkileyen, Devletin iç organları mesabesindeki (Ergenekon gibi) yapılanmaların tasfiye sürecini de başlatmış oldu.
Kıbrıs konusundaki değişen strateji ve konsepte bağlı olarak ortaya çıkan iç politik durum da bundan bağımsız değildir.
Ermenilerle uzun yıllara dayanan dış politikayı da aynı enstrümanlar oluşturmakta idi.
Şimdi Ermenistan’la değişen stratejiler çerçevesinde yeni bir dış konsepti oluşmakta.
Bu konseptin oluşmasında, tasfiye sürecindeki yapı elemanlarının tepki vermemesi mümkün değil.
Hele ki görevden vazife çıkaranların bu tasfiye sürecini sindirmeleri öyle kolay bir şey değildir.
Yeni dönem Ermenistan ile oluşacak dış politika stratejilerine, Azerbaycan üzerinden tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi, aktif tepkiler koyacaklar-koymaktalar.
Tasfiye sürecindeki örgütün, muhalefet parti- Medya – kimi Sivil toplum örgütü ve Bürokrasi içindeki uzantıları koydukları tepkiyi kamu oyunda yaygınlaştırmaya canhıraş bir şekilde çalışmaktalar.
Ermenistan’la ilişkiler düzelirse iyi mi olur diye soranlara, Yunanistan ve Suriye ile ilişkiler düzelince kötü mü oldu...!? diye sormak lazım gelir.
Irak ve Kuzey Irak ile ilişkilerde böyledir.
Bu güne kadar, iç politikayı oluşturup denetiminde tutan yapılanmanın iç ve dış düşman-lar ittihaz ederek oluşturduğu ‘GÜÇ’ tükenince kendiside doğal olarak tasfiye sürecine sokulmuş oldu.
Suriye ve Yunanistan düşman konseptinden çıkınca, PKK ve benzeri illegal örgütlerin üzerinden devşirilen iç politika malzemeleri tükendi.
Irak ve Kuzey Irak ile oluşturulan yeni stratejik sıfır problemli komşuluk konsepti bu etnik tabanlı malzemeyi kullanılamaz ve iş görmez haline getirmekte.
Aynı şekilde; İç düşman olarak bir ‘İrtica ‘adı altında algılatılan sanal kesim AKP iktidarı ile ortadan kalkmış oldu.
En son gündeme oturan Genelkurmay Başkanının yaptığı konuşmayı da bu perspektiften değerlendirmek gerekir.
Devlet iç ve dış politika stratejisi ile beraber iç organlarında meydana gelen, zamanla oluşan ve kendisinin amacı doğrultusunda doğru çalışmasını engelleyen, kireçlenmeyi ve kireçlenme sonucunda oluşan tortuları ‘Elma Sirkesi’ ile temizlemekte.
Ve yeni dönem için hijyenik-steril bir ortam hazırlamakta.
Elmada bulunan yoğun ‘E’-‘D’ ve ‘F-G’ vitaminleri, eski alışkanlıkları bir türlü bırakamayan eski yapıya ağır gelmekte ve kendi sağlıkları için gerekli ve zorunlu olan yeni yapı çalışmalarını zorlaştırmaktadır.
Hijyeni yapanlar- sterilizatörler bu sirkenin dozajını iyi ayarlamazlarsa kireçlenme ile birlikte, eski yapı elemanlarının ortadan kaldırılmasına sebep olabilirler.