“KUTSAL AMAÇLARINIZA ULAŞMAK İSTİYORSANIZ HAREKET EDİN. HAREKET HALİNDEKİ HEDEF VURULMASI EN ZOR OLANDIR.” Alries
İstanbul’da halk ayaklanmış. Nümayişçiler yürüyüş yapıyor, vaveylayı koparıyor. Sloganları ise “İSTEMEZÜK, İSTEMEZÜK” Devlet erkanı ve padişah’da işin perde arkasında şimdiki darbeci generaller gibi, toplumsal kakışmanın arkaplanında yeniçerilerin yani ordunun olduğunu sanıp bayağı paniklemiş ilk etapta.
Ortalık azıcık yatışınca hafiyeler gizli bir kamuoyu araştırması yapar ve bakarlar ki korktukları boyutta değil olay. Hafiften, hafiften köşeden bucaktan tutuklamalar ve tedip işlemleri başlamış. Bir iş eylem veyahut miting yapacağı zaman CHP li ve Kemalist sol-nasıl bir güruhsa-kesimin genelkurmayı gözlerinin ucuyla kollamaları gibi bir haleti ruhiye ile ilkin çok korkmuşlar ama istemediklerinin padişah değil sadrazam olduğu anlaşılmış. Sadrazamı, zamanını ve olayın en ince kısımlarını okumuştum ama unuttum. Önemli olan mantığı diye naklediyorum.
Başkaldırıya iştirak edenler teker teker, elebaşılar kolaylıkla enterne edilmişler ve tek tek sorgulanıp cezalar yağmaya başlamış. Sonunda sıra upuzun sakalıyla nümayişe katılan ve “İSTEMEZÜK, İSTEMEZÜK” diyerek diğer nümayişçiler gibi slogan atan BEKTAŞİ’ye gelir. Erenler utanmıyor musun? Sadrazam hazretlerinin ne kötülüğünü gördün de “İSTEMEZÜK, İSTEMEZÜK” diyerek çoluk çocuğu gençleri kışkırtıp devlete karşı getiriyorsun yaşından başından bir de koskoca sakalınla utan mıyor musun erenler diye mahkeme başkanı ta’zirde bulununca;
“Haşa efendim, demiş Bektaşi dede; benim karşı olduğum tek kişi var o da meyhaneci Agop, demiş. Ne yaptı meyhaneci agop sana diye sorulunca da ‘şaraba su katıyor bir de kazıklıyor, şarabı pahalıya satıyor”demiş.
Artık seçim bitti. Çok şükür kabiliyetli olan, hizmet eden bence en önemlisi layık olanlar seçildi ve kazasız belasız milli—mahalli irade tecelli etti. Bu kıssayı seçimlerden evvel yazmadığımın nedeni hiçbir partinin payandası olmamak iradesiydi yalnız ve yalnızca.
Özelde sayın Özhaseki’ye genelde AK Partinin bütün icraatlarına karşı olan mürekkep yalamış kesimle siyaset ve yalan yalamış İYİ ŞEYLERE VE HİZMETE MUHALİF zümreleri Bektaşi dedenin “İSTEMEME”modunda ele alalım. Yani neyi ve niçin istemediğini bilmeme makamında bir zavallı. Bir açıdan da mecburuz. Sıhhatli bilinçli bir “İSTEMEME” saygıyla karşılanabilir ama her konuda her şeyde “İSTEMEZÜK”çülük artık laboratuar ve psişik klinik alanına giren tedavisinden ümit kesilmiş vakadır, diye düşünüyorum.
Seçimde hazırladıkları plan ve projelerini içeren bröşürleri en ince ayrıntısına kadar irdeledim gerçekten ikna edici, halihazırdakileri geçecek bir şey görsem kesinlikle oraya verecektim. Saadet Partisi hariç diğerlerinin bütün plan ve proje diye sunduklarının toplamı bir KADİR HAS etmez dedim ve sayın Özhaseki dedim.
Çevresinde şişinenler sakın kendilerinden hoşlandığımızı ve her şeylerine katlanacağımızı sanmasınlar. Gözüne girerek çevresine sığındıkları adama yatsın kalksın ve dua etsinler. Adama leke getirmesinler makamlarının kıymetini bilsinler. Hasekioğlu olmasa enselerinin kökünü görürlerdi. Oraları değil.
HERŞEYİ İTİRAF EDİN KURTULUN , BAŞKA ÇARENİZ YOK SAYIN ERGENEKON’UN KULLANDIKLARI. AZICIK CESUR OLUN MEMLEKET KURTULSUN
Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan
bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten
korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.
Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar. Büyücü bakar
ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski
haline döndürür.
Ve der ki ´Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin
yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.´Sen en iyisi faresin fare kal. İşçisin işçi kal şarkısındaki gibi.
SHAKSPEARE’İN YORUMU;
´İnsanların çoğu sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.´
UNUTMAYIN CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ERGENEKON VE AVUKATLARINA ESARET ETMEK BAŞLAR…