Evet, Ergenekon siyasi bir davadır. Siyaseti kontrol etmek, iktidarı devirmek, kendi doğrultusunda iktidarlar oluşturmak, gerekirse darbe yaptırıp ülkeyi yeniden dizayn etmek isteyen bir yapı olduğu için elbette Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan, tutuklanan yargılananların büyük bir kısmı da siyasetçi, gazeteci, asker, emniyetçi ve akademisyenlerden oluşuyor. Ergenekon evraklarından çıkan sonuca göre onlar için de medya çok önemlidir. Medya’yı ele geçirmek lazım. Bu doğrultuda birçok gazeteyi ve gazeteciyi de fişlemişler, kendilerine yakın olanlarla dirsek temasında bulunmuşlar, medya operasyonları yapmışlar, gazeteler ve televizyonlar ele geçirmeye çalışmışlar. İktidar neyle yıkılır, elbette başta medya yayınları ile. Onlar da boş durmamış neler yapmışlar neler. Daha yeni yeni farkına varıyoruz. Biz zannediyorduk ki iktidarı sevmiyorlar onun için eleştiriyorlar ama öyle değilmiş asıl sebep başkaymış. Ergenekon’da medyanın önemini anlamak için Balbay notları yeter de artar bile.
Şimdiye kadar Ergenekon operasyonlarında çembere giren gazeteciler vardır ancak patronlar bazında henüz bu ayak eksik kalmaktadır. Hangi medya patronu kimlerle gizli görüşmeler yapıyor, hangi patron kimlere ne teminat veriyor, kimlerin avukatlığını yapıyor. Gazetelerinde televizyonlarında Ergenekoncuların avukatlığını yapanlar bir kenara gerçek manada avukatı olanlar bile yok mu?
Ergenekon’u Türk destanının adı zannederek tepki gösterenler, bilinçsiz tepki gösteriyorlar. Türkün önünü tıkayan, darbelerle ülkeyi geriye götürüp halkı birbirine kırdırmak isteyen zihniyet nasıl Türk’ün destanı olabilir ki? Ergenekon’u ulusalcı zannedenler gizli görüşmelerde nasıl ülkeyi birilerine peşkeş çekmek istedikleri ortada. Kendi menfaatleri doğrultusunda yeter ki ipler bizim elimizde olsun, ülke yönetimine biz hâkim olalım diyenler yeri gelmiş İsrail ile sıkı fıkı olmuşlar. Yeri gelmiş Amerika ve Almanya ile. Rusya’yla. PKK ile Devsol ve Devyol ile.
Ulusal ve yerel medyayı ele geçirme girişimlerini ibretle okuyoruz. Ve kendi kendimize soruyoruz. Acaba hangi ulusal ve yerel medyayı ele geçirmişler? Bunlar kimlerdir? Nasıl yayınlar yapmaktadırlar. Elbette davanın sonucunda bağımsız yargı bunların hepsini teker teker ortaya çıkaracaktır. Kimlerin kimlerle görüştüğünü, kimlerle yazıştığını, nasıl kumpaslar kurulduğunu, Hangi programların ne amaçla yapıldığını kamuoyu önüne çıkaracaktır. Vergi rekortmeni olanlar bu devasa servetlere nasıl sahip oldu bunlar da ortaya çıkacak. Seçim döneminde bazı ekranlar bir partiye adeta kin kustu. Aleyhte haberlerle açtılar yayınlarını gece sonuna kadar hep aleyhte. Bunların elbette bir sebebi vardır. Yoksa sadece dünya görüşünden dolayı olamaz. Bu kadar kin ve nefret olamaz. Tek amaçları iktidarı güçten düşürüp Ergenekon operasyonlarını sekteye uğratmak. Tabi böyle olunca kendilerine de bu operasyon ulaşmayacaktı. Bakalım kazın ayağı öyle mi olacak?