İSLAMİ KIYAFETİ YA DA OKULUNU UNUT, YA KANDİLE ÇIK YA DA ÖL’Ü DAYATAN AYNI İKTİDAR ERKİDİR. İLLA Kİ YOLA GETİRİLECEKTİR.
“VESİKALI DELİLER, ELEŞTİRİLDİĞİ ZAMAN ŞİDDETE BAŞVURMA EĞİLİMİNDE OLDUKLARINDAN, TIMARHANEYE KAPATILIRLAR; VESİKASIZLARINA İSE GÜÇLÜ ORDULARIN KOMUTASI TESLİM EDİLİR. BUNLAR DA BÖYLECE, ELLERİNİN ERİŞEBİLDİĞİ BÜTÜN AKILLILARI ÖLDÜREBİLME OLANAĞINA SAHİP OLURLAR. DELİLİĞİN EDEBİYATTA, FELSEFEDE VE SİYASETTE BAŞARI KAZANMASI ÇAĞIMIZA ÖZGÜ TUHAFLIKLARDANDIR. DELİLİĞİN BAŞARI KAZANAN TÜRÜ DE TAMAMIYLA İKTİDAR AMAÇLI GÜDÜLERDEN HAREKET EDER. ((Bernard RUSSEL))
İktidar denince cinsel iktidardan başka şey anlamayanlar için biraz ağar olacak ama, Bernard Russel’in İKTİDAR’ını ikinci kez okuyunca bin iki bin yıl evvel de olan şeylerin günümüze izdüşümü,düşünce ve davranışlarla insan doğasında meknuz olan iktidar hummasının bilinmesine yetecek kadar değinmek ve bir köşe yazısı miktarınca tepemizde boza bişiren herif i naşerif kalpazanların zihni, iradi arkaplanlarını bir nebze de olsa deşifre etmekte fayda var dedim. Ehline zaten kalu beladan beri malumda bizim gibi cahillere her okuduğu kitap taze bilgidir ve bizim okuduğumuzu okumayanlara bir katkımız olmuş olur. Ne de olsa”Farenin işediği denize kar”diyen atalar doğru söylemişlerse hiçbir çaba, hiçbir devinim ve katkı az ve lüzümsüz değil.
STATÜKOYU VE ANA KİŞİLERİ KUTSAYANLAR KUSURA BAKMASIN İŞE İLMİ TARİHİ PERSPEKTİFTEN BAKSINLAR
Toplum bilimlerinde iktidar aşkı, detaylı tarifiyle, gerek insan veya insandan başka şey olarak dış dünya üzerinde istenilen etkileri yaratma tutkusudur. Bu arzu insan fıtratının ESAS PARLA sıdır. Doğuştan enerji yüklü insanda bu yeti hem çok büyük hem de çok önemli bir yer tutar.
Tai dağının yanından geçerken, Konfüçyüs, bir mezarın başında acı acı ağlayan bir kadına rasladı. Üstat adımlarını hızlandırıp hemen kadına yaklaştı; üstat ağlamasının nedenini sordu.”Senin ağlaman”dedi kadıncağıza”acı üstüne acı çekenlerin ağlamasına benziyor.”Kadın,”Öyle”dedi,”Bir seferinde kocamın babasını bir kaplan öldürmüştü, sonra bir başka kaplan kocamı öldürdü, şimdi oğlumu da yine bir kaplan öldürdü.”Üstat,”Öyleyse niye bu diyardan gitmiyorsun?”diye sordu. Kadın şu yanıtı verdi:”Burada devlet baskısı yokda ondan.” Bunun üzerine üstat şöyle dedi: “Unutmayın çocuklarım, yavrularım: BASKI YAPAN DEVLETLER VAHŞİ KAPLANLARDAN DAHA DEHŞET VERİCİDİR.
Milletin kıçına giydiğine, başına örttüğüne konuştuğu ana diline hakim erkin karışması ve gavurca zülmüne gem vurma çabaları görüldüğü üzere zülümkarlar ve zalimlik yeni olmadığı gibi yeni değildir.
Yukarıya aldığımız parçanın da gösterdiği gibi hakim iktidarın –hükümet değil- popüler deyimiyle derin güçlerin yola getirilmesi, mazisi çok eskilere dayanan ve tarih boyunca insanlığı kahreden, insanlığa arzı dar eden bir sorundur. Bu sorunu çözmekten umudu kesenler her dönemde anarşizden ve günümüzde olduğu gibi kanlı terörden kurtuluş beklerler. Konfüçyenler ise bu işi yöneticilerin eğitilmesi yoluyla kabalık ve vahşet güdülerini törpüleyerek bu işi eğitimle halledeceklerine inanmışlardır. Eski Yunanda demokratlar, oligarklar-asker- ve tiranlık-kral- iktidarı ele geçirmek için çekişme halindeydi.
Kısaca ve özetle; tarihi ya da insan doğasını inceleyen bir kişi demokrasinin tam bir çözüm olmamakla birlikte, çözümün esaslı bir başlangıcı olduğunu açıkça görür. Sadece siyasal koşullar üzerinde durmakla tam bir çözüme varamayız; iktisadı da, propagandayı da, koşulların ve eğitimin etkilediği psikolojiyi de hesaba katmamız gerekir.
Russel yukarı da görüldüğü şekilde kitabında 1-Siyasi şartlar 2-iktisadi koşullar 3-Propaganda 4-Psikolojik koşullar olmak üzere özellikle bunların açılımı, tarihi uygulamaları üzerinde durdu ve çok faydalı oldu.
Kitap okunduğunda iktidar anlayışınız çok değişecek. Mesela ön ve arka balkonlarıyla erkek tavlayan birisi dağdaki çobanın oyuyla benim oyum bir sayılıyor derken o da iktidarının gereğini yapıyordu. Ben o zaman bu kitabı okumamıştım. Bir hocanın çıkıp öyle bir hatuna çıplak yerlerini başını ört demesi hükümet darbesi yapmasından büyük darbedir seksüelin iktidarında.
Bir de Russel diyor ki; “Din adamlarının iktidarı törenseldir”Buyuruyorlar. O zaman ben de; sesi güzel hocaefendilerle bizleri mevlide gittiğimizde milletin bizi pür dikkat dinlediği, gerçi benim sesim güzel olmadığı için Kısa Kur’an aşiri okurdum. Öyle ağzımı havaya dikip dilimi ve tükrüklerimi göstererek hava atarak okuyamazdım ama nezaketen de olsa hocam duayı siz yaptırın dendiğinde ve uzun bir dua yaptırdığımda duyduğum haz ve milletin Allah CC razı olsun--geçmişlerine sonsuz rahmet eylesin—sonuna kadar aşk ve şevkle dinlediği o anlar benim iktidarımmış meğer. Daha o zamanlar İKTİDAR kitabını okumadığımızdan iktidar peşinde değildim. Bir başka iktidarım daha var bunu beni uzaktan yakından tanıyanlar bilir o hocaefendiler kadar güzel okuyamazdım ama hepsinden fazla yeme iktidarım vardı, ne günlerdi o iktidar günleri. Ama gün geldi Avrupa hastanesinden doktorun birdi obezsin dedi ve iktidar o iktidarımız eks oldu. Sıhhatin iktidarı için çabalama mevsiminde yaşıyoruz herkese sıhhat ve yaşamlarında pozitif iktidarlar niyaz ediyorum efendim.