Bu gün bayram.
Bu gün gençliğin bayramı.
Bu gün;
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Bayramlar herkesimi bir araya toplayan, sosyal ve kültürel paylaşımlardır.
Bu törenlerde bölüşüm ya da paylaşımın en üst düzeyde yapıldığı, her kesimce bilinendir.
Bu bayram gençliğin her grubuna açık bir törendir.
Burada yapılan her çalışmaya, saygı göstermek gerek ve bu davranış çok alanlardır.
Türk gençliği, bu gün yurdun en güzel alanlarında, Ata’ya ve Cumhuriyete bağlılığın,
gönül huzuru içerisinde, kendi bayramını kutluyor.
Bayramınız kutlu olsun gençlik.
Geleceğimizi, yarınımızı, yarın ki yaşam şeklimizi,
bu değerli yaş grubu insanlarımız oluşturacaktır.
Görev ve sorumlulukları ağırdır.
Sorumluluk ağır diye korkutmak doğru değildir.
Yüreklendirmek gerek.
Desteklemek gerek.
Başarılarına alkış tutmak gerek.
Genç olmak hiç kolay değildir.
Yeni bir yaşam şekli, fırtınalarla dolu bir süreç.
Çocukluktan kurtulma dönemi.
İstekler sıralanmış, beklentiler yüksek.
Her şey en kısa sürede olabilir.
Her hangi bir uğraşı hemen bitirme isteği.
Sonuca ulaşma da acelecilik.
Yüksek dağları engin görme.
Ulaşılmaz yerler çok yakın.
Yapılamaz, ulaşılamaz başarılamaz; oda nedir?
Her şey çok kolay bir görünümde
Toplumda bende varım, bende buradayım diyen, dirayetli bir duruş.
Yeniliğe sonunda denk açık, kararlı genç duruş.
Benimde kendime göre değerlerim var diyen ve haykıran bir beden.
Benimde kendime göre, çevrem var genç insan.
Benimde arkadaşlarım var diyen, kararlı bir inanış.
Benimde sevdiklerim var diyen inandırıcı bir tavır.
Benimde beğendiklerim var diyen, asaletli duruş.
Benimde beklentilerim var diyen, azimli dik bekleyiş.
Bende tercihler yapmak istiyorum diyen, kararlılık, isteklilik.
Bende en güzeli yaşamdan istiyorum diyen, cesaretli yöneliş.
Benim yaptıklarımda görülsün, değerlendirilsin, değer verilsin diyen dik beden.
Gençlikle ilgili duruş ve bekletiliri kısa bir yazıya çevirmek kolay değil.
Böyle bir çalışmada da gençliğe verilen değeri yansıtmaz.
Bu gün bayramını kutlayan gençliğin sorunlarını, paylaşmayı, sadece bir kuruma bırakmak doğru bir hareket değildir. Gençliği seviyoruz onlar hepimizin gurur kaynağıdır diye, geçip gitmek ise hiç mi hiç doğru bir duruş değildir.
Samimi değildir, inandırıcı değildir.
Bu nesil bizim. Her kuruluş kendi imkânlarını ortaya koyup, gençlerin yararlanabileceği çalışma ve yetişme ortamları hazırlamalıdır. En belirgin çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığından sonra yerel yönetimler, üniversiteler, işverenler, sendikalar, spor kulüpleri, vakıflar ve dernekler yapmalıdır. Bu çalışmaları yaparken eldeki imkânlar önceki yıllara göre kat kat fazla kullanılmalıdır. Katkı payları artırılmalı, bütçeler büyütülmelidir. Neden derseniz; çünkü sorunlar büyümüş, yumak olmuş. Bu sorun toplumun ortak beklentisi olup; çözülmesi gereken en acil konulardan biridir ve toplumun ortak düşüncesidir.
Yarının bu günden daha iyi olacağı, inancıyla gençliği bir kez daha selamlıyorum.