Ödün nedir? Dilimizde ne manada kullanılır? Tekrarlamakta yarar var. Ödün, dilimizde uzlaşmak için isteklerin bir kısmından vazgeçme, kural genişletme, taviz verme anlamında kullanılmakta. Ödün tavizle eş anlamlıdır.
Ülkemiz dünya coğrafyasında, yeri, yurdu belli olan ve tüm özellikleri herkesimce bilinen, köklü geçmişe sahip, sosyal hukuk devletidir. Herkes bu ülkede yasaların işlerliğini gayet iyi bilir. Türk Halkı elinden geldiği kadar, devlete ve yasalara bağlıdır, hatta bu duruşu anlatmaya gerek bile yoktur. Günümüz koşullarına uygun olmayan, insanımızı yakından ilgilendiren ve ülkenin gelecekte yararına olacak konularda, yasalar çıkarma görevi yüce meclise verilmiştir. Zor durumlarda halkın kararını yansıtacak referandum işlerliği de milletin elindedir. Zaman ne olursa olsun, geçen her dilimde devlet ve iktidara karşı sürekli aleyhte çalışmalar olmuştur. Olmaya da devam edecektir. Dayanağı olmayan, sağduyudan uzak, her davranış ya da hareket, saman alevi gibi yanıp geçmiştir. Tutarlı ve insan mantığına uymayan her fikir, geniş paylaşım bulamamıştır. Geçtiğimiz yakın tarihte, birbirlerine olmadık şiddeti yapmaktan geri kalmayan farklı düşünce sahibi, bu gün aynı düşünce sahibi insanımıza karşı nezaket kuralları içinde ceket iliklemekte ve düşüncelerini beraberce paylaşmaktadırlar.
Anadolu insanı zekidir. Çalışkandır. Bütün insanlara karşı eşit mesafededir. Bu getiri Yüce Milletimizin var olan asaletli duruşu ve kültürel zenginliğidir.
Tarihte “Ne mutlu Türküm Diyene “ sözü Mustafa Kemal Atatürk tarafından boşa söylenmemiştir. Anlamı geniş olduğu kadar coğrafyası ve insan güzelliği de zengindir.
Lazı, Çerkezi, Efesi, Seymeni, Dadaşı, Kekkosu, Yörüğü, Avşarı, Türkmeni, Muacırı, Gaggoşu, Ökkeşi, Abdalı, Romeni, Göçmeni, hepsi farklı bir renk gibi görünse de bir bütünün güzellikleridir. Dün bu topraklarda kol kola yürüdük, acıları beraber yüreğimize düğüm yaptık, koyun koyuna yaşadık. Acıda dizlerimize vurarak ağladık. Zaferler de hep beraber naralar attık. Emeğin karşılığını bölge farkı yapmadan bölüştük. Hizmette sınır tanımadık. En iyisini en kısa zaman da yurdun her tarafına taşımada modern diye tanınan dünyayla yarıştık. Bu davranış millet bireyinin, ailesine ve vatanına bağlılığının bir göstergesidir. Yönetim sorumluluğu olan insanımızın yüreğinde, özünde halk sevgisi vardır. Yüreğinde millet ateşi vardır. Bazen yönetimdekiler, duruşta ve uygulayışta yanlış yapabilirler. Devleti, milleti ikinci plana koyup, kendi hedeflerini gerçekleştirmek isteyenler dün olduğu gibi bugünde olacaktır, yarında olacaktır. Yanlışın hesabı, bu insanlardan sorulacaktır. Vatandaş olarak bu konuda düşüncemiz, adaletin, yasalar doğrultusunda, siyasi kararlardan uzak işlemesidir.
Millet ve devlet bütünlüğü, ödünlerle, bir başka söylemle tavizlerle, gölgelenemez. Ödün verilemez. Taviz verilemez. İhtiyaç var ise, kanunla devlet bütünlüğü, daha geniş koruma altına alınarak, yasalarda vatandaş için iyileştirme yapılabilir. Yüce Türk Milletine, hiçbir ulus taviz vermiyor ve vermedi de. Türk İşadamlarının ticari girişimleri, batı dünyasınca sudan sebeplerle, engellendiğini sağır sultan bile biliyor. Girişimci ruhumuz çeşitli oyunlarla engelleniyor. Var olan zenginliklerimiz yine çeşitli nedenlerle paylaşım planına tabii tutulmaya çalışılıyor. Hiçbir güç, Yüce Türk Milletinin sahip olduğu, var olan, yeraltı ve yer üstü zenginliğini, o, bu ya da başka ad altında, ayrı kullanımlara açamaz.
Tarihi duruşu değişmeyen milletin, paylaşım biçimi de değişmeyecektir. Dün olduğu gibi, bugünde adil paylaşım, bu ülkede yapılmaya devam edecektir. Devlet önceden yaptığı gibi, bugün ve yarın, hatta gelecek günlerde de yaraları kendi saracaktır. Uzlaşı ve bölgesel paylaşıma asla yanaşmayacaktır. Gölgeye değil, gerçek dost eline ihtiyacımız var. Bu günlerde asaletli ve kararlı duruşa her zamankinden fazla ihtiyaç vardır. Küçük bir ateşin, büyük yangınlar çıkarabileceğini hepimiz biliyoruz. Küçük ve büyük yangınlara karşı, milletimizin ve devletimizin gücü yeterde, artarda. Bunun tüm dünya farkında, ya biz.