Kayserispor’da genel kurul huzur içinde yapıldı bitti… Geriye dedikoduları kaldı.
İnşaatçısından, taşeronundan, matbaacısına kadar eleştiri sayfaları açıldı. Yönetim şunu silmiş, yönetim bunu silmiş. Yok, şu kadar nüfuslu şehrin 155 delegesi varmış. Tepkiler çığ gibi büyüyormuş! Ya bırakın bu boş lafları, kimin ne tepkisi var parmağınızla gösterin de bizde görelim Allah aşkına. Satırlarınız dolsun, tepkiniz olsun diye günü birlik karalama yapıyorsunuz. Tepki varda biz mi görmüyoruz (!)
Geçmişte yöneticilik yapan tüm isimlere herkesin saygısı sonsuzdur. Ancak şu bir gerçek ki Kayserispor geçmişte yaşanan olayları bir daha yaşamak istemiyor. Kayseri halkı Kayserispor’un başarılı olmasını, huzurlu olmasını, dedikodulardan uzak bir takım olmasını arzuluyordu ve de bu oldu. Yani daha ne beklersiniz Kayserispor’dan ve yönetiminden.
Siz hiç Kayserispor’un çoğunluk sağlanamadığı için yapılamayan genel kurulunda bulundunuz mu?
Siz hiç Kayserispor’a başkan bulunamadığı dönemleri bilirmisiniz?
Küme düşüp çıktığımız dönemlerde ki sıkıntıları yaşadınız mı?
Daha sayamayacağım sayfalar dolusu olaylar var. Silah zoruyla takımın başına getirilen başkanları biliyoruz. Peki neden Kayserispor’u ‘o’ dönemlerde kimse istemiyor du? Neden çıkıp ta yönetime talip olmuyorlardı. Neden delegeler bir araya getirilemiyordu. Neden genel kurullarda çoğunluk sağlanamıyordu? Arşivler şöyle bir gözden geçirilse olayın ciddiyeti daha iyi anlaşılır.
Peki şimdi ne oldu. Kayserispor geçmişine göre çok büyük başarılar elde etti. Kayserispor para kazanmaya başladı. Yönetim büyük rakamlara futbolcu satmaya başladı. Muhteşem bir stat şehrimize kazandırıldı. Futbol doya doya yaşanmaya başlandı. İş böyle olunca Kayserispor iştah kabarttı. Anadolu takımları içinde parlayan bir yıldız oldu. Tüm bunlar kendiliğinden olmadı. Geçmişteki yöneticilik şekli ile şimdiki yöneticilik şekli arasında kocaman bir fark ortaya çıktı. Bu farkı anlayan zaten anlıyor gerisi hikâye. Uydurmuşlar bir anahtar açacak kapı ararlar. Kapı derken aklıma çok sevdiğim bir fıkra geldi.
İki deli tımarhanede aynı odada kalıyorlarmış. Odanın kapısına bir anahtar uydurmuşlar her gece kaçıp geziyorlarmış. Bir gün görevli odanın kapısını açık unutmuş. Bunlar kapının yanına gelmişler kapı açık. Bir deli diğerine demiş ki:
- Eyvah bu gece kapı açık nasıl kaçacağız?
Öbürüde:
- Akıllıya bak bu gece de pencereden atlarız.
demiş.
Bakalım daha kimler hangi kapıyı açık gördüğünde hangi pencereden atlamaya çalışacak!