Dün yazarlar birliği Kayseri şubesinin kongresi yapıldı. Post modern çağın önemli demokratik kurumlarından biridir sivil toplum örgütleri.
Hiç şüphesiz, vakıflar çevreyle ilgili örgütler, sosyo-ekonomik diğer sivil örgütlenmeler toplumsal ilişkilerin daha düzenli ve sağlıklı işlemesi bakımından önemli görevleri ifa etmektedirler. Hayatımızın maddi boyutunda bu sivil kurum ve kuruluşların yerinin önemi nasıl tartışılamaz ise, kültürel ve milli değerlerimizin gelecek nesle taşınması bakımından da kültürel sivil toplum örgütlerinin yeride tartışılmazdır.
Toplumun siyasi sosyal ve ekonomik sivil örgütlerinin çalışmaları finans problemlerinin olmaması ve hatırı sayılır bir nüfus çevresi oluşturması bakımından daha çekici-cazip yönleri olmasına rağmen, sanat-edebiyat ve kültür dünyamızla ilgili kurulmuş olan sivil toplum örgütlerinin ne yazıktır ki böyle bir başlangıç imkanları yoktur.
İşin bir başka boyutu ise sanat-edebiyat- kültür ve düşünce dünyamızla ilgili meydana getirilen organizasyonlar fedakarlık gerektiren çalışmalardır. Fikir ve düşünce, sanat ve edebi eserler ortaya koymak ve bunu mensup olduğun toplumun milli değerlerinin gelecek nesline taşıyabilir olması, değeri hiçbir maddi ölçüye vurulamayacak çok önemlidir.
Bu perspektiften bakarak şehrimizde çalışmalarını sürdüren yazarlar birliği şubesi değerlendirildiğinde, kuruluşundan bu güne büyük maddi ve manevi fedakarlıkları esirgemeyen şube başkanı sayın Hüseyin Türkmen beyi kutlamak gerekir.
Dün yapılan kongrede, daha önce dışarıdan bildiğim ve fakat dün bizzat şahit olduğum, bu güne dek yapılmış olan çalışmaları bizzat sayın başkanın ağzından dinlemiş olmam onun adına beni gururlandırdı.
Yazarlar aydınlar toplumların bir nevi kanaat önderleri ve vicdanlarıdır.
Kanaat sahibi olmayan ve vicdanı konuşmayan toplumların, en azından hak ve hukuk bakımından problemleri var demektir.
Diğer taraftan beni de ehil olmamama rağmen teveccüh gösterip yönetime almalarından dolayı hem teklif edenlere ve hem de sayın başkana teşekkür ediyorum.
Kongre esnasında, bir gurup eski üyelerin, daha önce bir yerel TV kanalına da haber vererek Sayın başkan Hüseyin Türkmen beyin şahsına yönelik tatsızlık çıkarmalarını büyük bir teessüfle karşıladım.
O değerli yazarlar birliği eski üyelerinden, bizim gelenek ve milli değerlerimizin edep kuralları ve münasebet kültürümüz çerçevesinde
Hareket etmelerini beklerdim.
Ne yazık ki üzülerek öğrendim ki, bir tertip içine girmişlerdir.
Ve bu davranış biçimi ne taşıdıkları milli değerlerle uyuşuyor ve nede yazarlar birliği gibi bir sivil toplum örgütünün çatısı altında cereyan etmesi gerekiyor.
Yaşlarına ve toplumsal kişiliklerine yakıştırmadığımı buradan kendilerine duyurmayı en azından bir yazar olarak bir görev görüyorum.
Yeni seçilen yönetime başarılar diliyor ve ehil olmanın sorumluluğunun ne kadar önemli olduğunun altını çiziyorum.
Vesselam.