Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın en güzel ülkelerinden biri.
Bu ülkede mutlu yaşam için, Allah her şeyi fazlasıyla vermiş.
Bu ülkede, dört mevsim doya doya yaşanır.
Bitki örtüsüne ve bitki zenginliğine değer biçilmez.
Yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynakları saymakla bitmez.
İnsanımızın vasıfları sıralanmaya gerek yok.Genç nüfus.
Eğitilmiş iş fırsatı bekleyen binlerce birikim sahibi, insan.
Küçükseyemeyecek kadar okullaşma oranı.
Orta öğretim ve yüksek öğretimde büyük başarı.
Hukuk sisteminde azımsanamayacak kadar gelişmişlik ve birikim.
Uluslar arası organizasyonlarda, başarılı duruş.
Milletler arası askeri ilişkilerde büyük başarı.
Uluslar arası kara taşımacığında erişilmez başarı.
Tekstil de birinci sınıf üretim.
Askeri araç üretiminde hızla gelişen üretim ve bilgi birikim.
Mobilya üretiminde yakalanamayan ülke.
Turizmde dünya açık hava müzesi.
Sanayi sektöründe çoğu ülkeyi ikiye katlayacak şehir ya da kente sahip oluşluk.
Sanata karşı açık bir ülke. Barış kalesi ve asaletli duruş.
İnsana karışı büyük hoşgörü.
Hiçbir ülkede görülmeyen mütevazılık ve paylaşımcılık.
Vatana karşı aşırı bağlılık ve gönül sevgi.
Yukarıda sayılan alanlar bizim gerçek sahip olduğumuz en belirgin özelliklerimizdir.
Bu belirgin özelliklerimizi her vatandaşım en az benim yazdıklarım kadar artıra bilir.
Yurdumuzun ve insanımızın özelliklerini birkaç tümceyle ifade etmek doğru değildir.
Bu anlatımda bize yakışmaz.
Neler oluyor? Güzel Ülkemde!
Dün mutluluk şarkıları söylenen evlerden, sokaklardan ve caddelerden bu gün, kara dumanlar göğe yükseliyor.Analar ağlar, bacılar feryat eder oldu.
Çok zor durumdan geçiyoruz.
Çeşitli bölgesel istekler sıralanmaya çalışılıyor.
Ekonomik sıkıntı mutlaka atlatılacaktır.
Yine beş on güzel ayakkabınız olacaktır.
Dün, 19 Mayıs sabahı, Doksanlık Dede anlatıyor; “Evlat biz çarık yapmak için malzeme bulamazdık. Ayağımız yalındı, karnımız açtı. Senin kaç çift ayakkabın var? Nerden nereye geldik durum ortada” diyor.
Biraz önce yazdığım gibi kriz atlatılacaktır.
Ülkemiz ne yokluklar gördü.
Bu krizde geçektir.
Önemli olan insanları sınıflara bölmemektir.
İnsanımızın cibilliyeti değil gerçek kimliği önemlidir.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve ben bu ülkenin değerlerinden gurur duyuyorum diyebilmesi önemlidir. Ne mutlu Türküm diyebilmesi önemlidir.
Başakları söylemese de ben her zaman söyleyeceğim. Dün söyledim bu günde söylüyorum yarın da söyleyeceğim. Ne Mutlu Türküm diyene. Neden? Çünkü;
Sınırlar aşıp, işgalci olmadık. İnsanlar aç ölürken, bölge nimetlerini gasp edip, deniz aşırı ülkemize taşımadık. Hiçbir insanı yolundan çevirip, ekmeğini almadık. Darda ve zorda kalan, insanlara, her zaman ve her yerde adam gibi yardım yaptık. Yaptığımızı biz bildik. Kimselere demedik. Tarihte asil durdurduk, asaletli durduk, bu günde, yarında duruşumuz değişmeyecektir. Onun için, Ne Mutlu Türküm Diyene!
Gelişmenize ne kadar engel konursa konsun, bu ülke gelişecektir. Anadolu insanı, dünyada gelişime en açık millettir. Dün olduğu gibi bu günde devlet üzerine düşeni en uygun şekilde yerine getirerek, gelişimin önünü açacaktır. Türk Milleti ise sağduyu içerisinde, bu gelişime hız kazandıracaktır. Bu