“HERKESE BİR DERT VAR
BU ALEMDE MUKARRER
RAHAT YAŞAMIŞ VAR MIDIR GÜRÜHÜ UKALADAN”şair
Evet; samimi Müslüman çevresinde, toplumda cereyan eden hayata müdahil olan, acı ve tatlı yanlarını paylaşan ve olaylara Kur’an, Hz. Peygamber SAV bağlamında çözümler üreten ve bunu kamu oyuna çekincesiz sunan samimi inanç sahibi demektir.
Geçen yazımda sorululuğunu hatırlattığım zümreler, sizler rahat koltuklarınızda, sıcak dairelerinizdesiniz. Üstelik yemekleriniz yemekhaneden çeşit çeşit ve cüzi bir fiyatla, bazılarınızda bedavaya getiriyor bürokrat ve memur erkan. Kıskanmyoruz lakin bindiğimiz vatan, memleket gemisi krizle delindi su alıyor. Ama beni dinleyin ve dikkat edin, dışarıda hiçbir şey yemeyenleri yiyecek içeceği olmayan insanları yazıyorum. Gazeteyi basan vatandaşı yazmıştım. Her yazımı dikkatle okuyan ve harf yanlış yaptığımda gözüme sokan ve çarşıyı bana zindan eden partici, sendikacı, sarrafçı hoca ve bilmem neyler hani milleti çok seviyordunuz. Allah’ı CC çok seviyordunuz. Seviyorsanız ve samimiyseniz kitabında yapın dediklerini yapmaya niçin yanaşmıyorsunuz.
Yoksa; Arap şeyhlerin Filistin davasının elinin tersiyle bir birine ittikleri hatta Müslüman olan olmayan başka düvellerin bakanlarına havale ettikleri gibi krizin öldürdüğü işsizleri, evsizleri ve ekmeksizleri gökten inip verecek ADAM SİMİTH’in gizli ellerine mi havale ediyorsunuz paraları olduğu zamanlarda paralarını kazandığınız çaresizleri. İnsan/Müslüman/hacı/hoca/sendikacı/hakim/savcı velhasıl vicdan merhamet dediğin kriz zamanında belli olurmuş 50 yıllık bomboş yatıp kalkmamızda bunu da öğretti RABBİM TEALA.
İMAN VARSA İMKAN VAR, KRİZ VARSA ÇÖZÜM DE VARDIR LAFLA OLMUYOR TUZU KURULAR
İşinden atılıp kapıya bırakılan zavallı insanlarla ilgili bu mahkemelerin, hakim ve savcıların anlı şanlı cüppeleriyle ortalıkta dolaşan avukat beylerin yapacakları savunacakları tutturabilecekleri hiçbir adalet yok mu orası da bir muamma cahil aklım almıyor bu kadar mağduriyete bir çare bulamayan koskoca devlet. Ama bir başörtülü olduğu zaman kızın ağzına yumruğunu sokan, copuyla şakır şakır kız çocuğuna acımasızca vuran devleti çok gördüm.
Kriz de arabasının markasını yükseltenleri, iflas eden dükkanları bedavaya yakın ele geçirenleri parası olduğu halde yok gibi yapıp fukarayı görmemezlikten geleni kısaca fırsatçı ve çıkarcıları yazmayacağım. Çünkü onlar hiçbir zaman benim dinimden olmadılar. “Tükettiğin kadar insansın”dinindirler.”Çay Allah’ın kuş Allah’ın”vur vurabildiğin kadar dinindendirler. Böylelere “LEKÜM DİYNÜKÜM VELİYE DİYN—Sizin dininiz size benim dinim bana-“deriz ve yukarı havale ederiz.
Lafa gelince Müslüman beğenmeyenler krizden beter kriz ediyor beni bütün bunları o nedenle yazdım. Ama eğer hocam senin öyle sandıkların ötekilerden beter, samanın altından su yürütüyorlar derseniz bütün bunları eskiden Yüksel Tuhafiyesi olan şimdi de çocuklarıyla elektronik işine uğraşan Mürsel ağabeyim mağdur insanların evvelki yazının devamını getir hocam yazmazsan Allah yanında mesülsün dedikleri için zorlamayla yazıyorum. Kafamdan uydurmuyor show hiç yapmıyorum. Yani bu düşünceler kendileri ve vergileri sayesinde rahat yaşadığınız milletin fikirleri.
EŞEK ALİNASYONLARI VE EŞEK NİYETİNE BİNİLEBİLECEKLER
Yazının girişine aldığımız beytle ilgili konuşan hocaefendi Anadolu’nun bir köyünde cereyan eden şu anekdotu nakleder:
”Medreseli ve ulemalı zamanlarda hocaefendiler namaz vaktinden bir süre evvel camiye gelip şadırvan etrafında sohbet ederlermiş. Halk da bu esnada kafasına takılanları alimlere sorma imkanı bulurmuş.
Şimdilerde olduğu gibi taksicilik, çorapçılık çamaşırcılık vs ile uğraşmaz işçilerine çırakların havale ederlermiş ticareti. Alimler, cemaatten sonra girip cemaatten evvel çıkmazlarmış camiden.
Yine bu sohbetlerde mükaleme esnasında köylünün birisi şöyle bir soru sormuş hocaefendisine:”Hocam, bizim köye minare yapılması mümkün değildi. Ben de,”Eğer bizim köye minare yapılırsa, oraya eşekle çıkacağım”diye yemin etmiştim. Şimdi de minare yapıldı. Yeminim ne olacak?
Bekle biraz sonra cevap vereceğim evladım der hoca ve diğer vatandaşları dinlemeye devam eder. Herkes, maddi manevi, ailevi, komşuluk toplumsal olan birtakım dertlerinden şikayet üstüne şikayet ediyor sorular soruyor müşkilatlarına çözüm arıyor, hocaefendiyi terletiyorlarmış.
Adamın bir durmuş, durmuş ve sonunda çok şükür hocam benim hiçbir derdim yok deyince Hoca Efendi o eşek sorusunu soran adamı çağırmış ve “Bin şunun sırtına ve çık minareye”yeminin yerine gelir demiş.
Bir eşek alinasyonu da “Aydınlara Umut Çağrısı. Rum Suresinden Dersler”yazarından:
Köylünün biris varı yoğu, yegane sermayesi olan 3 eşşeğini kaybeder. O zamanlarda gazete ilanı radyo anonsu, cami hoparlörü olmadığı için mecbur caminin hocasına gider. Hoca Efendiye adet olduğu minval üzre kayıp eşek ilanını minberden duyurmasın istirham eder, hocaefendiden ricada bulunur. Hoca gerçek “HOCA EFENDİ”mana ve gönül ehli hakikat ehlidir. Vaazının sonunda şöyle der:
Ey cemaat! İçinizde güzel sesi sevmeyen var mıdır? Kamalağın birisi ayağa kalkar. Hoca Efendi içinden birinci eşek bulundu der. Sonra bir daha sorar içinizde “Dünya malından bıkmış” var mıdır? Bir başkası kalkar. İkincisi de bulundu der içinden. Son olarak; “Güzel yüzü-vechi hasen- sevmeyen var mı içinizde”der. Yine birisi ben sevmem hocam diyerek ayağa kalkar.
Hoca, eşeğini kaybeden ve orada bekleyip duran adamcağıza şöyle seslenir:”Her üç eşeğin de bulunmuştur, al ve git”der.
Cenab-ı Hak;Kur’an’ı Keriminde “İnne maal usri yüsra—Allah CC zorluktan sonra kolaylık verir”buyurdu. Krizin daha fazla tahribat yapmadan geçmesi duasıyla .. . Zor sınavdayız efendim….