ALKIŞ
*6 yıl aradan sonra şampiyonluğu yakalayan Beşiktaş’a,
DUYDUNUZ MU?
*Sivas’ın son haftalarda şampiyonluğu kaçırdığını,
*Kurtlar Vadisinde Neco’nun iddiasının tuttuğunu ve Beşiktaşın şampiyon olduğunu,
*Kayseri Kadir Has Stadyumunun yarın Türkiye-Azarbeycan Milli maçına ev sahipliği yapacağını,
*İki Cumhurbaşkanının da Kayseri’ye gelerek maçı izlemesinin beklendiğini,
*Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Amerika’ya gideceğini,
*Yeni Enerji Bakanımız Taner Yıldız’ın TAK Türk Amerikan Konsey’i toplantısına katılmak için Amerika’ya gideceğini,
*Kürt Meselesi konusunda her kafadan bir ses çıktığını,
*Kayseri’nin 5 gün içinde hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan’ı ağırlayacağını,
*Bosna’ya yaptırılan Kayseri camisinin açılışının Miraç Gecesinde yani 17 Temmuz’da açılacağını,
*Mübarek üç ayların yaklaştığını, 20 gün sonra Recep ayının gireceğini,
*Kayseri’da hac için başvuranların sadece % 10’unun gidebileceğini,
*Koray Aydın’ın Bahçeli’yi devirmek için imza toplayıp olağanüstü Kurultay istediğini,
YENİ RTÜK ÜYESİ ARKADAŞIM
Geçtiğimiz aylarda bu köşede Gazi iletişim Fakültesindeki devre arkadaşlarımın ne kadar cevval ve etkin olduklarından bahsetmiştim. Birçoğunun adını ve bulundukları görevleri yazmıştım. Bunlardan biri de Esat Çıplaktı. Sınıf arkadaşım yıllardır Türk Telekomünikasyon Üst Kurulun’da kurul üyesiydi. Geçtiğimiz hafta yeni RTÜK üyeleri seçildi ve Esat Çıplak MHP kadrosundan RTÜK Üyesi seçildi. Çok başarılı bir arkadaşımız olan Çıplak’ın burada da üstün başarılar göstereceğinden eminim. CHP Kadrosundan şimdiye kadar RTÜK Üyeliği yapan yine okul arkadaşımız Şaban Sevinç RTÜK’e veda etmiş durumda.
18 BİN KAYITTAN 2 BİN KİŞİ HACCA GİDEBİLİYOR
Bu yıl Kayseri’den anormal derecede Hac başvuruları yapılmıştı. Şehrimizden tam 18 bin kişi Hacca gitmek isteğini kayıtla Diyanet’e iletmişti. Türkiye genelinde de 500 bini aştı başvurular. Ancak kota denen bir şey var bilindiği gibi. Her ülke nüfusunun binde biri kadar kontenjan alabiliyor. 70 milyonluk Türkiye 70 bin kontenjana sahip. Gerçi bu rakam daha sonralar görüşmeler neticesinde 120 bine çıkıyor hatta üç aylık umreye gidip orada kalanlar, Almanya üzerinden Hacca giden Türkler de hesaplandığı takdirde 150 bin kişi yılda Hacca gidiyor Türkiye’den. Ama bu sefer çok büyük bir talep var. Tabi ki bu artışı dindarlığın Türkiye’de arttığı yönünde değerlendirenler de var. Ekonomik durumun ülkemizde iyi gittiğine işaret çekenler de var. Kayseri’ye dönecek olursak, tam 18 bin kişi başvurdu ancak bunların sadece ve sadece 2 bini Hacca gidebilecek. Geriye kalan 16 bin kişi umutlarını başka yıllara bırakacak. Keşke kota mota derdi olmasa da tüm başvuranlar Hacca gidebilse. Umarız bir gün gelir bu da gerçekleşir. İşte o zaman görülecektir ki Türk Hacılar milyonları bulacaktır. Yıllardır kimileri Araplara para mı yedirmeye gidiyorsunuz şeklinde inançsız propogandalar yaptılar ancak bunların hiçbirisi en ufak bir etki göstermedi hatta insanlar daha da kuvvetle inanmaya ve hac yoluna rağbet ettiler.
ÖSS GENÇLERİ SİNİR HASTASI YAPIYOR
Üniversite sınav günü yaklaştıkça öğrenciler deprasyondan deprasyona dalıyor. Aileler ve dersanelerin yanlış politikaları ve öğrencileri mutlaka iyi bir yer kazanmaya motive etmeye zorlamaya çalışmaları gençleri ya kazanamazsam korsuna sevkedip resmen kafayı yediriyor. Oysa ne var sanki, kazansa ne olur kazanmasa ne olur. Ülkemiz milyonlarca üniversite diplomalıişsizlerle dolu. Bu işi sanki bir at yarışıymış gibi düşünenler yazık ediyor gençlere. Öğrencilerde ne ruh kalıyor ne uyku, ne insani ilişkiler ne sosyallik. Tamamiyle kendilerini at yarışına konsantre edip ne yapıp yapıp bu yarışta geri kalmamayı hedefleyenler daha sonra ya hayal kırıklığına ya da çöküntüye giriyorlar. Sadece imam hatiplerin önünü kesmek uğruna bu şekle getirilen üniversite sınavları inşallah gelecek yıl değişecek ve 5 etaplı daha stresten uzak, daha mantıklı ve ihtiyaca göre bir sınav haline gelecek.
AK PARTİ KONGRESİ
7 Haziran’da Başbakan Erdoğanın da katılması beklenen kongre öncesi büyük bir hareketlilik göze çarpıyor. Mevcut İl Başkanı Cabat’ın karşısına iki aday daha çıktı. Birisi Eski İl Genel Meclisi üyesi Hacı Ali Çakıcı diğeri ise Cabat’ın iş ortağı ve aynı zamanda eski meclis üyesi arkadaşı.Kayseri’de gücü elinde bulunduranlar tek adayla yani Cabat’la seçime gidilmesinde ısrar ederken boş da durmuyorlar tabi. Hem genel merkez nezdinde hem de Kayseri’de özellikle tüm belediye başkanları ve ilçe başkanları üzerinde bir propoganda girişimindeler. Cabat’ın desteklenmesi konusunda karar aldılar. Hatta Genel Merkez’e tüm belediye başkanları gitti ve görüş bildirdi. Öte yandan Çakıcı gurubu da boş durmuyor onlar da Genel Merkez’e gittiler bu çıkışlarının demokratik bir çıkış olduğunu ve bunun bir yarış şeklinde geçmesi gerektiğini vurguladılar. Şu ana kadar tek liste çıkması konusunda Genel Merkez’den bir talep gelmedi. Herhangi bir baskı da yapılmadı bildiğim kadarıyla. Yani durum böyle giderse Başbakan iki listeli genel kurulu izleyecek. Tabi seçimden kim galip çıkar onu iki tarafın da delegeler üzerindeki çalışmaları belirler.
HASEKİ SONRASI HESAPLAR
Ak Parti kongresi öncesi bazı çevrelerin Haseki sonrasına yönelik hesaplar içine girdiği ileri sürülüyor. Yani bu hafta yapılacak olan İl Kongresinin iki yıl sonra yapılacak Milletvekili Genel Seçimleri zamanında da işbaşında kalacak olması belirleyici olacağının bir kanıtı. O halde birileri bu süreçte kendilerinin isteklerinin gerçekleşmesi için bazı hesaplar içine girmiş olabilir. Haseki Başkan’ın iki yıl sonra Ankar’ya gidecek olması yerine geçecek ismin kim olacağını da daha şimdiden hesaplara konu edilmesi perde gerisindeki asıl neden. Birileri kendi önünün açılması için Cabat da olmasın falanca olsun demiş. Oysa o şahsın il başkanı olmasını sadece Haseki sonrası onun yerine geçebilecek kapasitede olduğu için onun önünü kesmek niyetiyle ortaya atıldı şeklinde değerlendirmeler yapılıyor. Sonuçta güçler dengesi satranç oynuyor. Bu arada Hacı Ali Çakıcı Hoca ve ekibi de ne olursa olsun diyerek bu mücadeleye dahil olmuşlar. Ak Parti’nin her kongresinde böyle sancılar oluyor ancak daha sonra olay yatışıp yeniden eski haline dönebiliyor. Hayırlısı olsun bakalım.
MIŞ
Yapılan bir araştırma Türkiye’de mahalle baskısının olmadığını ortaya koymuş. Ankete katılanların % 95’i Türkiye’de bir mahalle baskısı yok demiş.
DAMLA
Mal biriktirme hırsı olan kimseler, her zaman sıkıntı ve üzüntü içinde olurlar.