Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden
Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
******
Bir yanda küfrün topu güllesi, zulmü ve işgali, bir yanda sönen ocaklar, yüreklere düşen ateşler, feryatlar- figanlar, "ülke elden gidiyor "naraları,.. Müslümanlar yetişin " imdat" çığlıkları… Ve bir yanda da Hilton'da havai fişeklerle yapılan düğünler, dernekler, cümbüşler,.. Kimileri üniversite sınavları için seviniyor, ağlıyor üzülüyor, kimileri arabasını değiştirmek, daha lüks bir ev almak, kimileri tatil seçiminde kararsız, kimileri ihaleler peşinde.. Kimisi siyasetin kimisi ticaretin peşinde. Yukarıdaki şiirde Üstad rahmetli ne de güzel anlatmış… Yıllar öncesinde milletin içinde bulunduğu psikolojiyi ne güzel özetlemiş. Kazanların bit pazarında satıldığını ve artık kalkamayacağını haykırmış.
Bir dünya iniyor tepemizden ama biz kendi keyfimizde, hafta sonları piknik yerlerinde, düğünlerde, villalarımızda bağ evlerimizde gelsin mangallar ; gitsin karpuzlar…. Ah … ah….
Sayın Milletvekillerimiz, milletin vekilleri, bizler bu konularda kayıtsızız diye sanıyorum onlar da vekil olarak kayıtsız kalmayı bir görev addediyorlar. Sayın siyasetçilerimiz, sayın belediye başkanlarımız, siyasi il başkanlarımız, anladığım kadarıyla Filistin'miş, İsrail'miş,Irakmış , Kuzey Iırak'mış; hiç umurunuzda değil. Siz siyaset yapmaya devam edin. Sizler konserler verin, festivaller düzenleyin, şenlikler yapın. Ne yapacaksınız mazlumları mağdurları, feryat eden din kardeşlerimizi, sönen ocakları ?… Nasıl olsa üç beş kişi çıkıp bu zulümleri protesto eder. Ya gıyabi cenaze namazları kılarlar, ya basın açıklaması yaparlar, farzı kifaye zannettiğiniz için size hiç gerek yoktur sanırsınız.Siz caddelerin kaldırımlarını söküp cilalı taş devrini yeniden yaşatmak için birilerini daha zengin edin, gurbetçilerin çocuklarını gezdirin, toplu sünnet şölenleri ; arada bir yaz konserleri düzenleyin.., Vekillerimiz sizler şenlikten şenliğe koşun, siz siyasi parti il başkanları sadece iktidarı eleştirmek için siyaset yapın, esnaf kardeşler siz gurbetçi zamanını bir av zamanı gibi görün " Zaman bu zaman,ne kaparsak kar"deyiverin, Hafta sonları da Hisarcıktaki villalarınızda kuzu çevirin. Ey işadamları ; sizler gösteriş olsun diye Hilton'da evlatlarınızı evlendirin. Havai fişekler sanki vatanı kurtarmış da zafer naraları atıyor şeklinde algılansın… Gecekondu semtlerinde bile düğünlerde havai fişekler patlasın, ayran bulamaz içmeye türküsü eşliğinde bir özentiyle hayat geçirin. Nasıl olsa ,İsrail'i, Amerika'yı bir kınayan çıkar deyiverin…
Sanayi odası, Ticaret Odası, esnaf odası sizler de mensuplarınızın ve kendinizin daha fazla nasıl kazanılır modellerini geliştirmeye devam edin. Aman batıya AB'ye ABD'ye; hele İsrail'e hiç laf uzatmayın.. Sonra ticaretiniz ve işleriniz kesata uğrar. Emniyetçi kardeşlerim sizler de kim protesto yaparsa onu fişlemeye devam edin. Kadınlarımız- kızlarımız mantılar börekler eşliğinde günlere katılmaya devam etsin. Oğullarımız kız peşinde koşsun, kızlarımız artistlere özensin. Babalar da onlara haram parayı nasıl yetiştiririm diye yırtınsın dursun.. Allah'ım sen görüyorsun sen biliyorsun..Sana havale ediyorum.