Yazıya başlarken Atv de Perşembe günleri yayımlanan DEŞİFRE program yapımcılarına teşekkür ediyorum.
Çünkü Çeçenistan Müslümanlarının devam eden şanlı direnişleri kimi Rus yanlısı enformasyon tarafından yapılan manipülasyonlara mahkum edilerek unutturulmaya çalışılırken ve bunda bir nebzede başarılı oldukları, kamuoyunda unutturulduğu bir zamanda tekrar gündeme getirdiler.
Çeçen Mücahitlerinin Türkiye’ye sığınan mülteci ailelerinin hazin durumu da bir kez daha gündeme gelmiş oldu.
Ben şahsen ilk Çeçen dayanışma komitesi kurucusu olarak hiçbir zaman Çeçen kardeşlerimi unutmuş değilim.
- Çeçenistan Cumhurbaşkanı Rahmetli Yandarbeyev’in Kayserimiz de misafir ederken oğlum Muhammed Benna’yı kucağına alarak çektirmiş olduğu fotoğrafı çalışma masam üzerinde durmakta ve her gün bu vesile ile dua etmekteyim.
Şuan Devletin İstanbul da yaşayan Çeçen mülteci kardeşlerimize, dış politika açmazları nedeniyle Rusya ile olan ilişkileri riske etmemesi için yardımcı olma noktasında elinin kolunun bağlı olduğunu bilmekteyim ve fakat bununla beraber hiç şüphesiz duyarsız kalmayan yardımcı olmaya çalışan bir çok hayırseverin bulunduğunu bilmekteyim.
Bu vesile ile Gönüllü teşekküller denilen vakıf ve derneklerden müteşekkil sivil toplum örgütleri bir taraftan bu mübarek üçaylar da fırsat bilerek harekete geçerek, Çeçen mülteci kardeşlerimize, cephede bir İslam yurdunun özgürlüğü için bütün Ümmet-i Muhammed için- bizim için savaşan kardeşlerimizin emaneti olan aile ve çocuklarına sahip çıkılması için bir kampanya başlatıla bilinir diye düşünüyorum.
Unutulmamalıdır ki Türkiye’mizin savunması, yalnızca Kars’ın-Ardahan’ın Edirne’nin savunulması demek değildir.
Hinterlandımız olan yerlerin savunması demektir.
‘Şeyh Şamil ile başlayan Çeçenler´in özgürlük mücadelesi hala devam ediyor.
Şu anda Çeçenistan´da Rusya yanlısı bir yönetim var, Rusya bu nedenle Çeçen savaşını resmen bitirdiğini yaymakta. Ama Çeçenler´in dramı bitmiş değil. Dünyanın gözü önünde Çeçen direnişçiler tek tek öldürülüyor. Dubai´den sonra İstanbul´da da üç Çeçen komutan profesyonel suikastlarla ortadan kaldırıldı.
İlk Çeçen cinayeti 2008 Eylül ayında Başakşehir´de işlendi. Ruslara karşı savaşan Albay Gazi Edilsultanov boş bir arazide başından vurularak öldürülmüş halde bulundu. Aralık ayında ise Ümraniye´de Çeçen komutanlardan İslam Canibekov, eşi ve çocuklarının gözleri önünde öldürüldü. Son Çeçen cinayeti ise İstanbul Zeytinburnu´nda yaşandı. Çeçen komutalardan Ali Osaev gece yarısı evine girerken bir araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Olay yeri inceleme ekipleri Ali Osaev´in cesedinin yanında üç boş kovan bulurken, mermilerin kalaşnikof marka bir silaha ait olduğu ve üç cinayetin de aynı silahla işlendiği ortaya çıktı. Öldürülen Çeçenlerin, Çeçen toplumu içerisinde sözü dinlenen ve Çeçen direnişinde yer alan insanlar olması, ayrıca Çeçenistan’da ki mevcut yönetime de muhalif olması, seri cinayetlerin Rus gizli servisi tarafından işlendiği iddialarını gündeme getirdi.’
Kimi Rus yanlısı Ülkemizde yaşayan ve Rusya’nın kuklası ve ajanı olan sözde Çeçenistan başkanı olduğu söylenen Kadirov’la ortak işler yapan Seyfullah Türksoy gibi gönüllü ajanlar tarafından yanlış bilgilerle, mazlumların hamisi ve banisi olan yardımsever Müslüman Türk Milleti yanıltarak yardımları kırmayı amaçlamaktadırlar.
Kafkasya ismini kullanarak kurulmuş olan, bir çok dernek ve sivil kuruluş,tam bir aymazlık içinde, kulaklarını tıkamış bir şekilde de, yaptıkları şenlik adı altında ki eğlence amaçlı çalışmalarına deve kuşu misali kafalarını gömmüş bir şekilde derin ve vicdansız bir duyarsızlığın içinde debelenmektedirler.
İdeolojik kölelerin bir özgürlük derdi olamayacağı muhakkaktır.
Kurulduğu günden bu yana Komünist Rusya’nın ideolojik hizmetinde bulunmayı kendilerine şeref sayan uşakların ve kölelerin özgürlük savaşçıları ile yiğit insanlarla bir vicdan bağının olması zaten eşyanın tabiatına ters bir şeydir.
Muro kadar ideolojik jargonu bile kalmamış, aslında biran önce kapital ve siyasi rant elde edebilmek için sivil toplum kuruluşlarını kullanmaktan başka bir amaçları olmayanlardan bir vicdan hamlesi beklediğimden dolayı değildir onları söz konusu etmem.
Çeçenistan’da mücadelenin başladığı andan itibaren desteklerini esirgemeyen hayır sever insanlarımızın onları bir adam sanmamaları içindir.
Rahmetli Kemal İlhan Beyle beraber Benim adıma ve ev adresimi vererek Çeçenistan yardım komitesi adına bastırdığımız yardım ve destek faturalarını ve yardım eden hayırseverin isimlerini saygı ve muhabbetle dua ile her zaman andığım o güzide şahsiyetleri ve banka hesap dekontlarını yıllardır büyük bir titizlikle saklamaktayım.
Gün gelir Çeçenistan Bağımsızlığa kavuşursa Çeçenistan İslam Cumhuriyetinin ilk onur ve şeref konukları olsunlar diye.
Vesselam.