Allah’ın Rasulü bir hadisi şeriflerinde;”Mescid, namaz kılmayanlar arasında, Kur’an fasık olup okumayanın elinde, Saliha kadın zalim adamın elinde, ve Salih bir erkekte arsız bir kadının yanında ve alim de ilminden istifade etmeyen cahil bir topluluk yanında gariptir”buyurmuşlardır.
Kadir Has büyük ve yararlı bir tesis oldu. Yararı Kur’an Ziyafet sofrasının orda kurulmuş olmasıdır, Allah’ın lütfü yöneticilerin himmetiyle. Cenab-Hakkın bu tip yararlı tesisleri ve hizmetleri insanının hizmetine sunan umeranın ecdadına rahmet etsin öncelikle. Bu fikirlerin siyasetle miyasetle ilintisi yok. İnsanın göğsü kabarıyor tesisi ve mükemmelliği görünce. Soğuk kuyu lastiği çıkarıp iskarpin giymiş oldum tesise ayak basınca. Eski stad ve kapalı spor salonuyla zihnen kıyasladım ve dua ettim, Allah’ım düşünene, yapana ve Kur’an için taa nerelerden gelip iştirak edenlerin hepisine ve geçmişlerimize okunan Kur’an hürmetine rahmet/ mağfiret et.!
Prof. Dr. Zeki Duman ;” Melikin birisi ziyafet verecek sarayında. Melik davetçiler salıyor memlekete. Dileyen katılıyor, melik sofrasına. Dileyen ise gelmiyor, bu kadar mükemmel bir sofraya”hadisini hoca makamında ve kendine has yorumuyla irad ediyor ve o gece ki toplanan kalabalığın ve organizasyonun yekününe taa baştan noktayı koyuyor. Yani mesaj alınyor/ anlaşılıyor.
O kadar net ve kolaylaştırarak anlatmak ancak Zeki Bey gibi hocalar yetiştiren bir okulun hocasına yani hocaların hocasının becerebileceği kolaylıkla vurguluyor, “Melik Sofrası”Kur’an, kıyasını.
Melik Allah CC’tır. Sofra Kur’an. Çağrılanlar insanlık. Çağıranlar, Allah CC’ın elçileri. Bazıları duymamazlıktan geliyor. Bazıları sofraya geliyorlar ama doğru dürüst yemiyorlar döküp israf ediyorlar yahutta yiyor gibi yapıyorlar vs. Hoca mükemmeldi. Bizim burada alacağımız hisse hayat boyu neyi, nasıl büyük bir nimetin değerini bilmemiz gerektiğini bilmek.
“ÇOCUK HAFIZ” RUHLARI BAŞKA ALEME UÇURDU
Eski müftü Necmettin Nursaçan hocam:”Çirkin ses yok, eğitimsiz ses var”derdi. İran’lı çocuk hafız Besmele çekince her türlü musikiyi dinleyen biri olarak beni hiç Kur’an dinlememiş birisi gibi adeta mest etti, şaşırttı manen sarstı. O anda dünyadaki bütün senfonilerin, müzikallerin hepsinin yapay cızırtılar olduğunu düşündüm özetler. Böyle bir musiki ve efsunu beşerin kurgulaması olanağı yoktu. Sıradan hocalar okuyunca farkına varamadığımız musiki yönünü keşfettim tekrardan Kur’an-ı Kerimin.
Güney Afrikalı hafız Sadien gelememişti ama telefonla katıldı ve okudu, adeta ruhaniyet saçtı Kadir Has iklimine. Fakir fukara Müslümanlar gerçekten bir ZİYAFET SOFRASI na konuk oldu yeni statta. Ne güzel bir kullanımdı spor salonunu inanç ve kutsal için, moral için istimal etmek.
Yine Hz. Peygamber SAV bir başka hadisi şerifinde;”Öyle bir zaman gelecek ki, o asırda Kur’an-ı Kerim bir vadide, Müslümanlar başka vadide olacaklardır” Bu şu demekmiş ulemanın anatımıyla:
“Kur’an onu okumayan, onda ne olduğunu bile merak etmeyen ve ondan istifade etmeyi hiç düşünmeyen istemeyenlerin evlerinde ayrı garip, gönüllerinde ise başka türlü garip kalacaktır. Gerçek garip zaten köyünden, mahallesinden uzak kalan, yar ve yaranından uzak olan değil, dünya hayatında ilmi anlaşılmayan fikir ve felsefesi dışlanan inanca çağırmasına rağmen insanlardan anlayış göremeyendir.
HZ. İKRİME GİBİ:”KELAMU RABBİ” DİYEREK KUR’ANI BAĞRINA BASTIĞINDA….
Mümin insan, Hz. İkrime RA gibi her türlü zor koşulda Kur’an hakikatlarını anlatmaya ve hizmetini yapmaya çalışır, sonra da her gün hürmetle okuyup yüzüne/ gözüne sürer ve gönlünde coşan Kur’an muhabbetiyle;”Kelamu Rabbi—Benim Rabbimin sözleri” diyerek öpüyor,öpüyorsa, diğer saygı tavırları da bir anlam ifade eder.
Ama, bir insan, Kur’aı-ı Kerimi okuyup anlama ideali ve heyecanı taşımıyorsa, onu başkalarına yaşatma şuurundan yoksunsa, onu sadece evinin en yüksek yerine asmak, bazı özel gün ve merasimlerde tozunu silerek öpüp alnına koyarak yetiniyorsa bu göstermelik hürmetin fazla bir önemi olmaz diyor ulemamız ama o dahi faydasız değildir.
Cenab ı Hak layıkını layıkıyla yapmaya meyilli ve kabiliyetli kılsın deriz sadece çünkü her şeyimiz onun elinde, biz zayıf ve aciz kullarız efendim…