1. ERGENEKON 2. ERGENEKON. 1. KAPATMA 2. KAPATMA
Türkiye çok enteresan. Bakın yüzyılın davası olarak bilinen Ergenekon davasında sürecin ne zamana kadar gideceği, nereye varacağı bile belli değil. Henüz 1. ve 2. Ergenekon iddianameleri hazırlandı. Temmuz ayında 3. Ergenekon iddianamesi açıklanacak, daha sonra da 4. iddianame. Savcıların işi bir hayli zor. Gece gündüz demeden bu dava yıllarca sürdürülecek. Öte yandan kapatma davaları da öyle. Daha önce MNP-MSP-RP-FP gibi bu geleneğin partileri kapatılmıştı. İki yıl öncesinde ise Ak Partiye kapatma davası açılmış ama kıl payı kurtarmıştı. Şimdi Ak Parti’ye ikinci kapatma davasının açılmak üzere olduğu söyleniyor. Birinci kapatma davası ikinci kapatma davası kim bilir belki yine kapatamazlarsa bu kez de üçüncü kapatma davası falan açarlar. Türkiye’nin yıllardır gündemini görüyorsunuz işte. Sadece iç işleri ile uğraşıyor. Hani bir tabir vardır ya şeytan taşlamaktan namaz kılmaya vakit bulamıyorum diye….
ERDOĞAN’A SİYASİ YASAK
Darbe belgesinin tartışıldığı şu günlerde çok önemli iddialar ortaya atılıyor. Aslında bu AKP ve Gülen’i bitirme planı’nın darbeden çok Ak Partiyi iktidardan düşürmek için yargı yolunun seçileceğine dair iddiaları kuvvetlendiriyor. Darbe yapmak 2009’larda bir hayli zor görünüyor. Zaten 28 Şubat’ta da darbe yapamamışlardı sadece post modern denilen örtülü bir harekat ile iktidar indirilmişti. Yargı baş rollerdeydi. Şimdilerde yine yargı yoluyla Ak Parti’nin kapatılıp Erdoğan’a da siyasi yasak getirildiği zaman onlara göre bütün mesele halloluyor. Birinci kapatma davası başarılı olamamış, çünkü bir üyenin karşı oy vermesi ile iş bozulmuştu. Aslında Türkiye büyük bir badire atlatmıştı. İktidarı bununla deviremeyenlerin ikinci bir kapatma davası üzerinde çalıştıkları bu kez daha net ve kesin sonuç için Deniz Feneri davasının kullanılacağını, Ak Parti’nin Almanya’dan yardım aldığı belgelendiği hatta bir kuryenin itiraf etmesinin beklendiği söyleniyor. Bu takdirde Ak Parti kapatılıp Tayyip Erdoğan siyasi yasak alırsa onlara göre iş tamam. Ama bakalım karşı taraf yani İktidar ve Erdoğan’ın bu konuda planı ne?
ÜÇ AYLAR
Din insanları mutluluğa, hayra, iyiliğe sevkeden mükemmel bir olgudur. Allah indinde de yegane din İslamdır. İslam’da ise Recep Şaban Ramazan ayları çok özeldir. Çok özel günlerin ilki daha özeldir. Regaip Gecesi yani bugün duaların kabul olacağı müjdelenmiştir. Günler, aylar, yıllar geçiyor. Hayat bitiyor. Ölüme doğru hızla koşuyoruz. Dünya bizden kaçtıkça biz onu kovalıyoruz. Biz ölümden kaçtıkça ölüm de bizi kovalıyor. Göz açıp yumana kadar bir ömür geçip gidiyor. Dünya telaşı, geçim derdi, çocukları yetiştirme, büyütme, okutma gayreti, evlendirme, iş bulma telaşı, doğumlar ölümler, cenazeler, düğünler, sünnetler, sınavlar, üzüntüler, kederler, sevinçler, mutluluklar. Aslında tepeden bakıldığında hepsi bomboş. Tek gerçek var o da ölüm. Asıl olan Yaratan’ın buyruğu doğrultusunda hayırlı ameller yapmak, insanlara yardım etmek, dualarını almak, güzel işler yapmak. İşte mübarek günlerde bu duygular daha iyi hatırlanır. İnsan yaratılmış bir mahlukat olduğunu, ölümün olduğunu, dinin olduğunu, Allahın olduğunu biraz daha iyi hatırlar. Üç beş kuruş dünya metaını görünce kibirden kendisini zirvelerde görenler, gücü elinde bulundurduğunda her şeyi yapabileceğini sananlar aslında bir sineğin kanadını dahi oynatamayacaklarını daha iyi anlarlar bugünlerde. Her ezanda, her selada, içinde bir şeyler kıpırdayan insanlar için henüz hiçbir şey geç değildir. Ancak bazıları da vardır ki hiçbir şey hissetmezler. Üç ayları, Ramazanı, Bayramı, kandili, Kadir gecesini, orucu, ezanı hiç tınmazlar. Kalplerinde en ufak bir kıvılcım kalmamıştır. Ne talihsiz insanlardır bunlar.
Dünyada iyilikten iyi hiçbir şey yoktur. Allaha kul olmaya çalışmaktan daha mükemmel bir şey yoktur. Dünyanın en zevkli şeyi bir fakiri, sıkıntıdaki bir insanın sıkıntısını giderdikten sonra alınan duadır. Sevgi ve merhametten daha güzel bir silah olamaz. İşte geldik işte gidiyoruz. Bizden önce milyarlarca insan gelmiş ve geçmiş. Peygamberler, krallar, Karunlar, fravunlar, savaşanlar, ölenler öldürenler, fakirler zenginler, mutlu yaşayanlar, eziyet çekenler, iki kuruşu bir arada görmeden dünyadan ayrılanlar, parayı koyacak yer bulamayanlar, dert çekenler, hastalığa dücar olanlar, ah keşke bir gün sağlıklı olabilsem diyenler. Hep gittiler. Bin yıl yaşadılar, 50 yıl yaşadılar, 10 yıl yaşadılar ama hep gittiler. Bizler de sayılı günümüz dolduktan sonra gideceğiz. Peki değer mu bu sahte dünyada kötülük. Değer mi insanların ekmeği ile oynamak, ayaklarını kaydırmak, onları üzmek, insanları sıkıntıya sokmak, çalmak çırpmak, vurmak kırmak, öldürmek yaralamak, kalplerini kırmak, huzurlarını kaçırmak, iktidarda o olmasın ben olayım diye kavga etmek, para onun değil benim olsun diye mücadele vermek? Bu dünya ne Sezarlar gördü, ne Hitler, ne Fravunlar gördü, ne Ebu Cehiller. Ne Yunuslar gördü ne Mevlanalar, Ne kahramanlar gördü ne biçareler…. Gün bugün saat bu saat. Ve bugün Regaip gecesi. Rahmetin merhametin, bereketin sembolü. Hoş geldin Üç aylar….
MIŞ
*Skandal belge ile Genelkurmay Başkanı’na birilerinin tuzak kurduğu iddia ediliyormuş.
DAMLA
Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulamazsın sen eğri isen.