Kayseri Doğumevine önceki gün gittiğimde daha önce bunlar ne kadar çok alınmış devletin parasına yazık değil mi denilen LCD leri gördüm. Biri hariç hepsinin üstüne hasta çarşafları çekilmiş. Herhalde tozdan topraktan korunsun diye. Orada çalışan doktor, hemşirelerin yada hastaların yuttuğu toz önemli değil. İş kazası diyebilirsiniz. Aşağıdaki müracaattaki LCD’ler kaldırılmış. Onu da anlamadım. Orada sık olarak kullanılmayan ancak yaklaşık 50 milyara mal olduğu söylenen keoks denilen aletler. Var olan 15 kuvöze 30 kuvöz daha alındığı, var olan 80 fototerapiye 30 tane daha fototerapi alındığını öğrendim. Sonra eski kuvöz odasına geçtim. Kapsına kilit vurulmuş. İsmail Tamer tarafından devlet hastanesinin dönerinden 2 sene önce alınan küvözlerin kapısı kilitli. Hepsi de (bizi niye buraya attılar. Biz henüz çalışıyoruz. Bozuk değiliz ki. Hatta aldıkları küvözlerden daha kaliteliyiz) Hem de yıkılacak denilen eski odaya yeni fotoselli kapı yapılmış. Bunların hepsi yurtdışından sizlerin vergileri ile alınan alet edevat. İhtiyaç fazlası nedir ne değildir. Diye sordum. Şu an ortalama 10–12 yeni doğan yatıyor. Kaç kuvöz var 45… kaç hasta ışık alıyor? 15 hasta kaç tane fototerapi var. 110 tane. Bunun adı sadece hangi dinde olursa olsun hangi fikirde olursa olsun israftır, israfta haram dır?
Peki bunları çalıştıracak çocuk doktorları ne yapıyor. Geçen seneden beri ya istifa ediyorlar ya da bir yerlere gidiyorlar. Biri Antalya’ya üst ihtisasa giderken, gelenlerin ikisi de hastaneyi görünce askere gitmişler. Düşünebiliyor musunuz Çocuk Uzmanlarından biri de Aile hekimi olmuş. Herkes uzman olayım diye uğraşırken doktor bey tersini yapmış. Bir diğeri İstifa edip özel sektöre geçmek üzereymiş. Biri de bugünlerde istifa etmiş ama istifasını kabul etmemişler. Birisi emeklilik dilekçesi vermiş. Peki bu insanlar neden bu hastaneden kaçıyorlar. Acaba yönetim kusuru mu var.? Trilyonluk yatırım yapıyorsunuz ama doktorları kaçırıyorsunuz! Burada çalışanların hiçbiri mutlu değil. Bir de gerekli gereksiz yapılan iki kere üç kere yıkılıp yapılan yerlerden dolayı ve gereksiz hesapsız harcamalardan dolayı da hastanenin bir sürü borcu olduğu iddia ediliyor. Hastanenin her yerinin inşaat olduğunu arada elektrik ve suyun kesildiğini! Böyle birşey olur mu? Tozdan topraktan insanların astım gibi öksürdüğünü tahmin etmek zor olmasa gerek Düşünsenize hasta asansörü diye yapılan asansöre tekrar para verilip küçültülüyor? Neymiş daha hızlı gidecekmiş. El insaf. birilerinin bu israfa bu hoyratlığa dur demesi lazım. Yoğun bakım ünitesinde tam 10 tane açılıp kapanan kapı varmış. Gerekli mi değil mi ben anlamam ama üniversitede ki yoğun bakımda böyle bir uygulama yokmuş.
Erciyes Üniversitesi
Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı ve Yenidoğan Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Öztürk bebek ölümlerinin önlenmesi için bir-iki odaya konulan 3-5 küvöz ve kullanılmayan ya da nasıl kullanılacağı bilinmeyen birkaç solunum cihazı ile göstermelik olarak kurulan yenidoğan yoğun bakım servisi uygulamalarına son verilmesi gerektiğini daha önceden duyurmuştu. Şimdi burada bir tezat var mı yok mu? Senelerini yenidoğana vermiş bir öğretim üyesi alınan bu aletlerin kullanılmadan çürüyebileceğini daha önceden sanki görüp uyarıyor gibi. Kayseri’de özel hastanelerin tamamında kuvözler var. Bunlar işliyor mu? Yoksa hastalar çeşitli bahanelerle Doğumevi ya da üniversiteye gönderiliyor mu? Bunlar mili servet. Yazık.
Evet Yenidoğan yoğun bakım ünitesi Kayseri için ihtiyaç mı? Kesinlikle ihtiyaç buna kimsenin itirazı olamaz. Olmamalı da . Ancak bu kadar yoğunlukta bir alımın olması insanların aklına çeşitli sorular getirmiyor değil. Plan ve programsız yapılan makyaj işlemlerin çokluğu da iddialar arasında.
Yıkmadan önce yapmadan önce iyi hesaplayıp iş yapmak gerekli derim size.
Bir memlekette yapılan bir yanlış varsa herkes karşı gelmeli. Yanlışlar düzeltilmeli ve tekrar etmesi önlenmeli derim.
Son olarak “Grup ve arkadaşlık” duygusunun “adalet” duygusunun önüne geçmesine asla izin verilmemelidir.