ALKIŞ
*Cesur çıkışları ve dobra dobra konuşmaları ile milletin gönlünde yükselen Hasan Celal Güzel’e,
DUYDUNUZ MU?
*Katil Çin’in Doğu Türkistan’da katliama başladığını,
*Doğu Türkistan’daki olayların tam da Cumhurbaşkanı Gül’ün Doğu Türkistan’a gitmesinin hemen akabinde başlamasının ilginç olduğunu,
*Türkiye’nin Gül’ün yasayı onaylayıp onaylamayacağına kilitlendiğini,
*Kartel gazetecilerinin karargahtan taciz ateşlerine başladıklarını,
*Kağıt parçası lafını ilk kez Doğu Perinçek’in kullandığını,
*Mübarek miraç gecesinin yaklaştığını, Kudüs’ün ise diken üstünde olduğunu,
*İsrail’in İran’a saldırmak için bahaneler aradığını,
*Amerika’da halen Neocon kalıntılarının Ak Parti iktidarını indirmek istediğini,
*Kayseri’de siyasetin bir süre duraklama sürecine girdiğini,
*Şehrimizdeki işsizliğin henüz bir çaresinin bulunamadığını,
*Türkiye’nin Irak-İran-Suriye ile anlaşarak terör örgütüne büyük bir darbe hazırlığına girdiğini,
*Türkiye’de adalet sisteminin yükü kaldırmaz hale geldiğini,
*Yepyeni bir anayasa için Ak Parti iktidarının elini çabuk tutması gerektiğini,
*Benzinde ucuzlamanın sürdüğünü,
DOĞU TÜRKİSTAN’DA ÇİN KATLİAMI
Yıllardır Doğu Türkistan’ı unuttuk. Çin dünyanın gözünü resmen boyadı ve bu bölgeyi unutturdu. Özellikle de biz Müslüman Türkler ne yazık ki gereken ilgiyi gösteremedik. Sanki orada baskı ve zulüm yokmuş gibi, sanki orada insan hakları ihlalleri, işkenceler, katliamlar asimilasyon hareketleri yokmuş gibi unuttuk gitti. Ta ki önceki gün Çin küfrünün katliam yapmasına kadar. Katliamın görüntüleri gerçekten acımasız. Yüzlerce Müslüman Türkistanlı yani Uygur kardeşimiz hayatını kaybetmiş durumda. Milletimizin bu katliama ses çıkarması lazım. Sivil toplum örgütleri yüksek perdeden tepkilerini ortaya koymalı. Uygur Türklerine sahip çıkmanın zamanıdır. Hani Başbakanımız dün şiir okumuştu Mehmet Akiften: Kanayan bir yara gördümü yanar ta ciğerim…. İşte zamanı haydin bakalım.
ŞU İRTİCANIN SİZİN LEHÇENİZDE MANASI BU MU?
Başbakan önceki gün müthiş bir şekilde Mehmet Akif’in zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem dizeleriyle başlayan o güzel şiirini kendi üslubu ile okudu. Mana dolu bir şiir. Ama son mısrasını okumadı. Son mısra ise şu irticanın sizin lehçenizde manası bu mu? İdi. Onu sanıyorum bilerek okumadı ki bir polemik çıkmasın diye. Ancak anlayan anladı, mesajlar yerine vardı. Vatandaş Başbakan’ı bu yüzden çok seviyor. Halk gibi konuşuyor, milletin gönlündeki şair Mehmet Akif’ten mısralar her konuşmasında serpiştiriliyor. Başbakan sanıyorum son çıkan ve onay bekleyen yasa ile ilgili bir yerlere mesaj gönderdi.
KUDÜS-IRAK- DOĞU TÜRKİSTAN
Dünyada Müslümanların çileleri bitmek bilmiyor. Yıllardır akan kan durmuyor. Irak’ta yıllardır süren işgal, işkence, katliam, ülkenin tarumar edilmesi sona ermedi. Afganistan öyle. Kudüs ise yaklaştığımız Miraç gecesi öncesinde ağlamaya devam ediyor. Filistinlilerin çilesi bitmiyor. İlk kıblegahımız Kudüs ve oradaki Mescidi Aksa Yahudilerin elinde oyuncak oluyor. Ve son olarak da Doğu Türkistan. Nerede akan bir kan var orası Müslüman ülkesi ve dökülen kan Müslümanların kanı. 20, yüzyılda-21. yüzyılda hep böyle oluyor. Ama inancımız odur ki yeniden güzel günler gelecek. Müslümanların yeryüzündeki örnek hükümranlığı yeniden tesis edilecek…
KIŞLA’YA SİYASET GİRERMİŞ
….
Ne zaman çıktı ki siyaset. Benim bildiğim 3 darbe, bir de post modern darbe artı bir de muhtıra olmak üzere ülke yönetimine doğrudan tam 5 kez müdahale eden askerler bu müdahaleleri siyasete yapmadılar mı? Ayrıca her konuda türbandan, imam hatiplere, laiklikten, dine, parti kapanmasından cumhurbaşkanı seçilmesine, başörtülü milletvekilinden sokaktaki kebapçıya kadar fişlemeler engellemeler kimler tarafından yapıldı? Bunlar siyaset olmuyor mu? Şimdi sivil yargıda yargılansın denilince efendim kışlaya siyaset girer falan filan. Demokrasiye balans ayarları siyaset olmuyor da sivil yargıda yargılansın denilince mi kışlaya siyaset giriyor? Ne alakası var?
MIŞ
*Doktorların döner sermayeden aldıkları paylar ülke genelinde açıklanmış. Doktorlar dönerle birlikte maaşlarını dört katına çıkarıyorlarmış.
DAMLA
Düşman isterseniz, dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz, bırakın, dostlarınız sizi geçsin