İsterim ki Urumçi’deki bu kıvılcım, bu inanç, bu iman, bu direniş, bu cihat biran önce tüm şehirlere yayılır, masumların kanı yerde kalmaz ve bu kıvılcım tıpkı sütçü imam hadisesinde olduğu gibi işgalcilerin mağlubiyeti ile sonuçlanır. Müslüman Türk Doğu Türkistanlı Uygur kardeşlerimiz aradığı, özlediği bağımsızlığı kazanırlar. 1933 yılında kurdukları Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetini yeniden hayata geçirmeyi başarırlar inşallah. Çin büyükse ondan büyük Allah var. Çin güçlü ise ondan güçlü iman var, inanç var, fil ordusunu dağıtan ebabiller var. Bedir var hendek var… Malazgirtte olduğu gibi Allahın yardımı var. Çin çok ise nüfusu 1 buçuk milyarsa unutmayalım ki yeryüzünde bir buçuk milyar da Müslüman var. Doğu Türkistan’la yüreği çarpan bir buçuk milyar Müslüman. Hepimizin yüreği onlarla.
İsterim ki Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti ateşi Kızıl Çin’i darmadağın eder. Unutmayalım Allahın Resulü ilk olarak tek kişiydi. Tüm dünyaya karşı tek kişi. Onun hayatı Müslümanlara örnektir. O tek kişi yenilmeyen orduları nasıl yendiyse bugün de 8 milyon Müslüman Türk o fışkıran imanla, şahadetle yeryüzüne örnek olacaktır. Afganistan’da Ruslar nasıl yenildi ve çekildiyse öyle olacaktır. İsrail Siyonizm az bir topluluk olan Hizbullah’a karşı en teknolojik silahlarıyla nasıl yenildiyse Kızıl Çin de inşallah yenilecektir. Hatta isterim ki, gönlüm ister ki bu Doğu Türkistan’daki kıvılcım Çeçenistan’a, oradan Afganistan’a, oradan Irak’a, oradan Filistin’e, oradan Kosova’ya, oradan Cezayir’e yayılacak, Somali’ye yayılacak ve bu cihat yeryüzünün İslamlaşmasına doğru atılmış bir adım olacaktır. Tabi gönlüm bunları istiyor. Bakıyorum, seyrediyorum, okuyorum ve kahroluyorum. Nerede işkence çeken varsa Müslüman, nerede işgal varsa Müslüman coğrafyası, nerede katliam var onlar Müslüman. Yeryüzünün emperyalist devletleri sırtüstü yatmış keyif çıkarıyor. Amerikası Rusya’sı, ingilizi, Yahudisi, Çin’i, Alman’ı Fransızı… Oysa bir zamanlar yeryüzünün idaresi bizde değil miydi? Dünyaya hükmetmiyor muyduk? Bir tek Müslüman’ın kılına zarar gelse hesabını sormuyor muyduk? Yeryüzüne ilayı kelimetullahı yaymak değil miydi bizim yaşam felsefemiz? Şimdi bakıyoruz ki Doğu Türkistan Çin işgali ve esareti altında, Çeçenistan Rus esaretinde. Cezayir imansızların işgalinde. Somali, emperyalistlerin oyuncağı, Irak Amerikan ve İngiliz işgalinde, kan gövdeyi götürmüş. Filistin ve kutsal topraklar Yahudi işgalinde. İran karıştırılmak ve vurulmak isteniyor. Türkiye karıştırılmak isteniyor. Geriye ne kaldı? Hiç. En kutsal değerlerimiz tersyüz edilmiş, en kutsal mekânlarımız işgalcilerin ve kuklalıların elinde. Coğrafyalarımız tarumar edilmiş. İnşallah Doğu Türkistan’daki bu uyanış hayırlara vesile olur da eski kimliğimize döneriz. Türkiye’nin bu hadiseye acilen müdahil olması şarttır. Öyle diplomatik dille falan halledilecek gibi bir durum değildir. Millet olarak ve devlet olarak gereği neyse yapılmalı. Çünkü yüreğimiz yanıyor…