Cuma günü bütün Türkiye de olduğu gibi Kayserimizde de gıyabi cenaze namazı kılınarak Uygur kardeşlerimize dualar edildi.
İslam dünyası Osmanlının ardından bu güne hiç rahat yüzü görmedi.
Soy kırımlar-katliamlar-sürgünlerle dolu bin bir acı hikayelerle dolu 2 asırdan fazla yılı ardımızda bıraktık.
Kızıl Çin de uzun zamandır Müslümanlar çok derin acılar yaşamaktadır.
Bakmayın siz gündeme taşınamadığına.
Ülkemizdeki komünist kızıl Çin lobilerinin etkin enformasyon etkinlikleri nedeniyle Müslüman Türk yurdunda acımasız kızıl komünist Çin yönetiminin stratejik olarak yürüttükleri etnik temizlik harekatları gündem oluşturamadı.
Bosna da-Çeçenistan da- Filistin de-Irakta yaşanan insanlık dışı mezalimler coğrafi yakınlık gibi kimi sebeplerle gündem oluşturma şansına sahip olduğu kadar ne yazık ki Uygur kardeşlerimiz sahip olamadılar.
Uzun zamandır küresel güç dengelerinin yeniden yapılandırıldığı bir süreçten geçmekteyiz
Bölgesel Asya güçleri (özellikle ÇİN)böylesi bir süreçten doğan boşluktan iyi yaralandı.
Rusya-Hindistan gibi bölgedeki ülkelerle kurduğu ekonomik-siyasi-askeri stratejik ilişkilerle çok hızlı bir şekilde güçlendi.
Bu gün Uygur kardeşlerimize yönelik ortaya çıkan katliamlar, geçmişte Kızıl Çin yönetiminin yaptığı stratejik katliamların bir devamı olduğunu sanmıyorum.
Ortadoğu da-Ön Asya da-Kafkasya da-Afganistan ve Pakistan da, yeni stratejileri doğrultusunda bölgeleri yapılandıran-biçimlendiren küresel güç-ler, sıranın Çin’e geldiğini işaret etmekte olduklarını düşünmekteyim.
İki bloklu dünya düzeninde bile,farklı blokların lider-motor küresel güçleri gibi dünyaya algılatılan ABD ve SSCB’nin (Rusya’nın) küresel gücün stratejilerini yürüten farklı aktörleri olduklarını göremeyenlerin yeniden yapılandırılan dünya dengelerini okumakta zorlanacakları kanaatindeyim.
Bu çerçevede bunu anlayamayan yeniden yapılandırılan bölge ülkelerin (Pakistan gibi ) etnik çatışmalarla başının belaya sokularak istikrarsızlaştırılacaklardır.
Ülkelerin coğrafik ve nüfus hacimlerinin büyüklüklerine bakarak ‘Güç’ tasavvur edenlerin olup-bitenler hakkında sağlıklı bir analiz yapmaları mümkün değildir.
Küresel güç-lerin, Çini kontrol edilebilir bir ‘GÜÇ’ konumuna getirebilmek için kollarını sıvadıkları anlaşılmaktadır.
Şu anda, yerküre üzerinde, başta ABD olmak üzere, (Çin’den ve İran’dan başka) küresel güç-ler tarafından kontrol edilmeyen hiçbir ülke yoktu.
Peki Küresel GÜÇ (Güçler) kimdir-nedir diye kendinize şimdiye kadar sormadıysanız olup-bitenler hakkında sızlanmanın bir anlamı olmayacaktır.
‘Küresel Güç’
askeri-siyasi-teknolojik-ekonomik bir güç değildir.
‘Küresel Güç’
bir veya birkaç güçlü devletten oluşan bir güçte değildir.
‘Küresel Güç’
, bir organizasyon gücüdür.
Askeri-siyasi-ekonomik ve teknoloji bakımından güçlü olan ülkeleri organize edebilme ve etnik yapıları, sosyal olayları, coğrafi imkanları,kontrolüne alabilecek stratejileri üretebilen bir güç.
Dini-milliyeti-cibilliyeti-bayrağı olmayan ve bütün bunları organizasyon yeteneği ile kullanabilen bir güçtür Küresel güç.
Baş stratejik aktörü olarak, bir devleti seçmiş olması, küresel gücün o ülkede varlık bulduğu anlamına gelmez.
Allah bütün bir yeryüzü mazlumlarının yar ve yardımcısı olsu.
Vesselam.