SAĞOL VAROL,(KİMDER) ALİ ŞAHAN! 4. İMAM HATİP PİKNİĞİ TARİHİN, AKİL ADAMLARIN VE TALEBENİN BULUŞMASI.
CELALETTİN KARAKILIÇ, A. KAHYAOĞLU, N. NURSAÇAN, MAHMUT ÖZAKKAŞ, MEHMET YURTLU, HASAN YAVUZER, YUSUF BENLİ İHSAN GÖRÜCÜ Vd.
Pırıl pırıl 1 Pazar sabahı. İçim içime sığmıyor. Bir an evvel yapmak istiyorum her şeyi. Çay/kahvaltı vs. Ve yola çıkış ama acele acele… Otobüse biner binmez başlıyor aradığını bulmalar. Araba da bir grup bizim nesilden.
Fuar Piknik alanına varıyoruz, mehter çalıyor. Memlekete İmam Hatib’in tanıttığı, sevdirdiği müzik. Şunu her zaman söylüyor ve iddia ediyorum bu memleketin dinamizmini ateşleyen mekteptir İmam Hatip. Bunu Yahudi ve içerdeki kulakları/dilleri ve kalemleri çok iyi biliyor. Kanıtını sorana yanıtı “UĞRAŞTIĞI.”
Ama uğraştığı kadar da var. Adamlar haklı sorana cevabımız kısa YETİŞTİRDİĞİ adamlar. Haksızlık, hırsızlık, katillik yapıp bayrağın ve rejimin arkasına sığınıp malı götürmeye çalışanlar karşısında İmam Hatip misyonunu/ vizyonunu bulmuşlardır.
KAYSERİ İMAM HATİPİN MİLADI CELALETTİN/SABAHAT KARAKILIÇLA BAŞLAR.
Sabahat hanım ¾ yıl İslam Akaidi dersimize girmiştir. A. Hamdi Akseki’nin “İSLAM DİNİ”ve “Ömer Nasuhi Bilmen’in “BÜYÜK İSLAM İLMİHALİ” kitabını adeta ezberletti. O yüzden mezun olduğum 1976 yılı Haziran’ından iki ay sonra 19 Ağustos 1976 yılında girdiğim imamlık sınavında sorulan 15 sorunun tamamını yaparak ilk girişte İmam Hatip olarak yani mezun olduktan iki ay sonra görev aldım ve 29 yıl Allah’ın lütfüyle karınca kadarınca görev yaptım.
Sabahat hanım sınıf öğretmenimizdi. Ellere tırnaklara çok dikkat eder kontrol yapardı. İşte İhsan gibi temiz olacaksınız dediği ve beni tahtaya kaldırarak sınıfa gösterdiği birkaç kez o haftalık da olsa benim iktidar günlerimdi. Kendilerinin ellerini öpüyor saygılar sunuyorum.
Celalettin Karakılıç hocam 7. sınıfta FIKIH dersimize girdi. Yalnız okulun tamamı manevi kuşatması altında olduğundan yararlı fikirlerini ve telkinlerini yani başka sınıflarda yaptığı konuşmaları ile yararlı telkinlerini, islama İslam düşmanlarının yaptığı süikast niyetli laf atmalara onun verdiği ilmi yanıtlar okula hızla yayılır ve meral bulurduk. Çünkü bizler cahil ve çocuk olduğumuzdan altından kalkamayacağımız fikirler geliyordu, sol/ kömünist ideoloji sahiplerinden.
Celalettin Hocam sadece öğretmenlik yapmadı o okulun manevi/fikri babalığını da yaptı bir ömür. Bir gün Fıkıh dersindeydik. Mezuniyete bir iki hafta kalmıştı. Hiç adeti değildi. Sıranın üzerine oturdu ve şöyle dedi.
--Çocuklar mezun olacaksınız ve çeşitli görevler alacaksınız. Görev yaptığınız yerlerde sizi sevmeyen sizi istemeyenler sizi yanıltmaya uğraşanlar olacaktır. Kurumun veya Caminin parasını kendileri yer size yıkmaya çalışanlar olduğu gibi sizi yemeniz için teşvik edip sonra da sizi ele vermek isteyen gizli muhalifleriniz olacaktır. Görev yerinizde para işlerine bulaşmayınız, yahutta senetli sepetli şahitli iş yapın diyerek babaca nasihatta bulunmuştu. Saygıyla/ hürmetl önünde eğiliyorum. Çünkü kendi baban bile bilmezdi ki böyle bir nasihatı bana etsin. Hiçbir gün unutmadım sözleri derneklerin tasallutundan onun sayesinde uzak kaldım vazife yaptığım sürece..
AHMET KAHYAOĞLU
Ben çocuk ve öğrenci olduğumdan nahif yumuşak ve tatlı tatlı nasihatlarını hatırlıyorum. Sınıfımız müdür odasına bitişik olduğu 6/A ve 7/B ‘deyken çok gürültü ederdik haklı olarak koşar gelirdi ama kimseyi çarptığını görmedim.
Birkaç boş dersimize girdi son sınıftayken ve çocuklar dedi bir gün:
“—İslam hukuku dersen suç değil. Ama İslam şeriatı kelimesini kullanırsanız mağdur olabilirsiniz kelimeleri yanlış yerde kullanmak adamı güç durumda bırakabilir. Akıllı olun diğer hukuk dalları gibi İslam hukuku da içtihat ve akıl yürütmeyledir. İnanç konular hariç her konuda akıl yürütebilir, görüş açıklayabilirsiniz. Hayatınızda görev alanlarınızda söz ve fiillerinize dikkat ediniz çok çok okuyun, ilminizi en üst seviyeye çıkarırsanız bu dine faydalı olabilirsiniz ve devamı güzel bir konuşması kafamda kaldı. Sonsuz hürmetler hocam diyoruz.
VAAZ, SÖZ SEVK VE İDARE “İDÖL”Ü TEK İMAM HATİP’Lİ NECMETTİN NURSAÇAN
İmamlığa girişim onunla olduğu gibi emekli olurken kalkıp gözlerimden öptü ve şerefinle girdin şerefinle ayrıldın tebrik ederim ihsan dedi ve gözünden birkaç damla yaş döküldü. Ona sevgim baştan rahmetli ağabeyim Muhlis Görücü’nün arkadaşı olması. Bünyan Halk Eğitim Müdürüyken genç yaşta kaybettiğimiz ağabeyimin Pınarbaşı’ndaki cenazesinde yaptığı hitabede rahmetli ayağa kalıkmış gibi hissettirmişti diğer yakınlarına ve bana. O günü ve üstün kabiliyetini unutamıyorum.
Arkadaşlar “El-Usul, Sebebül Vüsül—Usulune göre yapılan amacına ulaşır”ilkesini her toplantıda egale ederdi. Arkadaşlar usülünce konuşalım, oturalım, kalkalım. Korkutmayalım, ürkütmeyelim ve insanları kızdırmayalım usulüne göre, kapasitesine göre konuşalım”derdi.
Kayseri Vizyon Dergisi için “Necmettin Nursaçan 45 yıllık hizmetini Anlattı”başlıklı ve tam 6 sayfa tutan bir röpörtaj yapmıştım kendisiyle. Bir hafta evvel ameliyat olmuştu. Hasta yatağından kalkıp müftülük kütüphanesine geldi ve saatlerce gazeteci arkadaşım Mustafa Şahin’le birlikte sorduğumuz soruları canla başla cevaplamıştı.
O röpörtajda söz söylemenin tekniklerini anlatmış ve çok güldüğüm bir alegori zikretmişti.”—Askerligini yapmakta olan Mehmet’in babası vefat eder. Bölük komutanı çavuşu çağırır. Oğlum falan er Mehmetin babası vefat etti. Çağır ve lisan-ı münasible adamı bayıltmadan/ kalp krizi etmeden söyle, teselli et.
Çavuş Mehmed’i çağırır ve sorar: --Lan Mehmet! Baban var mıydı? –Var tabi! –Para gönderir mi?—Gönderir tabii! Bundan sonra esneyin kökünü görürsün para yerine … Baban öldü lan!!!!!!! Demiş. O sözleri söyleyince ben röpörtajı ne unuttum çok gülmüştüm hatta Mustafa’nın deyimiyle kütüphaneyi yımıştım. Ama hocamın hoş görüsünü bildiğim için. Mustafa hocama ayıp olur diye gülememiş.
Bütün hocalarımı ve sınıf arkadaşlarımı ve sınıfımızda olmayan okulo arkadaşlarımı yazmayı isterdim ama sonuçta bir köşe yazısı.
Gürültü yapıp okulu salladığımız zaman talebenin deyimiyle “Fırtına”nın Mehmet Yurtlu” sınıfa dalışını ve nasıl kaçacak delik aradığımızı mı, Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Hasan Yavuzer’in Yahya Çuhadar’ın Arapça dersini kaynatmak için bulduğu yöntemi mi anlatim? İmam Hatiplerin üniversiteye alınması için beraber yaptığımız eylemde sürgün yiyen Malatya İlahiyat’ta öğretim üyeliği yapan Yusuf Benli’nin yiğitliğini ve mertliğini mi yazsam. Hele rahmetli Mahmut Özakkaş’ın tahtaya yazdığı enfes hatları mı anlatsam? Rahmetli tahtaya her kaldırdığında ensemden tutar Muhlis ağabeyin gibi niçin pehlivan olmadın der beni sevdiğini izhar edişini nasıl anlatsam Özakkaş Hocamın. Amcamın oğlu rahmetli Muhlis Görücü İmam Hatibin gelmiş geçmiş en iyi güreşçilerinden birisiydi. Her ikisine de Allah CC ‘tan rahmet diliyorum.
İleride bir yazar çıkar da inşallah daha geniş güzel ve araştırmaya dayanan Kayseri İmam Hatip belgeseli yazar inşallah. Hocalarımızın ellerinden öper bütün arkadaşlarımıza inanç/hayat yolunda esenlikler dilerim. ESSELAM….